İsveç'te pazar günü yapılan genel seçimin ardından siyasi tablo netleşti. Magdalena Andersson liderliğindeki Sosyal Demokratlar, Sol Parti, Yeşiller ve Merkez Parti'den oluşan blok 176 sandalye elde etti. Ulf Kristersson'un başında bulunduğu sağ blok ise 173 sandalyede kaldı. Aradaki 3 sandalyelik farkın ardından Kristersson istifasını sundu ve hükümet kurma sürecinin önünü açtı.
KRİSTERSSON İSTİFASINI SUNDU
Seçim sonuçlarının kesinleşmesinin ardından Ulf Kristersson, Başbakanlık görevinden ayrılma talebini Meclis Başkanı Andreas Norlén'e iletti. Kristersson, X üzerinden yayımladığı mektubunda yeni hükümetin kurulması için sürecin Meclis Başkanı tarafından yürütüleceğini belirtti. İsveç Meclis Başkanı Andreas Norlén, Kristersson'un istifa talebini aldıktan sonra yeni başbakanın belirlenmesi sürecini başlattı. Norlén'in 18 Eylül'de parlamentodaki parti temsilcileriyle ayrı ayrı görüşmesi planlandı. Kristersson, Andersson'un hükümet kurma girişimine saygı göstereceğini belirtirken, seçim sonucunun yeni hükümetin kurulmasını zorlaştıran bir tablo ortaya çıkardığını ifade etti.
176 SANDALYE VAR AMA HÜKÜMET GARANTİ DEĞİL
Seçimi kazanan merkez sol blok parlamentoda 176 sandalyeye ulaşarak 349 sandalyeli Riksdag'da üç sandalyelik çoğunluk elde etti. Ancak bu çoğunluk, dört partinin hükümet konusunda aynı formülde buluştuğu anlamına gelmiyor. Andersson'un önündeki en kritik sorunlardan biri Merkez Parti ile Sol Parti arasındaki görüş ayrılığı. Merkez Parti, Sol Parti'nin bakanlık aldığı bir hükümete katılmayacağını belirtirken, Sol Parti hükümette temsil edilmek istiyor. Andersson ise Sol Parti'nin desteğini parlamentoda almak isterken bu partinin hükümette yer aldığı bir formüle sıcak bakmadığını açıkladı. Bu nedenle 176 sandalyelik blokun nasıl bir hükümet modeli oluşturacağı, seçim sonucunun ardından İsveç siyasetinin en kritik başlığı haline geldi.
ANDERSSON İÇİN ZORLU KOALİSYON TRAFİĞİ
Eski Başbakan Magdalena Andersson, seçim zaferinin ardından diğer üç partiyle hükümet kurma görüşmelerinin başlaması için harekete geçti. Andersson'un Sosyal Demokratları, Sol Parti, Yeşiller ve Merkez Parti ile görüşmeler yürütmesi bekleniyor. Ancak partilerin ekonomi, vergilendirme, göç, iklim politikaları ve hükümette görev dağılımı gibi başlıklarda farklı pozisyonları bulunuyor. Özellikle Merkez Parti ile Sol Parti arasındaki hükümet ortaklığı tartışması, müzakerelerin en zor başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. İsveç'te azınlık hükümetleri ve koalisyon dışından parlamenter destek alınması alışılmış bir model. Bu nedenle Andersson'un mutlaka dört partinin tamamının yer aldığı bir kabine kurması gerekmiyor.
Seçim sonucu iki siyasi blok arasındaki yarışın ne kadar yakın geçtiğini de ortaya koydu. Merkez sol ile sağ blok arasında yalnızca 50 bin 359 oy farkı oluştu. Buna rağmen sandalye dağılımında merkez sol blok 176'ya 173 üstünlük sağladı. Sosyal Demokratlar seçimde 99 sandalye ile parlamentonun en büyük partisi olmayı sürdürdü ancak önceki seçime göre 8 sandalye kaybetti. İsveç Demokratları ise oy oranını gerileterek 62 sandalyede kaldı ve 11 sandalye kaybetti.
İSVEÇ'TE YENİ HÜKÜMET İÇİN SÜREÇ BAŞLADI
Meclis Başkanı Andreas Norlén'in parti liderleriyle yapacağı görüşmelerin ardından yeni başbakan adayı için parlamentodaki süreç ilerleyecek. Yeni başbakan için parlamentodaki oylamanın en erken 29 Eylül'de yapılabileceği bildirildi. Andersson'un hükümet kuramaması halinde alternatif hükümet formülleri de yeniden gündeme gelebilecek. Kristersson da seçim sonrasında Andersson'un hükümet kurma çalışmalarına saygı göstereceğini açıklamıştı. İsveç'te seçim sandığı kapanmış olsa da siyasi mücadele bitmedi. Şimdi 176 sandalyelik merkez sol bloğun bu çoğunluğu nasıl bir hükümet modeline dönüştüreceği belirlenecek.




