Kitapta Sibirya’daki yüksek güvenlikli bir Rus laboratuvarından akciğer vebasına yol açan değiştirilmiş bir patojenin kaçması üzerine kurulan senaryo, yaşanan son gelişmelerle birlikte yeniden tartışılmaya başlandı.

Sibirya’da yaşanan ve yaklaşık 200 kişinin tıbbi gözetim altına alınmasına neden olan gizemli zatürre vakasının yankıları sürerken, sosyal medyada bu kez dikkat çekici bir kitap gündeme geldi.

“Biological War” adlı eserin ABD’de Temmuz 2026’nın sonunda yayımlandığı ve hikâyesinin Sibirya’da yaşanan bir laboratuvar kazası üzerine kurulduğu belirtiliyor.

biological war

KİTAPTAKİ SENARYO DİKKAT ÇEKTİ

Eserde Sibirya’da bulunan yüksek güvenlikli bir Rus laboratuvarında meydana gelen kaza anlatılıyor. Kurguda, akciğer vebasına neden olan genetik olarak değiştirilmiş bir patojen laboratuvardan dışarı sızıyor.

Salgının kontrolden çıkmasıyla birlikte hikâye yalnızca bir sağlık krizini değil, sistemlerin çöküşünü ve giderek büyüyen toplumsal anarşiyi de konu alıyor.

Kitabın bu ayrıntıları, Sibirya’da bir veba araştırma enstitüsünde çalışan 28 yaşındaki Darya Shipilova’nın ağır zatürre geçirdikten sonra hayatını kaybetmesiyle yeniden dikkat çekti.

“TESADÜF MÜ?” TARTIŞMASI BAŞLADI

Kitabın yayımlanmasının üzerinden yalnızca birkaç ay geçtikten sonra yine Sibirya’da, yine veba üzerine çalışan bir laboratuvarın merkezinde olduğu şüpheli bir olayın yaşanması sosyal medyada “tesadüf mü?” sorusunu beraberinde getirdi.

Tahran’a yeni operasyon sinyali: İsrail tek başına saldırı planlıyor!
Tahran’a yeni operasyon sinyali: İsrail tek başına saldırı planlıyor!
İçeriği Görüntüle

Gerçek olayda da Shipilova’nın laboratuvarda Yersinia pestis bakterisini içeren bir tüpü kırdığı öne sürülüyor. Ancak bu iddia Rus makamları tarafından doğrulanmış değil. Genç kadının ölüm nedeninin akciğer vebası olduğu da henüz kesinleşmedi.

shipilova

KURGU İLE GERÇEK ARASINDA BAĞLANTI VAR MI?

Kitaptaki senaryo ile Sibirya’da yaşanan olay arasındaki benzerlik dikkat çekici olsa da iki gelişme arasında herhangi bir bağlantı bulunduğunu gösteren doğrulanmış bir kanıt bulunmuyor.

Özellikle gerçek olayda genetik olarak değiştirilmiş bir patojenin laboratuvardan kaçtığına ilişkin herhangi bir bulgu açıklanmadı. Bu nedenle kitabın kurgusu ile yaşanan gelişmeler arasındaki benzerlik şu aşamada yalnızca dikkat çeken bir tesadüf olarak değerlendirilebilir.

Kaynak: Haber Merkezi