F-35 Ortak Program Ofisi Yöneticisi Korgeneral Gregory L. Masiello, 1300'ü aşkın aktif uçağın modern savaşlardaki stratejik rolünü vurgulasa da, Senatör Mark Kelly ve diğer komite üyeleri, uçakların filoya entegrasyonu ve uzun vadeli bakım masraflarının bakanlık bütçesini zorladığı konusunda ciddi çekincelerini dile getirdi.
KÜRESEL GÜÇ VE OPERASYONEL BAŞARI
Oturumda konuşan Korgeneral Gregory L. Masiello, F-35 filosunun ulaştığı ölçeği gözler önüne serdi. 832'si ABD envanterinde olmak üzere dünya genelinde 1300'den fazla uçağın 42 üs ve 13 uçak gemisinde görev yaptığını belirten Masiello, bu platformun "vurulamayan hedefleri vuran ve her şeyi gören" yapısıyla benzersiz olduğunu savundu. Masiello, özellikle İran'a karşı gerçekleştirilen son operasyonlardaki kritik rolün, F-35'in caydırıcılık kapasitesinin en somut göstergesi olduğunu ifade etti.

MALİYET VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK SANCISI
Askeri başarıların ötesinde, Senato oturumunun ana gündem maddesini uçağın bakım ve onarım süreçlerinin yarattığı ekonomik yük oluşturdu. Senatör Mark Kelly, uçakların tam görev kabiliyetine getirilmesi sürecinde yaşanan aksaklıklara dikkat çekerek, bu "teknolojik devin" uzun vadeli bakım maliyetlerinin savunma bütçesi üzerinde sürdürülemez bir etki yaratabileceği konusunda uyarıda bulundu. Kelly'nin bu çıkışı, Kongre'de F-35 programına yönelik "maliyet-fayda" sorgulamasını yeniden alevlendirdi.
FİLOYA ENTEGRASYONDA ZORLUKLAR
Senatör Kelly'nin vurguladığı en önemli noktalardan biri de, yeni uçakların mevcut filoya uyum sürecindeki teknik ve lojistik engeller oldu. Uçakları sadece sahaya sürmenin yeterli olmadığını, onların operasyonel kabiliyetlerinin sürekliliğini sağlamanın daha zorlu bir görev haline geldiğini belirten Kelly, Pentagon yönetiminin bu süreci nasıl optimize edeceğine dair yanıtlar aradı. Askeri kanat ile Kongre arasındaki bu "maliyet-verimlilik" dengesizliği oturum boyunca temel tartışma konusu olarak öne çıktı.

GELECEĞİN SAVAŞ ALANINDA F-35’İN ROLÜ
Tartışmalar ne kadar şiddetli geçse de, her iki tarafın da üzerinde uzlaştığı nokta; F-35'in gelecekteki olası çatışma ortamlarında hayati bir rol oynayacağı gerçeği. Masiello'nun vurguladığı "stratejik etki alanı" ile Senatörlerin altını çizdiği "finansal disiplin" arasında kurulmaya çalışılan denge, önümüzdeki dönemde ABD savunma politikalarının ve bütçe görüşmelerinin seyrini doğrudan etkileyecek gibi görünüyor.
TÜRKİYE'NİN F-35 PROGRAMINDAN ÇIKARILMASI
F-35 programının ilk katılımcılarından olan Türkiye, S-400 hava savunma sistemleri alımı gerekçe gösterilerek 2019 yılında programdan resmen çıkarılmıştı.





