Orta Doğu'daki savaşın Yemen ve Suudi Arabistan hattında yeniden genişlemesinin ardından gözler Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında kurulan yeni savunma mekanizmasına çevrildi. Husilerin Suudi kentleri ve enerji tesislerine yönelik geniş çaplı saldırılarının ardından Riyad'ın karşılık vermesi, Pakistan'ın da çatışmaya dahil olup olmayacağı tartışmasını başlattı.

Türkiye Today'e konuşan Pakistanlı kaynaklar, Islamabad'ın Suudi Arabistan'dan resmî talep gelmesi halinde Husi hedeflerine yönelik hava saldırılarına katılma seçeneğini değerlendirdiğini ileri sürdü. Kaynaklardan biri operasyon ihtimalinin yakın olduğunu öne sürerken, henüz saldırı konusunda nihai siyasi kararın alınmadığını da özellikle belirtti.

Husiler-2

HEDEF HUSİLERİN KALESİ SAADE

İddiaya göre olası Pakistan operasyonunun askeri önceliklerinden biri, Husileri ülkenin kuzeyindeki Saada vilayetinden çıkarmak olacak. Husilerin tarihsel merkezi olarak kabul edilen Saada, örgütün siyasi ve askeri yapılanması açısından Yemen'deki en kritik bölgelerden biri konumunda.

Husi hareketinin kökleri Saada'ya dayanıyor. Örgüt 2000'li yıllardan itibaren burada Yemen merkezi hükümetiyle bir dizi savaşa girmiş, 2014'te başkent Sana'yı ele geçirmesinin ardından ülkenin kuzey ve batısındaki geniş bir bölgeyi kontrolü altına almıştı.

Bu nedenle Saada'ya yönelik geniş çaplı bir operasyon, yalnızca Suudi Arabistan'a yönelik füze ve İHA saldırılarının önlenmesini değil, Husilerin Yemen'deki ana güç merkezlerinden birinin doğrudan hedef alınmasını ifade edecek. Ancak Türkiye Today'in haberinde operasyonun kapsamı, kullanılabilecek Pakistan unsurları veya muhtemel hedef listesine ilişkin ayrıntı bulunmuyor.

MEKKE ANLAŞMASI İLK KEZ DEVREYE GİREBİLİR

Olası Pakistan müdahalesini bölgesel açıdan daha önemli hale getiren unsur ise Mekke Ortak Savunma Anlaşması.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından 7 Ağustos 2026'da imzalanan anlaşmaya göre üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırı, diğer taraflara da yapılmış bir saldırı olarak değerlendiriliyor. Anlaşmanın temel amacı üç ülke arasında kolektif caydırıcılığı ve savunma iş birliğini güçlendirmek olarak açıklanmıştı.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı anlaşmanın özellikle savunma niteliğinde olduğunu ve herhangi bir ülkeyi hedef almadığını vurgulamıştı. Anlaşma ayrıca kolektif meşru müdafaa hakkını düzenleyen Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesine dayandırılıyor.

Husilerin doğrudan Suudi Arabistan topraklarını hedef almaya başlaması ise anlaşmanın hangi koşullarda fiilen işletileceği sorusunu ilk kez ciddi biçimde gündeme getirdi.

Mekke Toplantisi Istanbul Aa 2486095

PAKİSTAN SAVUNMA BAKANI: GEREKİRSE YÜKÜMLÜLÜĞÜMÜZÜ YERİNE GETİRİRİZ

Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif de Husi saldırılarının ardından Mekke Anlaşması'nın devreye girebileceğinin sinyalini verdi.

Asif, Pakistan'ın anlaşmanın şartlarıyla bağlı olduğunu belirterek ihtiyaç ortaya çıkması halinde Islamabad'ın yükümlülüklerini yerine getireceğini söyledi. Pakistan basınında da Yemen'deki çatışmanın Suudi Arabistan topraklarına taşması halinde üçlü savunma mekanizmasının işler hale gelebileceği değerlendiriliyor.

Ancak Pakistan'ın Yemen topraklarında doğrudan hava saldırısı gerçekleştirmesi, yalnızca Suudi Arabistan'ın savunulmasından daha ileri bir askeri adım anlamına gelecek.

2015'TE PAKİSTAN “HAYIR” DEMİŞTİ

Bu ihtimali daha çarpıcı hale getiren noktalardan biri Pakistan'ın Yemen savaşındaki geçmiş tutumu.

Suudi Arabistan 2015'te Husilere karşı Yemen'de askeri operasyon başlattığında Riyad, Pakistan'dan da askeri destek istemişti. Ancak Pakistan Parlamentosu ülkenin Yemen savaşına doğrudan katılmaması yönünde karar almıştı.

'Trump temettüsü' Amerikalıları zengin ediyor: Seçim öncesi herkese 5 bin dolar verecek!
'Trump temettüsü' Amerikalıları zengin ediyor: Seçim öncesi herkese 5 bin dolar verecek!
İçeriği Görüntüle

Islamabad buna karşılık Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğünün tehdit edilmesi halinde Riyad'ın yanında duracağını açıklamıştı.

Dolayısıyla Pakistan'ın 2026'da Yemen içerisindeki Husi hedeflerini doğrudan vurması halinde bu karar, Islamabad'ın on yılı aşkın süredir sürdürdüğü Yemen politikasında önemli bir kırılma anlamına gelecek.

Mekke Anlaşma Görüntü

REUTERS: HENÜZ OPERASYON KARARI YOK

Türkiye Today'in iddiasına karşın Pakistan'ın doğrudan saldırıya katılacağı henüz kesinleşmiş değil.

Reuters'a konuşan Pakistanlı bir kaynak, Husi saldırılarına karşı gerçekleştirilecek misilleme operasyonlarına katılma konusunda henüz karar alınmadığını söyledi. Kaynak, Mekke Anlaşması'nın savunma niteliğinde olduğunu ve Pakistan'ın askeri desteğinin Suudi Arabistan topraklarının korunmasıyla sınırlandırılabileceğini belirtti.

Buna göre Pakistan; Suudi Arabistan içerisinde hava savunması, teknik destek, askeri personel veya başka savunma unsurları sağlayabilir ancak Yemen topraklarında doğrudan muharip operasyona katılmayabilir.

Reuters ayrıca Suudi, Pakistanlı ve Türk askeri yetkililer arasında Riyad'da görüşmeler gerçekleştirildiğini, kaynakların üç ülke askerlerinin Yemen'e girmemesi ve olası karşılığın Suudi topraklarından yürütülmesi konusunda görüş birliği bulunduğunu aktardı.

PAKİSTAN İRAN'A MESAJ GÖNDERDİ

Islamabad'ın şu aşamada önceliğinin doğrudan savaşa girmekten çok krizin genişlemesini önlemek olduğu görülüyor.

Reuters'a göre Pakistan, Suudi Arabistan'ın mesajını İran'a ileterek Tahran'dan Husiler üzerindeki etkisini kullanmasını istedi. İran ise Pakistan'a Husileri kontrol etmediği yanıtını verdi.

Bu diplomatik girişim Pakistan açısından hassas bir dengeyi ortaya koyuyor. Islamabad bir taraftan Suudi Arabistan'la yeni bir kolektif savunma anlaşmasının tarafı, diğer taraftan İran'la uzun bir kara sınırını ve önemli siyasi-ekonomik ilişkileri paylaşıyor.

Pakistan'ın Yemen'de doğrudan Husi hedeflerini vurması bu dengeyi bozarak Islamabad-Tahran ilişkilerinde yeni bir gerilim yaratabilir.

Mekke Anlasmasi 2486731

HUSİLER SUUDİ ARABİSTAN'I VURDU: 73 YARALI

Tartışmanın başlamasına yol açan gelişme ise Husilerin Suudi Arabistan'a gerçekleştirdiği son saldırılar oldu.

Husiler Khamis Mushait'teki hava üssünün yanı sıra Abha, Cizan ve Necran çevresindeki enerji altyapısını füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldı. Saldırılarda 73 kişinin yaralandığı bildirildi.

Suudi Arabistan ise Yemen'deki Husi hedeflerine yoğun hava saldırılarıyla karşılık verdi. Husi askeri sözcüsü Yahya Seri, yalnızca 12 saat içerisinde Yemen'in farklı bölgelerine 54 hava saldırısı gerçekleştirildiğini öne sürdü.

Aynı zamanda Yemen'in batısındaki kara çatışmaları da şiddetleniyor. Husilerin Babülmendep Boğazı çevresindeki stratejik bölgelere doğru ilerlemesi, çatışmayı küresel deniz ticareti açısından daha kritik hale getiriyor.

MEKKE İTTİFAKI İÇİN İLK GERÇEK SINAV

Pakistan'ın vereceği karar yalnızca Yemen savaşının geleceğini değil, bir ay önce kurulan Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan savunma mekanizmasının niteliğini de ortaya çıkarabilir.

Üçlü anlaşma imzalandığında taraflar bunun saldırgan bir askeri blok değil, kolektif caydırıcılık mekanizması olduğunu özellikle vurgulamıştı. Pakistan'ın Suudi Arabistan'ı savunmak amacıyla kendi hava savunma veya askeri unsurlarını Krallık topraklarında konuşlandırması bu çerçeveyle uyumlu görülebilirken, Yemen içerisinde doğrudan bombardımana katılması anlaşmanın fiilî uygulama alanını çok daha ileri taşıyacak.

Bu nedenle gözler şimdi Riyad ve Islamabad'dan gelecek kararda. Türkiye Today'in iddiası gerçekleşirse Pakistan, 2015'te girmekten kaçındığı Yemen savaşına bu kez Mekke Anlaşması üzerinden doğrudan dahil olabilir. Böyle bir adım aynı zamanda Türkiye'nin de taraf olduğu yeni savunma mekanizmasının, kuruluşundan yalnızca haftalar sonra ilk ciddi askeri ve siyasi sınavıyla karşı karşıya kalması anlamına gelecek.

Kaynak: Haber Merkezi