Yapay zeka ile üretilen sahte ses ve görüntülerin son dönemde özellikle kamu görevlileri üzerinden yapılan dolandırıcılık vakalarında ciddi bir risk oluşturduğunu belirten Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Bilişim Teknolojileri Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, deepfake içeriklerin yalnızca bireysel mağduriyetlere yol açmadığını, aynı zamanda kamu güvenini zedeleyen yeni bir tehdit alanı oluşturduğunu söyledi. Kırık, mevcut hukuk sistemlerinde dolandırıcılık, sahtecilik ve kişilik hakları ihlali kapsamında çeşitli yaptırımlar bulunsa da, yapay zeka destekli içeriklerin ulaştığı hız ve gerçekçilik seviyesi nedeniyle mevcut düzenlemelerin yetersiz kalabildiğini ifade etti.
"BU İÇERİKLER HEM KİŞİLİK HAKLARINI İHLAL EDİYOR HEM DE KAMU GÜVENİNİ SARSIYOR"
Prof. Dr. Ali Murat Kırık, yapay zeka ile oluşturulan sahte ses ve görüntülerin özellikle kamu görevlileri üzerinden yürütülen dolandırıcılık girişimlerinde kullanıldığını belirtti. Kırık, “Son dönemde yapay zeka ile üretilen sahte ses ve görüntüler, özellikle kamu görevlileri üzerinden yapılan dolandırıcılıklarda ciddi bir risk oluşturuyor. Bu içerikler hem kişilik haklarını ihlal ediyor hem de kamu güvenini sarsıyor” dedi.
Deepfake içeriklerin yalnızca bireysel dolandırıcılık olarak ele alınmaması gerektiğini belirten Kırık, “Ben bu tür vakaları sadece bireysel dolandırıcılık değil, aynı zamanda ‘algı operasyonu’ ve ‘itibar suikastı’ olarak değerlendiriyorum” ifadelerini kullandı.

MEVCUT HUKUKİ DÜZENLEMELERİN YETERSİZLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ
Deepfake içeriklerin hukuki boyutuna ilişkin değerlendirmede bulunan Kırık, mevcut hukuk sistemlerinde bazı yaptırımlar bulunduğunu ancak bunların her durumda yeterli olmayabildiğini söyledi. Kırık, “Mevcut hukuk sistemlerinde dolandırıcılık, kişilik hakları ihlali ve sahtecilik kapsamında bazı yaptırımlar var; ancak deepfake teknolojisinin hızı ve gerçekçiliği karşısında bu düzenlemeler çoğu zaman yetersiz kalabiliyor” dedi.
ÖZEL DÜZENLEME İHTİYACINI GÜNDEME GETİRDİ
Yapay zeka ile üretilen içeriklere yönelik özel düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirten Kırık, bu kapsamda etiketleme, doğrulama ve platform sorumluluğu başlıklarına işaret etti. Kırık, “Bu nedenle özellikle yapay zeka ile üretilen içeriklerin etiketlenmesi, kaynak doğrulama zorunluluğu ve platform sorumluluğu gibi alanlarda özel düzenlemelere ihtiyaç olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.



