Kazakistan’ın Türkistan şehrindeki Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesinde, 26 Eylül Türk Dil Bayramı dolayısıyla “Dilimiz Kimliğimizdir” etkinliği düzenlendi. Filoloji Fakültesi Yabancı Diller Eğitimi Bölümü öğrencilerinin hazırladığı programda Türkçenin tarihî yolculuğu, kültürel zenginliği ve Türk dünyası arasındaki bağları yaşatmadaki rolü ele alındı.
Türkiye ve Kazakistan’ın millî marşlarıyla başlayan etkinlik, akademisyenleri, öğrencileri ve diplomatik temsilcileri bir araya getirdi. Program boyunca Türkçenin yalnızca konuşulan bir dil değil, kuşaklar arasında aktarılan kültürün ve ortak hatıraların da taşıyıcısı olduğu vurgulandı.
İKİ ÜLKENİN MARŞLARIYLA BAŞLADI
Etkinlik, üniversitenin Filoloji Fakültesi Yabancı Diller Eğitimi Bölümü ikinci sınıf öğrencileri tarafından hazırlandı. Programa Türkiye’nin Türkistan Başkonsolosu Levent Gürcan, Üniversite Rektör Vekili Prof. Dr. Peyami Battal, Filoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdulkadir Öztürk, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Açılışta Kazakistan Millî Marşı ve Türkiye Cumhuriyeti İstiklâl Marşı okundu. Türkistan’da iki ülkenin temsilcilerini aynı programda buluşturan kutlama, üniversitenin Türkçe eğitimi ve kültürel çalışmalarına da dikkat çekti.
“DİLİMİZ KİMLİĞİMİZDİR” MESAJI VERİLDİ
Açılış konuşmalarında Rektör Vekili Battal ve Başkonsolos Gürcan, dilin millî kimliğin korunmasındaki ve kültürel değerlerin yeni kuşaklara aktarılmasındaki önemini anlattı. Konuşmalarda, Türk dünyasının farklı ülkeleri arasındaki bağların güçlenmesinde Türkçenin taşıdığı yere vurgu yapıldı.
Üniversitenin Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Karaman’ın Türk Dil Bayramı için hazırladığı video mesaj da katılımcılara gösterildi. Programın ana düşüncesini oluşturan “Dilimiz Kimliğimizdir” ifadesi, konuşmaların yanı sıra öğrencilerin şiirleri ve sunumlarıyla da işlendi.

TÜRKÇE ŞİİRLERLE ANLATILDI
Etkinliğin kültür ve sanat bölümünde öğrenciler, Türkçeyi ve millî değerleri konu alan şiirler seslendirdi. Çaras Abibullayeva “Lisan”, Mağcan Argınbay ise “Türkçem” adlı şiiri okudu. Böylece dilin önemi yalnızca konuşmalarla değil, edebiyat yoluyla da katılımcılara aktarıldı.
Ardından Nurganım Alpısbay, “Geçmişten Günümüze Türkçe ve Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi” başlıklı bir sunum yaptı. Sunumda Türkçenin tarih içindeki gelişimi, geniş bir coğrafyada konuşulması ve bugün farklı ülkelerde yabancı dil olarak öğretilmesi ele alındı.
TÜRKİSTAN’DA KUTLANMASININ AYRI BİR ANLAMI VAR
Programın kapanış bölümünde Hoca Ahmet Yesevi’nin mirası hatırlatıldı. Türkçeyi eserlerinde kullanan Yesevi’nin dilin ve kültürün geniş coğrafyalara ulaşmasındaki rolüne dikkat çekildi. Onun adını taşıyan üniversitede düzenlenen kutlama, bu tarihî bağ nedeniyle ayrı bir anlam kazandı.
Etkinlikte Türkiye Türkçesinin öğretilmesi ve Türk dünyasındaki farklı Türk lehçeleri arasında kültürel bağ kurulması da üniversitenin çalışmaları çerçevesinde değerlendirildi. Türkistan’daki program, dilin geçmişten gelen mirası yaşatırken insanlar arasında bugün de bağ kurduğunu hatırlattı.
KUTLAMA TÜRK MUTFAĞINDAN İKRAMLARLA SONA ERDİ
Program, “Dilimiz hafızamızdır. Dilimiz kültürümüzdür. Dilimiz kimliğimizdir.” mesajıyla tamamlandı. Bu söz, öğrencilerin hazırladığı etkinlikte şiirlerden akademik sunuma kadar ele alınan konuları özetledi.
Kutlamanın ardından katılımcılar fuaye alanında bir araya geldi. Öğrencilerin katkısıyla hazırlanan ikramlarda Türk mutfağından çeşitli lezzetler sunuldu; Türk Dil Bayramı programı sohbetlerle sona erdi.




