Marmara Bölgesi’nin önemli kentlerinden Yalova, binlerce yıllık geçmişiyle birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. Antik dönemlerden Osmanlıya, Cumhuriyet yıllarından günümüze kadar uzanan süreçte stratejik konumu ve doğal zenginlikleriyle dikkat çeken kent, tarih boyunca bölgenin önemli yerleşim merkezlerinden biri oldu.

LGS maratonu başladı! 1 milyon öğrenci ter döküyor
LGS maratonu başladı! 1 milyon öğrenci ter döküyor
İçeriği Görüntüle

Yalova Il

YERLEŞİM TARİHİ NEOLİTİK ÇAĞ’A UZANIYOR

Yalova ve çevresindeki ilk yerleşim izlerinin Neolitik Çağ’a kadar uzandığı tahmin ediliyor. Yapılan araştırmalar, bölgedeki insan yaşamının MÖ 8000 ile MÖ 5500 yılları arasında başladığını ortaya koyuyor. Marmara Denizi’nin doğu kıyısında yer alan bölge, verimli toprakları ve doğal kaynakları sayesinde tarih boyunca birçok topluluğun ilgisini çekti.

BİTHYNİA KRALLIĞI DÖNEMİNDE ÖNEM KAZANDI

Yalova’nın kuruluşuna ilişkin kesin bilgiler bulunmasa da kentin, MÖ 7. yüzyılda Trakya’dan Anadolu’ya geçen Bithynialılar tarafından yerleşim yeri olarak kurulduğu değerlendiriliyor. Bölge, uzun yıllar boyunca Bithynia Krallığı’nın hâkimiyeti altında kaldı.

Bithynialılar döneminde yalnızca Yalova değil günümüzde Bursa, Kocaeli, Sakarya, Bilecik ve çevresindeki geniş bir coğrafya da krallığın sınırları içerisinde yer aldı.

ROMA VE BİZANS DÖNEMLERİNİN İZLERİNİ TAŞIYOR

MÖ 74 yılında Roma İmparatorluğu egemenliğine giren Yalova, Roma’nın ikiye ayrılmasıyla birlikte Doğu Roma yani Bizans İmparatorluğunun sınırları içinde kaldı.

Bu dönemde özellikle Termal bölgesi büyük önem kazandı. Şifalı sularıyla bilinen kaplıcalar, Bizans imparatorları tarafından dinlenme ve tedavi merkezi olarak kullanıldı. Günümüzde de varlığını sürdüren tarihi hamam yapılarında antik döneme ait çeşitli kabartmalar ve mimari izler bulunuyor.

TERMAL KAPLICALARI TARİH BOYUNCA İLGİ GÖRDÜ

Yalova’nın en önemli değerlerinden biri olan Termal Kaplıcaları, yüzyıllardır sağlık turizminin önemli merkezleri arasında yer alıyor. Tarihi kaynaklarda, bölgedeki sıcak su kaynaklarının hem Roma hem de Bizans dönemlerinde yoğun şekilde kullanıldığı belirtiliyor.

Kaplıcaların çevresinde bulunan tarihi yapılar, bölgenin sağlık ve dinlenme merkezi olarak uzun yıllar boyunca önemini koruduğunu gösteriyor.

OSMANLI HAKİMİYETİYLE TÜRK YURDU OLDU

Yalova, 14. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı Devletinin hakimiyetine girdi. Bölge, Osmanlı komutanlarından Gazi Abdurrahman Bey tarafından fethedilerek Türk yurdu haline getirildi.

Osmanlı döneminde Yalakabad ve Yalıova gibi isimlerle anılan kent, zaman içerisinde ticaret ve tarım faaliyetlerinin geliştiği önemli yerleşim merkezlerinden biri oldu.

KURTULUŞ SAVAŞI’NDA ÖNEMLİ MÜCADELELER YAŞANDI

Kurtuluş Savaşı yıllarında işgal edilen Yalova, bölge halkının verdiği mücadele sonucunda 19 Temmuz 1921 tarihinde yeniden özgürlüğüne kavuştu. Bu tarih, kent için önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor.

Cumhuriyetin ilanının ardından Yalova’nın gelişim süreci hız kazanırken şehir, modernleşme çalışmalarının da önemli merkezlerinden biri haline geldi.

ATATÜRK’ÜN ÖZEL ÖNEM VERDİĞİ ŞEHİRLERDEN BİRİ

Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Yalova’ya ayrı bir önem verdi. Özellikle Termal bölgesinin yeniden düzenlenmesi ve turizme kazandırılması için çeşitli çalışmalar yürütüldü.

Atatürk’ün talimatlarıyla geliştirilen projeler sayesinde kent, kısa sürede önemli bir dinlenme ve sağlık merkezi konumuna ulaştı. Atatürk’ün sık sık ziyaret ettiği şehir, bu nedenle uzun yıllar boyunca “yazlık başkent” olarak da anıldı.

YÜRÜYEN KÖŞK KENTİN SEMBOLLERİNDEN BİRİ OLDU

Yalova denildiğinde akla gelen önemli yapılardan biri de Yürüyen Köşk’tür. Atatürk’ün çevreye ve doğaya verdiği önemin simgesi haline gelen yapı, kesilmesi planlanan bir ağacın korunması amacıyla raylar üzerinde kaydırılarak günümüzdeki konumuna taşındı.

Bu olay, çevre bilinci açısından Türkiye tarihinin en dikkat çekici örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.

1995 YILINDA İL STATÜSÜ KAZANDI

Uzun yıllar farklı idari yapılara bağlı olarak yönetilen Yalova, 1995 yılında il statüsüne kavuştu. Böylece Marmara Bölgesi’nin en genç illerinden biri oldu.

Bugün doğal güzellikleri, kaplıcaları, sahil şeridi, tarihi yapıları ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan Yalova, hem turizm hem de yaşam kalitesi açısından bölgenin dikkat çeken şehirleri arasında yer alıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ