Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi ve Kırım Tatar Milli Meclisi Birinci Başkan Yardımcısı Nariman Dzhelialov, Kırım Tatarlarının Rusya'nın işgaline karşı yürüttüğü mücadeleye, Ukrayna ile Rusya arasındaki müzakere sürecine ve Türkiye'nin Kırım meselesindeki rolüne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Kırım Tatarlarının hak mücadelesinin Rusya-Ukrayna Savaşı'na ilişkin diplomatik süreçlerin bir parçası olduğunu vurgulayan Dzhelialov, Kırım'ın geleceğinin yalnızca toprak bütünlüğü meselesi olmadığını, aynı zamanda Kırım Tatar halkının tarihsel hakları ve varoluş mücadelesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.

“KIRIM TATARLARININ MESELESİ BU BÜYÜK SÜRECİN İÇİNDEDİR”
Kırım Tatarlarının yürüttüğü mücadelenin Rusya-Ukrayna Savaşı'na ilişkin müzakereler kapsamında mı değerlendirildiği, yoksa bağımsız bir süreç olarak mı ele alındığı yönündeki soruyu yanıtlayan Büyükelçi Dzhelialov, Kırım Tatarlarının geleceğinin Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne ilişkin süreçten ayrı değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Kırım Tatarlarının tarih boyunca sürgün, baskı ve işgalle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Dzhelialov, Rusya'nın büyüklüğüne rağmen halkının kendi toprakları üzerindeki haklarından vazgeçmeyeceğini vurguladı.
Bu kapsamda geçmişte bir Kırım Tatarı iş insanıyla yaptığı görüşmeyi anlatan Dzhelialov, söz konusu kişinin Rusya gibi büyük bir devlet karşısında Kırım Tatarlarının ne yapabileceğini sorguladığını aktardı.
Dzhelialov, bu görüşmede verdiği yanıtı şu sözlerle anlattı:
“Küçük olabiliriz ancak Kırım bizim ana toprağımızdır. Bu topraklar üzerindeki haklarımız bütün dünya tarafından kabul edilmiştir. Bu nedenle mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.”

“KIRIM TATAR MİLLİ MECLİSİ 2014'TE İŞGALE KARŞI ÇIKTI”
Kırım Tatarlarının kendi temsil kurumlarına sahip olduğunu belirten Dzhelialov, Kırım Tatar Milli Kurultayı ve Kırım Tatar Milli Meclisinin halkın siyasi iradesini temsil ettiğini ifade etti.
Rusya'nın 2014 yılında Kırım'ı işgal etmesinin ardından Kırım Tatar Milli Meclisinin işgali reddeden bir tutum benimsediğini hatırlatan Büyükelçi, “Meclisimiz 2014 yılında bu işgale hayır dedi ve Kırım'ın Ukrayna'ya ait olduğunu açıkça ortaya koydu.” ifadelerini kullandı.
Bu kararın ardından Kırım Tatarlarının siyasi temsilcilerine yönelik baskıların arttığını belirten Dzhelialov, Kırım Tatar halkının liderlerinden Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve Refat Çubarov'un Kırım'a girişlerinin yasaklandığını, benzer uygulamaların çok sayıda Kırım Tatarını etkilediğini söyledi.
“KIRIM TATARLARI BU SAVAŞIN AYRI BİR MAĞDURU OLDU”
Kırım Tatarlarının Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan kendilerine özgü biçimde etkilendiğini belirten Dzhelialov, halkının hem Ukrayna'nın bağımsızlığı hem de kendi tarihsel vatanı için mücadele ettiğini dile getirdi.
Büyükelçi Dzhelialov, “Kırım Tatarları için bu savaş, yalnızca Ukrayna savaşı değil, Kırım savaşıdır. Biz hem Ukrayna hem de kendi ana toprağımız için savaşıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Ukrayna'nın bağımsızlığını kazanmasının ardından Kırım Tatarlarının siyasi haklarını elde etmek için uzun yıllar mücadele ettiğini anlatan Dzhelialov, ülkedeki demokratik gelişmeleri desteklemelerinin temelinde halklarının geleceğini güvence altına alma hedefinin bulunduğunu ifade etti.
Dzhelialov, Ukrayna siyasetinde demokratik güçlerle Rusya yanlısı siyasi hareketler arasındaki mücadelede Kırım Tatarlarının demokratikleşmeden yana tavır aldığını belirterek, Rusya'nın Kırım'ı işgal etmesinin bu siyasi mücadele alanını ortadan kaldırdığını söyledi.

“UKRAYNA, KIRIM TATARLARINI YERLİ HALK OLARAK TANIDI”
Ukrayna ile Rusya'nın Kırım Tatarlarına yönelik yaklaşımlarının birbirinden tamamen farklı olduğunu vurgulayan Dzhelialov, Kiev yönetiminin Kırım'ın işgalden kurtarılmasını hedeflediğini ifade etti.
Ukrayna'nın Kırım Tatarlarının haklarına ilişkin önemli hukuki ve siyasi adımlar attığını belirten Büyükelçi, Kırım Tatarlarının Ukrayna tarafından yerli halk olarak resmen tanındığını hatırlattı.
Dzhelialov, Kırım Tatar Milli Meclisinin de halkın temsil organı olarak tanındığını belirterek, Ukrayna'nın Kırım Tatarlarının siyasi ve kültürel haklarını desteklediğini söyledi.
Rusya'nın ise Kırım Tatarlarından işgali kabul etmelerini beklediğini ifade eden Dzhelialov, iki ülkenin Kırım Tatarlarının geleceğine yönelik politikaları arasında temel bir ayrım bulunduğuna dikkati çekti.
“TÜRKİYE VE UKRAYNA, KIRIM TATARLARININ MESELESİNE ÖZEL ÖNEM VERİYOR”
Kırım Tatarlarının yaşadığı sorunların uluslararası gündemde tutulması gerektiğini vurgulayan Dzhelialov, bu kapsamda Uluslararası Kırım Platformunun önemine işaret etti.
Kırım'ın işgalinin sona erdirilmesi ve uluslararası toplumun dikkatinin bölgeye yönlendirilmesi amacıyla oluşturulan platformun, Kırım Tatarlarının haklarının savunulması bakımından da önemli olduğunu belirtti.
Türkiye ve Ukrayna'nın Kırım Tatarlarının durumuna özel önem verdiğini söyleyen Dzhelialov, iki ülkenin bu konuda uluslararası düzeyde dikkat çeken bir tutum sergilediğini ifade etti.
Dzhelialov, Kırım Tatarlarının geleceğinin yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını, uluslararası hukuk, insan hakları ve halkların kendi tarihsel topraklarındaki varlıklarını sürdürebilme hakları açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

SÜRGÜNDE DOĞDU, KIRIM'DA TUTUKLANDI, UKRAYNA'NIN ANKARA BÜYÜKELÇİSİ OLDU
27 Nisan 1980'de Özbekistan'ın Navoi kentinde, sürgündeki bir Kırım Tatarı ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Nariman Dzhelialov, ilerleyen yıllarda ailesinin tarihsel vatanı Kırım'a döndü.
Meçnikov Odesa Ulusal Üniversitesinde siyaset bilimi eğitimi alan ve 2002 yılında yüksek lisansını tamamlayan Dzhelialov, meslek hayatına tarih öğretmeni olarak başladı.
2005-2013 yılları arasında Kırım Tatarlarının Avdet gazetesinde muhabirlik yapan Dzhelialov, ATR Kırım Tatar televizyonunda siyasi program editörü olarak da görev aldı.
Kırım Tatar Milli Meclisinde çeşitli görevler üstlenen Dzhelialov, 2015 yılında Meclisin Birinci Başkan Yardımcısı oldu.
Rusya'nın Kırım'ı işgalinin ardından Kırım Tatarlarının haklarını savunmaya devam eden Dzhelialov, 2021 yılında Rus makamlarınca tutuklandı. 2024 yılında serbest bırakılan Dzhelialov, Haziran 2025'te Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi olarak görevine başladı.




