Narin Güran cinayetinin yargılama sürecine ilişkin dezenformasyon faaliyetleri ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamaları kapsamında yürütülen “Şeytantepe Belgeseli” soruşturmasında finansal inceleme başlatıldı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma kapsamında 31 kişinin para hareketlerinin tüm detaylarıyla araştırılmasını istedi.
31 KİŞİNİN PARA HAREKETLERİ İNCELENECEK
Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığının “Şeytantepe Belgeseli” hakkında yaptığı şikayet üzerine başlatılan soruşturma sürüyor. Soruşturmayı yürüten Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu’na (MASAK) resmi yazı gönderdi. Savcılık, soruşturma kapsamında belirlenen 31 kişinin tüm finansal hareketlerinin tespit edilerek Başsavcılığa bildirilmesini talep etti. İncelemede kişilerin para transferleri, finansal bağlantıları ve soruşturma konusu faaliyetlerle olası bağlantılarının araştırılacağı belirtildi.
DEZENFORMASYON İDDİASI DA DOSYADA
Soruşturmanın, Narin Güran cinayetinin yargılama sürecine ilişkin yürütüldüğü değerlendirilen dezenformasyon faaliyetleri ile “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamaları kapsamında sürdürüldüğü bildirildi. MASAK incelemesiyle birlikte söz konusu faaliyetlerin olası finansal boyutunun da ortaya çıkarılması hedefleniyor. Elde edilecek tespit ve yeni delillere göre soruşturmanın kapsamının genişleyebileceği, hakkında işlem yapılacak kişi sayısının da incelemelerin ardından netleşeceği öğrenildi.
NARİN GÜRAN CİNAYETİ DOSYASINDA NE OLMUŞTU?
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde yaşayan 8 yaşındaki Narin Güran, 21 Ağustos 2024’te kayboldu. Narin, kayıp başvurusundan 19 gün sonra dere yatağında, çuval içerisinde ve üzeri taşlarla kapatılmış halde ölü bulundu. Yapılan otopside Narin’in boğularak öldürüldüğü tespit edildi. Cinayetle ilgili soruşturmada amca Salim Güran, anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve Narin’in cansız bedenini dere yatağına taşıdığını itiraf eden komşu Nevzat Bahtiyar hakkında dava açıldı. Aileden Salim Güran, Yüksel Güran ve Enes Güran’a “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Nevzat Bahtiyar ise ilk yargılamada “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bahtiyar, Narin’i öldürmediğini, yalnızca cansız bedenini dereye taşıyıp gizlediğini savundu. Yargıtay’ın kararı bozmasının ardından yeniden yargılanan Bahtiyar, “kasten öldürmeye yardım” suçundan 17 yıl hapis cezası aldı. Cinayetle bağlantılı olarak “suçluyu kayırma” suçundan yargılanan 12 sanık ile suça sürüklenen 3 çocuk hakkında da 1 yıl 3 ay ile 3 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezaları verilmişti.





