Yemen’de hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmaların yeniden şiddetlenmesi, Suudi Arabistan’ı da doğrudan krizin içine çekti. Husilerin Suudi topraklarındaki hedeflere yönelik balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarını artırması ve Kızıldeniz-Babülmendep hattındaki askeri baskısını genişletmesi üzerine Riyad yönetimi Yemen’deki Husi hedeflerine hava saldırıları düzenledi.

Gerilimin tırmandığı süreçte Suudi Arabistan’ın ABD’den daha kapsamlı bir müdahale talep ettiği iddia edildi.

Husilerr2

SELMAN TRUMP’TAN HUSİLERİ VURMASINI İSTEDİ

Axios’un iki ABD’li yetkiliye dayandırdığı haberine göre Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Trump’tan Husilere karşı ABD’nin doğrudan askeri güç kullanmasını istedi.

Riyad’ın talebinin arkasında Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarının yanı sıra Kızıldeniz’deki deniz ticaretine ve stratejik Babülmendep Boğazı’na yönelik oluşturduğu tehdidin bulunduğu belirtildi. Suudi yönetimi, Husilerin bölgedeki askeri kapasitesinin zayıflatılması için Amerikan ordusunun devreye girmesini talep etti.

Ancak Washington’dan Riyad’ın beklediği yanıt gelmedi. ABD’li yetkililere göre Trump, Muhammed bin Selman’ın talebini kabul etmedi ve yönetimin şu aşamada Husilere karşı doğrudan yeni bir Amerikan askeri müdahalesi başlatma planı bulunmuyor.

Husiler Kızıldeniz’in kapısına dayandı: Stratejik liman şehri düştü!
Husiler Kızıldeniz’in kapısına dayandı: Stratejik liman şehri düştü!
İçeriği Görüntüle

Husiler Saldirilar Cezasiz Kalmayacak 3245149

TRUMP YENİ BİR CEPHE AÇMAK İSTEMİYOR

Washington’ın kararı, Yemen’deki çatışmaların yeniden bölgesel bir savaşa dönüşme riski açısından dikkat çekiyor. ABD, geçmiş yıllarda Husilerin Kızıldeniz’de ticari ve askeri gemilere yönelik saldırılarına karşı Yemen’de çok sayıda hava operasyonu gerçekleştirmişti.

Trump yönetiminin mevcut aşamada doğrudan müdahaleden kaçınması ise Suudi Arabistan’ın Husilere karşı yürüttüğü askeri operasyonun Amerikan güçlerinin katılımıyla daha geniş çaplı bir savaşa dönüşmesini istemediğine işaret ediyor.

Bununla birlikte Washington’ın Husilerin Kızıldeniz’deki faaliyetlerini yakından izlemeyi sürdürdüğü belirtiliyor. ABD’nin bölgedeki askeri varlığı devam ederken, doğrudan saldırı seçeneğinin tamamen masadan kaldırıldığına ilişkin bir açıklama da yapılmış değil.

Husiler İsrail'in Eilat Kentinde İha Saldırısı Düzenledi 2

HUSİLER SUUDİ ŞEHİRLERİNİ HEDEF ALDI

Riyad’ın Washington’dan yardım talebinin, Husilerin Suudi Arabistan’ın güneyindeki saldırılarını yoğunlaştırmasının ardından geldiği belirtiliyor. Husi güçleri Hamis Muşayt, Abha, Cizan ve çevresindeki hedeflere balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenledi.

Saldırılarda askeri tesislerin yanı sıra enerji ve ekonomik altyapının da hedef alınması Suudi Arabistan’ın güvenlik endişelerini artırdı. Riyad yönetimi bunun üzerine Yemen’deki Husi mevzilerine yönelik hava operasyonlarını yoğunlaştırarak karşılık verdi.

Böylece 2022’deki ateşkes sürecinin ardından büyük ölçüde sakinleşen Suudi Arabistan-Husi cephesi yeniden hareketlenirken, Yemen savaşı bir kez daha ülke sınırlarının dışına taşmaya başladı.

Babulmendep 1-1

BABÜLMENDEP HATTINDA TEHLİKE BÜYÜYOR

Suudi Arabistan’ın endişesini artıran bir diğer gelişme ise Yemen’in batı kıyısındaki çatışmalar. Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki ilerleyişi, dünyanın en stratejik deniz geçiş noktalarından biri olan Babülmendep çevresindeki güç dengesini yeniden gündeme taşıdı.

Babülmendep, Kızıldeniz'i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu'na bağlarken Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa ile Asya arasındaki deniz ticaretinin temel güzergâhlarından birini oluşturuyor. Boğaz çevresindeki güvenlik koşullarının bozulması yalnızca Yemen ve Suudi Arabistan'ı değil, küresel enerji taşımacılığını ve ticari deniz trafiğini de doğrudan etkileyebilecek sonuçlar taşıyor.

Husiler daha önce Kızıldeniz’de ticari gemileri füze ve İHA saldırılarıyla hedef almış, saldırılar nedeniyle çok sayıda uluslararası denizcilik şirketi gemilerini Ümit Burnu üzerinden daha uzun rotalara yönlendirmek zorunda kalmıştı.

RİYAD HUSİ BASKISINI KIRMAK İSTİYOR

Suudi Arabistan açısından Yemen'deki yeni askeri tablo yalnızca sınır güvenliği meselesi olarak görülmüyor. Husilerin Yemen'in batısındaki konumlarını güçlendirmesi, Riyad'ın yıllardır sınırlandırmaya çalıştığı İran bağlantılı bir silahlı yapının Kızıldeniz'deki etkinliğinin artması anlamına geliyor.

Suudi Arabistan 2015'te Yemen hükümetini desteklemek amacıyla oluşturulan askeri koalisyonun başında savaşa müdahil olmuş ancak yıllar süren operasyonlara rağmen Husileri askeri olarak yenilgiye uğratamamıştı. Taraflar daha sonra doğrudan ve dolaylı müzakerelerle gerilimi azaltmaya çalışmıştı.

Son saldırılar ise yıllardır sürdürülen bu dengeyi yeniden bozdu. Husilerin Suudi topraklarını hedef alması ve Yemen'deki ilerleyişini sürdürmesi, Riyad'ı yeniden askeri seçeneklere yöneltti.

Trump Selman

TRUMP’IN RET KARARI YENİ DENKLEM YARATABİLİR

Muhammed bin Selman’ın talebinin Trump tarafından reddedildiği iddiası doğrulanırsa, karar Suudi Arabistan’ın Yemen stratejisi açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Riyad’ın Husilere karşı doğrudan Amerikan ateş gücünü devreye sokamaması, Suudi yönetimini kendi askeri kapasitesine ve bölgesel ortaklarına daha fazla başvurmaya itebilir.

Bu noktada Suudi Arabistan’ın Husilere karşı oluşturacağı yeni askeri denklemin hangi ülkeleri kapsayacağı da önem kazanıyor. Yemen’de çatışmaların genişlemesi halinde Kızıldeniz güvenliği, Babülmendep’in açık tutulması ve Suudi topraklarının korunması bölgesel güvenlik mimarisinin temel başlıklarından biri haline gelebilir.

Kaynak: Haber Merkezi