Testosteron, erkeklerde cinsel gelişim, üreme sağlığı ve fiziksel yapı üzerinde etkili olan temel hormonlardan biridir. Beyin tabanına yakın hipofiz bezinin uyarısıyla testislerde üretilen testosteron, kas ve kemik yapısından cinsel isteğe kadar birçok fizyolojik sürecin düzenlenmesinde rol oynar. Testosteron düzeyinin düşmesi ise farklı sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir.
TESTOSTERON NEDİR?
Testosteron, erkeklerde birincil cinsiyet hormonu olarak bilinir. Androjen adı verilen hormon grubunda yer alan testosteron, hipofiz bezinin salgıladığı hormonların etkisiyle testisler tarafından üretilir. Çok küçük bir bölümü ise böbreküstü bezlerinden salgılanır. Kadınlarda da testosteron hormonu bulunmakla birlikte, bu oran erkeklere kıyasla oldukça düşüktür. Testosteron, cinsel istek oluşumu, sperm üretimi ve erkeklere özgü fiziksel özelliklerin gelişmesinde görev alır.
TESTOSTERON NE İŞE YARAR?
Testosteron hormonu, özellikle ergenlik döneminde vücutta belirgin değişimlere neden olur. Bu süreçte penis ve testislerin büyümesi, sesin kalınlaşması, vücut ve yüz kıllarının çıkması gibi değişimler testosteron etkisiyle gerçekleşir. Aynı zamanda kas ve kemik gelişimi, boy uzaması ve üreme fonksiyonları üzerinde etkilidir.
Ergenlik sonrasında ise testosteron; kırmızı kan hücresi üretimi, kemik yoğunluğu, kas gücü, yağ dağılımı, sperm üretimi ve cinsel dürtünün sürdürülmesine katkı sağlar.
TESTOSTERON NASIL ARTIRILIR?
Testosteron eksikliği durumunda ilaç tedavileri uygulanabilse de hormon düzeylerini desteklemek için bazı yaşam alışkanlıklarına dikkat edilmesi önerilir. Düzenli egzersiz yapmak, dengeli beslenmek, ideal kiloyu korumak, yeterli ve düzenli uyumak testosteron seviyelerinin korunmasına katkı sağlar. Sigara kullanımından kaçınmak, aşırı alkol tüketmemek ve stresi kontrol altına almak da testosteron dengesinin korunmasında etkili faktörler arasında yer alır. Diyabet hastalarında testosteron düşüklüğünün daha sık görüldüğü belirtilmektedir.
TOTAL TESTOSTERON TESTİ NE İÇİN YAPILIR?
Total testosteron testi, kanda bulunan testosteronun tamamını ölçmek amacıyla yapılan bir laboratuvar testidir. Bu test, proteine bağlı ve serbest halde dolaşan testosteron miktarının toplamını gösterir. Libido, kas ve kemik kütlesi, yağ dağılımı, kırmızı kan hücresi üretimi ve sperm üretimi gibi fonksiyonlarla ilişkili olan toplam testosteron seviyesinin değerlendirilmesinde kullanılır.
TESTOSTERON EKSİKLİĞİ NEDİR?
Testosteron eksikliği, kanda testosteron seviyesinin normalin altında olması ve buna bağlı belirtilerin görülmesi durumudur. Düşük testosteron; enerji azalması, konsantrasyon sorunları, depresif ruh hali, düşük cinsel istek ve ereksiyon sorunlarıyla ilişkilendirilmektedir. Testosteron eksikliğinin görülme sıklığı yaşla birlikte artmakta, özellikle ileri yaş gruplarında daha sık rastlanmaktadır.
TESTOSTERON EKSİKLİĞİ BELİRTİLERİ NELERDİR?
Testosteron eksikliği farklı belirtilerle kendini gösterebilir. Cinsel istekte azalma, ereksiyon problemleri, sperm sayısında düşüş, uyku bozuklukları, kas gücü ve kemik yoğunluğunda azalma, vücut yağlanmasında artış, odaklanma güçlüğü ve depresyon bu belirtiler arasında yer alır. Bazı belirtiler yaşlanmayla benzerlik gösterebildiğinden, şikayetler görüldüğünde tıbbi değerlendirme yapılması önerilir.
TESTOSTERON EKSİKLİĞİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Testosteron eksikliğinin tanısı için kan testi yapılır ve belirtiler hekim tarafından değerlendirilir. Düşük testosteron saptanması halinde testosteron replasman tedavisi uygulanabilir. Bu tedavide sentetik testosteron içeren ilaçlar kullanılır. Tedavi; hap, jel, bant, kas içi enjeksiyon veya implant şeklinde uygulanabilir. Uygulama yöntemi ve süresi, hastanın durumuna göre belirlenir.
TESTOSTERON İLE İLGİLİ MERAK EDİLENLER
Testosteron eksikliği bazı erkeklerde sertleşme sorunlarıyla birlikte görülebilir. Ancak sertleşme sorunlarının tek nedeni testosteron düşüklüğü değildir. Ayrıca testosteron tedavisi, sperm üretimini etkileyebileceğinden çocuk sahibi olmayı planlayan kişilerde dikkatle değerlendirilir. Tedavi süresi ve devamlılığı kişiye göre değişmekte, tedavinin kesilmesi halinde testosteron seviyeleri yeniden düşebilmektedir. Obezite, tip 2 diyabet, karaciğer ve böbrek hastalıkları ile hormon bozuklukları testosteron eksikliği riskini artıran faktörler arasında yer almaktadır.





