Çapı 5 milimetreden küçük plastik parçacıkları olarak bilinen mikroplastikler, büyük plastik ürünlerin zamanla parçalanmasıyla ortaya çıkıyor.

Konuyu Türkinform’a değerlendiren iç hastalıkları uzmanı Hülya Çetin, plastik kullanımının yaygınlaşması nedeniyle mikroplastiklere maruz kalmayan bir insan bulmanın neredeyse imkansız olduğunu ifade ediyor.

Son yıllarda yayımlanan bilimsel çalışmalara işaret eden Çetin, artık insan kanında, akciğer dokusunda, karaciğerde, böbreklerde, kalp dokularında, anne sütünde, plasentada, erkek üreme sisteminde ve hatta beyin dokusunda bile mikroplastiklerin tespit edildiğini belirtiyor.

Uzmanlar, kan-beyin bariyeri olarak bilinen koruyucu sistemin bazı mikro ve nano boyuttaki parçacıkları tamamen engelleyemediği görüşünü savunuyor.

“İnsan vücudunda ne kadar mikroplastik var?” sorusuna net bir cevabı olmadığına işaret eden uzmanlar, bireylerin yaşam tarzları, yaşadıkları çevre, tüketim alışkanlıkları ve meslekleri bakımından büyük farklılıklar bulunduğunu belirtiyor.

ABD’de Türk doktora uluslararası bilim ödülü
ABD’de Türk doktora uluslararası bilim ödülü
İçeriği Görüntüle

İNSAN SAĞLIĞINA ETKİLERİ NELER?

Bilimsel araştırmalar, insan sağlığına etkileri konusunda henüz kesin sonuçlar vermese de uzmanların üzerinde durduğu bazı riskler şöyle sıralanıyor:

Kronik iltihap: Mikroplastiklerin dokularda birikmesi durumunda bağışıklık sistemini tetikleyebileceği ve kronik inflamasyona yol açabileceği düşünülüyor.

Hormon dengesinin bozulması: Bazı plastiklerde bulunan kimyasal maddelerin endokrin sistemi etkileyebileceği ve hormon dengesinde değişikliklere neden olabileceği değerlendiriliyor.

Kalp ve damar sağlığı: Bazı araştırmalar, damar duvarlarında bulunan mikroplastiklerin kardiyovasküler risklerle ilişkili olabileceğini öne sürüyor. Ancak neden-sonuç ilişkisi henüz netleşmiş değil.

Solunum problemleri: Özellikle yoğun plastik üretim tesislerinde çalışan kişilerde solunum yollarına ulaşan mikroplastiklerin akciğer sağlığını etkileyebileceği belirtiliyor.

NE YAPMALI?

Uzman hekim Hülya Çetin, mikroplastiklerden tamamen kaçınmanın neredeyse imkansız olduğuna dikkat çekerek, maruziyeti azaltmak için şu önerilerde bulunuyor:

-Tek kullanımlık plastikleri azaltmak.

-Plastik şişe yerine cam veya çelik ürünleri tercih etmek.

-Plastik kaplarda yüksek sıcaklıkta yiyecek saklamamak.

-İşlenmiş gıda tüketimini azaltmak.

-Evin düzenli havalandırılmasını sağlamak.

-Sentetik kumaşların kullanımını mümkün olduğunca sınırlamak.

Uzmanlara göre mikroplastikler artık yalnızca çevre kirliliğinin değil, insan sağlığının da önemli araştırma başlıklarından biri haline gelmiş durumda.

Bugün için "mikroplastikler kesin olarak şu hastalığa yol açıyor" demek mümkün olmasa da bilim insanları, insan vücudunda yaygın şekilde bulunduğuna dair kanıtların giderek arttığını vurguluyor.

Muhabir: Ömür Melih ÜZELCE