AK Parti Eskişehir Milletvekili ve TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez, yapay zekâ alanında faaliyet gösteren şirketlerin üst düzey yöneticilerinin son günlerde yaptığı açıklamalara dair değerlendirmede bulundu.

Dönmez, açıklamaların teknolojinin beraberinde getirdiği risklere dikkat çekmesi açısından önemli olduğunu belirtti.
Asıl üzerinde durulması gereken konuyu ise şöyle tarif etti. "Yapay zekâ çok hızlı bir şekilde gelişirken, asıl üzerinde durmamız gereken mesele, insanlığın bu teknolojiyi yönetme ve denetleme kapasitesinin de aynı hızda gelişip gelişmediğidir."
GÜVENLİK ARTIK TEORİK TARTIŞMA DEĞİL
Komisyon başkanı, güvenlik meselesinin niteliğinin değiştiğini ifade etti. Değişimin gerekçesi olarak üç başlık saydı.
"Yapay zekâ ajanlarının sınırlı insan gözetimiyle hareket edebilmesi, yapay zekâ sistemlerinin gerçek dünyadaki kritik süreçlere giderek daha fazla müdahil olması ve kötüye kullanım risklerinin artması, güvenlik meselesini artık teorik bir tartışma olmaktan çıkarmıştır."
Uluslararası tabloya da değindi. Dönmez, dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinin güvenlik mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çektiğini kaydetti. Birçok ülkenin de yapay zekâ sistemlerinin güvenli ve sorumlu kullanımına yönelik yeni kurallar geliştirdiğini aktardı. Değerlendirmesini bu iki gelişmenin üzerine kurdu.
KOMİSYON RAPORUNUN YAKLAŞIMI
Dönmez, bu tablo karşısındaki yaklaşımlarını iki uca da mesafeli biçimde tanımladı.
"Biz bu tablo karşısında ne teknolojik ilerlemeden korkan ne de ortaya çıkabilecek riskleri görmezden gelen bir anlayışı doğru buluyoruz."
Hedefi ise şu sözlerle ortaya koydu. "Mesele yapay zekâyı durdurmak değil, onu insanlığın yararına, güvenli ve sorumlu biçimde geliştirecek kapasiteyi inşa etmektir."
Komisyon raporunun temel yaklaşımının da aynı çizgide olduğunu belirtti. Dönmez, yapay zekânın gelişme hızına paralel olarak güvenlik, hukuk, etik ve denetim kapasitesinin güçlendirilmesinin esas alındığını aktardı.
RAPORDA YER ALAN MEKANİZMALAR NELER?
Komisyon başkanı, raporda ortaya konan somut güvenlik mekanizmalarını da sıraladı. Dört başlık öne çıkıyor.
"Yüksek riskli yapay zekâ sistemlerinde insan denetiminin sağlanması, sürekli izleme mekanizmalarının oluşturulması, ciddi risklerin bildirilmesi ve temel haklar etki değerlendirmelerinin yapılması gibi somut güvenlik mekanizmalarını ortaya koyduk."
İKİ ÖNERİ AÇIKLANDI
Raporda iki ayrı yapısal öneri de bulunuyor. Dönmez bunları da açıkladı.
İlki bir strateji belgesi. Ulusal Yapay Zekâ Güvenlik Stratejisi hazırlanmasını önerdiklerini belirtti.
İkincisi ise kurumsal bir yapı. Yapay zekâ alanındaki çalışmaların daha etkin biçimde koordine edilmesini sağlayacak Türkiye Yapay Zekâ Kurumu oluşturulmasını önerdiklerini kaydetti.
Gerekçesini de şöyle açıkladı. "Çünkü güvenlik, teknolojik gelişmenin sonradan eklenecek bir unsuru değil, daha en başından itibaren tasarımın ayrılmaz bir parçası olmalıdır."
Düzenleme anlayışını da tanımladı. "Bizim yaklaşımımız teknolojik gelişmenin önüne engeller koymak değil, doğru yerde, doğru zamanda ve doğru ölçüde düzenlemelerle güvenli bir yapay zekâ ekosistemi oluşturmaktır."
Dönmez, Türkiye'nin konumuna dair değerlendirmesinde geçmiş dönemlere atıfta bulundu.
"Türkiye, yapay zekâ çağında yalnızca teknolojiyi kullanan bir ülke olmamalıdır. Nasıl sanayi çağında üretim altyapımızı, enerji çağında enerji altyapımızı, bilgi çağında dijital altyapımızı geliştirdiysek, bugün de yapay zekâ çağının güvenlik, hukuk, etik ve yönetişim altyapısını kurmak zorundayız."
Koordinasyon ihtiyacına da dikkat çekti. Kamu, özel sektör ve akademi arasında güçlü bir koordinasyon mekanizması oluşturularak Türkiye'nin bu alandaki kapasitesinin daha ileri taşınması gerektiğini ifade etti.
REKABETİN ÖLÇÜTÜ NE OLACAK?
Komisyon başkanı, önümüzdeki dönemde rekabetin hangi soruyla belirleneceğine dair değerlendirmesini de paylaştı.
"Önümüzdeki dönemin rekabeti yalnızca kim daha güçlü yapay zekâ geliştirecek sorusuyla belirlenmeyecek. Asıl mesele, yapay zekâyı kimlerin daha güvenli, daha sorumlu, daha insan merkezli ve kendi millî iradesiyle yönetebileceği olacaktır."
Hedeflerini ise açıklamasının sonunda özetledi. "Bizim hedefimiz teknolojiye fren koymak değil, Türkiye'nin direksiyonunda olduğu, insanı merkeze alan, güvenliği tasarımın merkezine yerleştiren ve geleceğin risklerine bugünden hazırlanan bir yapay zekâ düzeni kurmaktır."
Son cümlesinde Türkiye'nin konumuna dair beklentisini aktardı. "Türkiye'nin yapay zekâ çağında yalnızca takip eden değil, teknolojinin yönünü belirleyen öncü ülkeler arasında yer almasını sağlamaktır."
Komisyonun hazırladığı rapor daha önce TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a sunulmuştu. Komisyon çalışmalarına ve raporlara Türkiye Büyük Millet Meclisi üzerinden ulaşılabiliyor. Kurum ayrıca komisyon toplantılarına dair duyuruları kendi sayfasından yayımlıyor.





