Suriye’de eğitim sisteminin yeniden yapılandırılması kapsamında tarih ders kitaplarında dikkat çekici değişikliklere gidildi. Esad yönetimi döneminde Osmanlı Devleti ve Türkler hakkında kullanılan olumsuz ifadeler yeni müfredatta değiştirilirken 1916-1918 yılları arasında yaşanan Arap İsyanı ve Şerif Hüseyin’in faaliyetlerine ilişkin anlatım da yeniden düzenlendi. Eski ve yeni ders kitaplarının karşılaştırıldığı görsellerde, özellikle Osmanlı hâkimiyetinin tanımlanmasında kullanılan ifadelerin değiştirildiği görülüyor.

TARİH KİTAPLARINDAN “OSMANLI İŞGALİ” İFADESİ ÇIKARILDI
Suriye’nin 2017-2018 eğitim öğretim dönemine ait tarih kitaplarında, Şerif Hüseyin liderliğindeki Arap İsyanı’nın amacının Arap topraklarını Osmanlı işgalinden ve İttihatçı Türklerin yönetiminden kurtarmak olduğu belirtiliyordu.
2025-2026 eğitim öğretim dönemine ait yeni müfredatta ise aynı tarihsel olay farklı bir anlatımla ele alındı. Eski kitaplarda “Büyük Arap İsyanı” olarak tanımlanan gelişme, yeni metinde “Hüseyin bin Ali’nin isyan hareketi” şeklinde ifade edildi.
Ayrıca isyanın amacını açıklayan bölümde, Arap topraklarının Osmanlı işgalinden kurtarılması yönündeki ifade kaldırılarak hareketin Osmanlı Devleti’nden ayrılmayı hedeflediği belirtildi.
Bu değişiklikle Osmanlı yönetimini doğrudan işgal olarak nitelendiren anlatım yerine, dönemin siyasi ayrışmasını esas alan bir ifadeye yer verildi.

ŞERİF HÜSEYİN’İN İNGİLİZLERLE İTTİFAKI VURGULANDI
Yeni müfredatta dikkat çeken bir diğer değişiklik, Şerif Hüseyin’in Birinci Dünya Savaşı sırasında İtilaf Devletleri ile kurduğu ilişkiye yönelik anlatımda görüldü.
1916 yılında Osmanlı Devleti’ne karşı başlatılan Arap İsyanı, Hicaz Emiri Şerif Hüseyin liderliğinde gerçekleşmişti. İsyan sırasında İngiltere, Osmanlı Devleti’ne karşı mücadele eden Arap güçlerine siyasi, mali ve askerî destek sağlamıştı.
Eski ders kitaplarında Şerif Hüseyin’in İtilaf Devletleri safında yer aldığı belirtilmekle birlikte hareketin Osmanlı işgaline karşı bir kurtuluş mücadelesi olduğu vurgulanıyordu.
Yeni metinde ise Şerif Hüseyin’in İtilaf Devletleri yanında yer aldığı bilgisi korunurken isyanın hedefi, Arap topraklarının Osmanlı Devleti’nden ayrılması olarak tanımlandı.
Böylece tarihsel olayın aktarımında kullanılan kavramlar değiştirilerek Osmanlı karşıtı nitelendirmeler metinden çıkarıldı.

“TÜRKLERİN ZULMÜ” YERİNE “OSMANLILARIN BÖLGEDEN ÇIKARILMASI”
Müfredattaki değişiklikler yalnızca Arap İsyanı’nın anlatımıyla sınırlı kalmadı. Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere ve Fransa’nın Orta Doğu’ya ilişkin politikalarını konu alan bölümlerde de yeni ifadeler kullanıldı.
2017-2018 dönemine ait ders kitabında, İngiliz-Fransız bildirgesinin amacının Doğu’daki halkları “Türklerin zulmünden kurtarmak” ve ulusal hükümetler kurmak olduğu aktarılıyordu.
2025-2026 dönemine ait metinde ise bu ifade, “Osmanlıların bölgeden çıkarılması ve ulusal hükümetlerin kurulması” şeklinde değiştirildi.
Böylece önceki müfredatta Türkleri doğrudan hedef alan olumsuz nitelendirmeler kaldırılırken dönemin askerî ve siyasi hedeflerini açıklayan farklı bir anlatım benimsendi.
ARAP İSYANI’NIN TARİHSEL ARKA PLANI
1916 yılında başlayan Arap İsyanı, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti’nin Arap vilayetlerindeki hâkimiyetini etkileyen önemli gelişmelerden biri oldu.
Hicaz Emiri Şerif Hüseyin, İngilizlerle yürüttüğü temasların ardından Osmanlı yönetimine karşı ayaklanma başlattı. İngiltere’nin desteğiyle sürdürülen isyan, özellikle Hicaz bölgesinde Osmanlı kuvvetleri ile Arap güçleri arasında çatışmalara neden oldu.
İsyanın arka planında Arap milliyetçiliğinin yükselişi, Osmanlı yönetimiyle yaşanan siyasi anlaşmazlıklar ve İngiltere’nin bölgedeki stratejik hedefleri bulunuyordu.
Bununla birlikte Arap toplumlarının tamamı isyana katılmadı. Birinci Dünya Savaşı boyunca Osmanlı ordusunda görev yapan ve Osmanlı Devleti’ne bağlılığını sürdüren çok sayıda Arap asker ve sivil de bulunuyordu.
Bu nedenle Arap İsyanı, tarihçiler tarafından dönemin siyasi, askerî ve toplumsal koşulları çerçevesinde farklı boyutlarıyla ele alınıyor.





