Rusya'da Ukrayna savaşının dördüncü yılı geride kalırken savaşın ekonomik etkileri vatandaşların günlük finansal davranışlarında daha görünür hale geliyor. Bankacılık sistemindeki veriler, 2026'da nakit kullanımının yeniden yükselişe geçtiğini ortaya koyuyor.
Yılın ilk aylarından itibaren hızlanan eğilim özellikle yaz döneminde dikkat çekici boyutlara ulaştı. Ağustos ayının ilk yarısında banka hesaplarından çekilen net nakit miktarının yaklaşık 2,7 milyar İsviçre frangı karşılığına ulaştığı, yıl başından itibaren sistemden çıkan toplam tutarın ise 20 milyar frank karşılığını aştığı belirtiliyor.
![]()
2022'DEN SONRA YENİDEN NAKDE DÖNÜŞ
Rusya'da benzer bir tablo en son Şubat 2022'de Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı işgalin başlamasının hemen ardından görülmüştü. Batılı ülkelerin Rus bankalarına yönelik yaptırımları ve bazı Rus bankalarının SWIFT sisteminden çıkarılması, vatandaşların finansal sistemin geleceğine ilişkin kaygılarını artırmıştı.
Savaşın ilk günlerinde Rusya'nın farklı şehirlerinde ATM'lerden para çekme talebi hızla yükselmiş, Merkez Bankası bankacılık sistemine ilave likidite sağlamak zorunda kalmıştı.
2026'daki hareketlilik ise 2022'deki ani şoktan farklı bir görünüm sergiliyor. Bugünkü nakit talebi tek bir olayın ardından ortaya çıkan panikten ziyade savaş ekonomisinin yarattığı belirsizlik, dijital altyapıdaki kesintiler ve vatandaşların ödeme alışkanlıklarındaki değişimin birleşimi olarak değerlendiriliyor.
TEMASSIZ ÖDEMELERDE YILLAR SONRA İLK GERİLEME
Nakit kullanımındaki yükselişe paralel olarak Rusya'nın son yıllarda hızla büyüyen dijital ödeme sistemlerinde de dikkat çekici bir değişim yaşandı.
2026'nın ikinci çeyreğinde temassız ödemelerin toplam kartlı işlemler içerisindeki payı yüzde 88'in üzerinde kalmasına rağmen yaklaşık 0,5 puan geriledi. Küçük görünen bu değişiklik, uzun süredir kesintisiz biçimde büyüyen dijital ödeme kullanımındaki eğilimin tersine dönmesi nedeniyle önem taşıyor.
Ancak bu gerilemeyi yalnızca ekonomik güvensizlikle açıklamak mümkün değil. Rusya'nın çeşitli bölgelerinde güvenlik gerekçesiyle uygulanan mobil internet kesintileri ve bağlantı kısıtlamaları, bazı dijital ödeme yöntemlerinin kullanımını zorlaştırıyor.
Özellikle Ukrayna'nın Rus topraklarına yönelik İHA operasyonlarının arttığı dönemlerde mobil internet hizmetlerinin geçici olarak kısıtlanması, vatandaşların günlük alışverişlerinde nakit bulundurma ihtiyacını artırıyor.

SAVAŞ EKONOMİSİNİN FATURASI BÜYÜYOR
Nakit talebindeki yükseliş, Rusya'nın kamu maliyesinde baskının arttığı bir döneme denk geliyor. Moskova'nın savunma ve güvenlik harcamaları Ukrayna savaşıyla birlikte tarihi seviyelere yükselirken bütçe üzerindeki yük de giderek büyüyor.
Enerji gelirlerinin savaş öncesindeki güçlü seviyelerini korumakta zorlanması, yaptırımlar ve artan kamu harcamaları Kremlin'in mali hareket alanını daraltıyor.
Rus ekonomisinin son yıllardaki büyümesinin önemli bölümünün savunma sanayisi, askeri üretim ve kamu harcamaları tarafından desteklenmesi ise ekonominin uzun vadeli sürdürülebilirliği konusunda tartışmaları beraberinde getiriyor.
UKRAYNA'NIN İHA'LARI ENERJİ ALTYAPISINI HEDEF ALIYOR
Ekonomik baskının bir başka kaynağını Ukrayna'nın Rusya'nın enerji altyapısına yönelik saldırıları oluşturuyor. Kiev, son dönemde Rus petrol rafinerileri, depolama tesisleri ve enerji altyapısını uzun menzilli insansız hava araçlarıyla hedef alıyor.
Saldırılar bazı rafinerilerde üretimin geçici olarak durmasına veya kapasitenin düşmesine yol açarken belirli bölgelerde akaryakıt arzının sıkılaşması ve fiyatların yükselmesi yönündeki baskıyı artırıyor.
Enerji ihracatının Rus devlet bütçesinin en önemli gelir kaynaklarından biri olması nedeniyle bu saldırılar yalnızca cephe gerisindeki lojistiği değil, Kremlin'in savaş ekonomisini finanse etme kapasitesini de hedefliyor.

KREMLİN'İN VARLIK EL KOYMALARI ENDİŞE YARATIYOR
Rusya'daki ekonomik tartışmaların bir başka boyutunu ise son yıllarda hız kazanan özel şirket ve varlıklara yönelik devlet müdahaleleri oluşturuyor.
Savaşın başlamasından bu yana Rus makamları, stratejik sektörlerde faaliyet gösteren bazı şirketleri ve iş insanlarının varlıklarını çeşitli hukuki süreçler sonucunda devlet kontrolüne geçirdi. Bu uygulamalar Rus iş dünyasında mülkiyet haklarının geleceğine ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi.
Son örneklerden biri milyarder iş insanı Vadim Moshkovich oldu. Rusya'nın en büyük tarım şirketlerinden Rusagro'nun kurucusu olan Moshkovich 2026'da hukuki süreçlerin merkezine yerleşirken milyarlarca dolarlık varlıklarının geleceği de tartışma konusu oldu.
Ancak vatandaşların banka hesaplarından para çekmesini doğrudan bu el koymalarla ilişkilendirecek yeterli veri bulunmuyor. Bu nedenle iki gelişme arasındaki bağlantıyı kesin bir neden-sonuç ilişkisi olarak değil, Rusya'daki genel ekonomik belirsizliğin parçaları olarak değerlendirmek daha doğru.
BANKACILIK KRİZİ Mİ BAŞLIYOR?
Mevcut göstergeler Rusya'da 1998 krizine benzer çapta bir bankacılık paniğinin başladığını göstermiyor. Bankalardan nakit çekiminin yükselmesi önemli bir gösterge olsa da mevduat sisteminin genelinde kitlesel bir kaçış yaşandığını söylemek için yeterli değil.
Üstelik Rusya'da yüksek faiz oranları vatandaşların paralarını vadeli hesaplarda tutmasını cazip hale getiriyor. Nakit bulundurmanın faiz gelirinden vazgeçmek anlamına gelmesi, sistemden çıkan paranın büyüklüğünü daha dikkat çekici hale getirse de bunun tek başına bankalara duyulan güvenin çöktüğünü gösterdiği söylenemez.
Ortaya çıkan tablo daha çok “ihtiyat amaçlı nakit tutma” davranışının güçlendiğine işaret ediyor. Vatandaşlar dijital ödeme sistemlerinde sorun yaşanması, internet kesintileri veya beklenmedik ekonomik gelişmeler karşısında erişebilecekleri fiziksel para miktarını artırıyor.
RUSLARIN “YASTIK ALTI” PARASI BÜYÜYOR
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin geçmişte vatandaşların tasarruflarını ülke ekonomisinin önemli finansman kaynaklarından biri olarak tanımlamıştı. Ancak 2026'daki veriler, Rus hane halklarının en azından bir bölümünün bankacılık sistemindeki paralarının daha büyük kısmını fiziksel olarak elinin altında bulundurmayı tercih etmeye başladığını gösteriyor.
Bu nedenle 2026'daki nakde dönüşü doğrudan bir “banka kaçışı” olarak tanımlamak için henüz erken. Fakat savaşın uzaması, bütçe üzerindeki baskının artması, enerji altyapısına yönelik saldırılar ve dijital iletişimdeki kesintiler birlikte değerlendirildiğinde nakit talebindeki yükseliş Rus ekonomisi açısından dikkate değer bir güven göstergesine dönüşüyor.




