Özbekistan’da yıllardır tartışılan Latin alfabesinin yeniden düzenlenmesi konusunda kritik adım atıldı. Özbekistan Senatosu, 19. Genel Kurul toplantısında Yasama Meclisinden gelen ve Latin temelli Özbek alfabesinde değişiklik yapılmasını öngören kanunu kabul etti.
Düzenlemeyle mevcut yazı sisteminin hem Özbekçenin ses yapısını daha doğrudan yansıtması hem de Türkiye, Azerbaycan ve diğer Türk devletlerinde kullanılan Latin temelli alfabelerle arasındaki farklılıkların azaltılması hedefleniyor.

“SH” YERİNE “Ş”, “CH” YERİNE “Ç”
Yeni düzenlemenin en dikkat çekici bölümü Özbekçede uzun süredir iki karakterle gösterilen bazı seslerin tek harfle yazılacak olması.
Buna göre “sh” yerine “ş”, “ch” yerine “ç”, “o‘” yerine “ö” ve “g‘” yerine “ğ” kullanılacak. Mevcut sistemde bulunan “ng” harf birleşimi ise yeni alfabenin bağımsız bir unsuru olarak yer almayacak.
Böylece Özbek alfabesinin yapısı 26 harf ve üç harf birleşiminden oluşan mevcut biçiminden 28 harf ve bir kesme işaretinin kullanıldığı yeni sisteme dönüştürülecek.
Değişiklik özellikle Türkiye'deki okuyucular açısından Özbekçe kelimelerin yazılışını daha tanıdık hale getirecek. Aynı zamanda Türk dilleri arasında dijital ortamda metin aktarımı, yayıncılık, eğitim ve ortak terminoloji çalışmalarının kolaylaştırılması açısından da yeni imkanlar oluşturabilecek.
TÜRK DÜNYASINDA ORTAK ALFABE HEDEFİNE YAKLAŞIYOR
Özbekistan’ın kararı yalnızca ülke içindeki bir yazım reformundan ibaret değil. Düzenleme, Türk dünyasında son yıllarda hız kazanan Ortak Türk Alfabesi çalışmalarının devam ettiği bir dönemde geldi.
Türk devletleri arasında alfabe farklılıklarının azaltılması konusu özellikle Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altındaki kültürel ve akademik iş birliğinin önemli başlıklarından biri haline geldi. 2024 yılında Bakü’de toplanan Türk Dünyası Ortak Alfabe Komisyonu, Türk dillerindeki farklı sesleri karşılayabilecek 34 harfli Ortak Türk Alfabesi önerisi üzerinde uzlaşmıştı.
Bu model bütün Türk devletlerinin birebir aynı 34 harfi kullanması anlamına gelmiyor. Amaç, her Türk dilinin kendi fonetik özelliklerini korurken ortak seslerin mümkün olduğunca aynı Latin karakterleriyle gösterilmesini sağlamak.
Özbekistan'ın “ş”, “ç”, “ö” ve “ğ” harflerine yönelmesi de bu açıdan Türk dilleri arasındaki yazı farklılıklarını azaltan önemli bir adım niteliği taşıyor.

TÜRKİYE İLE ÖZBEKİSTAN ALFABELERİ DAHA FAZLA YAKINLAŞACAK
Yeni sistemin yürürlüğe girmesi halinde Türkiye Türkçesi ile Özbekçenin yazımında kullanılan karakterler arasındaki benzerlik önemli ölçüde artacak.
Türkiye Türkçesinde uzun süredir kullanılan Ç, Ş, Ö ve Ğ harflerinin Özbek alfabesine dahil edilmesi iki dilin kelimelerinin görsel olarak birbirine daha yakın hale gelmesini sağlayacak. Özellikle “sh” ve “ch” gibi İngilizceyi çağrıştıran çift harflerin kaldırılması, Özbekçenin diğer Latin temelli Türk alfabeleriyle daha ortak bir yazım karakteri kazanması anlamına geliyor.
Azerbaycan Türkçesi de 1990'lı yıllardan itibaren Latin temelli alfabeye geçerken Türk dünyasındaki ortak karakterlerden büyük ölçüde yararlanmıştı. Özbekistan'ın yeni hamlesiyle Orta Asya'daki en kalabalık Türk devletlerinden birinin de bu yönde ilerlemesi ortak alfabe çalışmalarının ağırlığını artırabilir.
1995’TE ÇIKARILAN HARFLER GERİ DÖNÜYOR
Özbekistan’ın alfabe serüveninde dikkat çekici bir ayrıntı da bugün kabul edilen bazı karakterlerin aslında daha önce gündemde bulunması.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından bağımsızlığını kazanan Özbekistan, 1993 yılında Kiril alfabesinden Latin alfabesine geçiş kararı aldı. İlk hazırlanan Latin temelli sistem Türk dünyasındaki diğer alfabelerle daha fazla ortak özellik taşıyordu.
Ancak 1995'te yapılan değişiklikle sistem yeniden düzenlendi. “Ş” ve “Ç” gibi karakterlerin yerine “sh” ve “ch” kullanılırken bazı Özbekçe sesler de apostrof benzeri işaretlerle gösterilmeye başlandı.
Bu sistem zamanla özellikle bilgisayar, internet, arama motorları ve resmî veri tabanlarında farklı yazım biçimlerinin ortaya çıkmasına neden oldu. Aynı harfin farklı apostrof karakterleriyle yazılabilmesi bile dijital standartlaşma açısından sorun yaratan başlıklardan biri haline geldi.
Yeni reform bu nedenle yalnızca Türk dünyasıyla yakınlaşma açısından değil, Özbekçenin kendi yazım sisteminin sadeleştirilmesi açısından da önem taşıyor.

LATİN ALFABESİNİN ÖZBEKİSTAN’DA YAKLAŞIK 100 YILLIK HİKAYESİ
Özbekistan'ın alfabe meselesi Sovyet dönemine kadar uzanan oldukça karmaşık bir geçmişe sahip. Özbekçe 1929'dan itibaren Latin temelli alfabe ile yazılırken Sovyet yönetiminin politikaları doğrultusunda 1940'ta Kiril alfabesine geçirildi.
Kiril sistemi Sovyetler Birliği'nin dağılmasına kadar baskın yazı sistemi olarak kaldı. Özbekistan bağımsızlığını kazandıktan iki yıl sonra, 1993'te yeniden Latin alfabesine geçme kararı aldı.
Ancak geçiş beklenenden çok daha uzun sürdü. Latin alfabesi eğitim sistemi ve resmî kurumlarda yaygınlaşırken Kiril alfabesi de özellikle eski kuşaklar, yayınlar ve günlük yaşamda kullanılmaya devam etti.
Taşkent yönetimi son yıllarda Latin alfabesine tam geçiş çalışmalarını yeniden hızlandırırken alfabenin kendisinin de yeniden düzenlenmesi tartışılmaya başlandı.
TABELADAN RESMİ BELGELERE KADAR KADEMELİ GEÇİŞ
Yeni alfabenin kabul edilmesiyle bütün yazılı materyallerin bir gecede değiştirilmesi beklenmiyor. Düzenleme için kapsamlı bir geçiş takvimi hazırlanacak.
Devlet kurumlarının belgeleri, resmî yazışmalar, kamu kurumlarının logoları, tabelalar, eğitim materyalleri ve diğer basılı içerikler belirlenen takvim doğrultusunda aşamalı biçimde yeni sisteme geçirilecek.
Mevcut alfabe kullanılarak hazırlanmış belgelerin geçerliliğinin korunması da geçiş döneminin önemli unsurlarından biri olacak. Böylece alfabe değişikliğinin kamu yönetiminde ve vatandaşların günlük işlemlerinde ani bir karmaşaya yol açmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Eğitim sistemi ise reformun en geniş kapsamlı alanlarından birini oluşturacak. Ders kitaplarından klavyelere, devlet kurumlarının dijital sistemlerinden medya kuruluşlarının yayınlarına kadar çok geniş bir altyapının yeni karakterlere uyarlanması gerekecek.

SON KARAR MİRZİYOYEV’DE
Senatonun kabulünün ardından düzenleme Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in onayına sunulacak. Cumhurbaşkanının imzasıyla birlikte yeni alfabenin hukuki zemini tamamlanacak ve geçiş takvimi uygulamaya konulacak.
Mirziyoyev yönetimi son yıllarda Özbekistan'ın Türk devletleriyle ilişkilerini belirgin biçimde geliştirdi. Taşkent'in Türk Devletleri Teşkilatındaki etkinliğinin artması, Türkiye ile stratejik ilişkilerin güçlendirilmesi ve Türk dünyasındaki kültürel entegrasyon projelerine daha fazla katılım sağlaması bu sürecin önemli parçalarını oluşturuyor.
Alfabe değişikliği de bu nedenle yalnızca dil politikası kapsamında değil, Özbekistan'ın Türk dünyasıyla geliştirdiği siyasi ve kültürel yakınlaşmanın sembolik adımlarından biri olarak değerlendirilebilir.
ORTAK TÜRK ALFABESİNDE YENİ EŞİK
Türk dünyasında ortak alfabe fikrinin temel hedeflerinden biri Türkiye'den Azerbaycan'a, Özbekistan'dan Kazakistan ve Kırgızistan'a kadar farklı Türk topluluklarının yazılı metinleri daha kolay okuyabilmesini sağlamak.
Diller arasındaki kelime ve ses benzerliklerine rağmen farklı alfabelerin veya aynı ses için farklı karakterlerin kullanılması, karşılıklı anlaşılabilirliğin önündeki engellerden biri olarak görülüyor. Ortak karakterlerin yaygınlaşması özellikle genç kuşakların diğer Türk dillerindeki metinlere daha kolay erişebilmesini sağlayabilir.
Özbekistan'ın yaklaşık 38 milyonluk nüfusuyla Orta Asya'nın en kalabalık ülkesi olması ise alınan kararın etkisini daha da büyütüyor. Taşkent'in “Ş, Ç, Ö ve Ğ” gibi Türk dünyasında yaygın kullanılan karakterlere geçmesi, ortak alfabe projesinin teorik tartışmalardan ulusal alfabelerdeki somut değişikliklere doğru ilerlediğinin en dikkat çekici örneklerinden biri olabilir.
Yaklaşık bir asır içerisinde Latin'den Kiril'e, bağımsızlığın ardından yeniden Latin'e geçen Özbekistan şimdi alfabesini bir kez daha değiştiriyor. Ancak bu kez yön yalnızca Kiril'den uzaklaşmak değil; Türk dünyasında giderek şekillenen ortak yazı sistemine yaklaşmak.




