1967 yılında Sivas'ın Divriği ilçesinde dünyaya gelen Cengiz Özkan, küçük yaşlarda halk müziğiyle tanıştı. İlk öğrenimini İstanbul'da tamamlayan Özkan'ın müziğe olan ilgisi zamanla tutkuya dönüştü. Henüz genç yaşlardayken bağlamaya yönelen sanatçı, bu alandaki yeteneğini akademik eğitimle geliştirmeye karar verdi. Bu karar, onun hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri oldu.
KONSERVATUVAR EĞİTİMİ KARİYERİNİ NASIL DEĞİŞTİRDİ?
1980 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Mûsikîsi Devlet Konservatuvarı Çalgı Eğitim Bölümü'ne giren Cengiz Özkan, burada aldığı eğitimle halk müziğinin teknik ve teorik yönünü derinlemesine öğrendi. 1991 yılında mezun olduktan sonra aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Halk Müziği Ana Sanat Dalı'nda yüksek lisans yaptı. Ardından konservatuvarlarda öğretim görevlisi olarak çalıştı ve pek çok genç müzisyenin yetişmesine katkı sundu.
TRT'DE HANGİ USTALARLA AYNI SOFRAYI PAYLAŞTI?
1989 yılında TRT İstanbul Radyosu'na saz sanatçısı olarak katılan Cengiz Özkan, Türk halk müziğinin efsane isimleri Ali Ekber Çiçek, Nida Tüfekçi, Turan Engin ve Tuncer İnan gibi ustalarla birlikte çalışma fırsatı buldu. Bu yıllar, onun hem sanat anlayışını geliştirdi hem de halk müziğine bakışını şekillendirdi. TRT'deki çalışmaları sayesinde Türkiye'nin dört bir yanında tanınan bir sanatçı haline geldi.
ONU MİLYONLARA ULAŞTIRAN TÜRKÜLER HANGİLERİ OLDU?
Cengiz Özkan'ın geniş kitleler tarafından tanınmasını sağlayan albümleri peş peşe geldi. Kırmızı Buğday, Ah İstanbul, Saklarım Gözümde Güzelliğini, Gelin, Hayâlmest ve Bir Çift Selam gibi albümleri halk müziği severlerden büyük ilgi gördü. Özellikle Âşık Veysel eserlerine getirdiği özgün yorumlar ve Anadolu'nun farklı yörelerinden derlediği türküler, onu yalnızca bir yorumcu değil, kültürel mirası yaşatan önemli sanatçılar arasında öne çıkardı.
SADECE MÜZİSYEN Mİ? EKRANLARDA DA YER ALDI MI?
Birçok kişinin bilmediği bir ayrıntı ise Cengiz Özkan'ın televizyon ve sinema projelerinde de görev almış olması. 2003 yılında Kurtlar Vadisi başta olmak üzere çeşitli yapımlarda müzik çalışmaları gerçekleştiren sanatçı, Pusat, Türkler Çıldırmış Olmalı, Çanakkale: Yolun Sonu, Yunus Emre: Aşkın Sesi ve Söz gibi projelerde de müzikleriyle yer aldı. Böylece yalnızca konser salonlarında değil, televizyon ekranlarında da iz bıraktı.
NEDEN HALK MÜZİĞİNİN EN GÜÇLÜ YORUMCULARINDAN BİRİ OLARAK GÖSTERİLİYOR?
Cengiz Özkan, geleneksel halk müziğini modern düzenlemelerle buluştururken özünden uzaklaştırmayan sanatçılar arasında yer alıyor. Bağlamadaki ustalığı, güçlü yorumu ve türkülere kattığı duygu sayesinde yıllardır dinleyicilerin büyük beğenisini kazanıyor. Türkiye'nin yanı sıra Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede konserler veren sanatçı, halk müziğini uluslararası platformlarda da başarıyla temsil ediyor.
TÜRKÜLERE ADANMIŞ BİR ÖMÜR
Bugün Cengiz Özkan denildiğinde akla yalnızca güçlü bir ses değil; Anadolu'nun kültürünü, ozan geleneğini ve halk müziğinin ruhunu yaşatan önemli bir sanatçı geliyor. Onlarca albümü, sayısız konseri ve yetiştirdiği öğrencilerle Türk halk müziğine kalıcı katkılar sunan Cengiz Özkan, yıllar geçse de türkülere hayat veren en güçlü yorumculardan biri olarak anılmaya devam ediyor.





