Konuyu Türkinform’a değerlendiren göğüs hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Hakan Kaya, doğrudan klima akımına maruz kalmanın kas ağrılarından solunum yolu rahatsızlıklarına kadar birçok olumsuz etkiye yol açabileceği konusunda uyarıyor.
RİSKLER NELER?
Prof. Dr. Kaya, klimaların doğru sıcaklık ve nem ayarında kullanıldığında sağlık açısından önemli bir sorun oluşturmadığına işaret ederken, uzun süre doğrudan soğuk hava akımına maruz kalmanın vücudun doğal sıcaklık dengesini bozabildiğini belirtiyor.
İnsan vücudunun ani sıcaklık değişimlerine karşı hassas bir yapıya sahip olduğunun altını çizen uzmanlar, dış ortamın 35 derece olduğu bir günde, klimanın bulunduğu ortamın 20 dereceye ayarlanması vücudu strese sokabileceği, bu durumun da özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı bulunan kişilerde daha belirgin sorunlar oluşturabileceğine dikkat çekiyor.
Klima kaynaklı şikayetlerin başında boyun tutulması, sırt ağrısı ve kas spazmlarının geldiğini ifade eden Kaya, soğuk hava akımı doğrudan kasların üzerine geldiğinde damarların daraldığını ve kas dokusunda gerginlik oluşabildiğini kaydediyor.
SOLUNUM YOLLARI ETKİLENİYOR
Prof. Dr. Kaya, klimaların ortam havasını kuruttuğunu ve bunun da solunum yollarında tahrişe neden olabileceğini, uzun süre klima altında kalan kişilerde, boğaz kuruluğu, burun tıkanıklığı, geniz yanması, kuru öksürük ve ses kısıklığı gibi şikayetlerin görülebileceği uyarısında bulunuyor. Kaya, özellikle astım ve alerjik rinit hastalarında belirtilerin daha belirgin hale gelebileceğini belirtiyor.
Uzmanlar ayrıca sürekli soğuk hava akımına maruz kalmanın bazı kişilerde baş ağrısını tetikleyebileceği, ani sıcaklık değişimlerinin ise damar yapısını etkileyerek migren ataklarının başlamasına zemin hazırlayacağı uyarısında bulunuyor.
Klimaların havadaki nem oranını düşürmesinin göz sağlığını da etkileyebileceği belirtilerek, bilgisayar başında çalışan ve kontakt lens kullanan kişilerde, göz kuruluğu, yanma hissi, batma hissi, görmede geçici bulanıklık gibi şikayetlerin daha sık görülebildiği kaydediliyor.
KLİMA ÇARPAR MI?
Halk arasında "klima çarpması" olarak bilinen durum aslında tek bir hastalık olmadığının altını çizen Prof. Dr. Kaya, kas spazmları, üst solunum yolu tahrişi, baş ağrısı ve halsizlik gibi belirtilerin birleşiminden oluşan bir tablo olduğunun altını çiziyor.
Ayrıca düzenli temizlenmeyen klima filtrelerinde bakteri, mantar ve küf oluşabildiği için bu mikroorganizmaların havaya yayıldığında alerjik reaksiyonlar ve bazı solunum yolu enfeksiyonları açısından risk oluşturacağına dikkat çekiliyor.
NE YAPMALI?
Uzmanlar, klima kullanımında dikkat edilmesi gereken konuları şöyle sıralıyor:
-Klima sıcaklığını 23-26 derece arasında tutun.
-Soğuk hava akımının doğrudan üzerinize gelmesini engelleyin.
-Ortamı düzenli olarak havalandırın.
-Gün içinde yeterli su tüketin.
-Klima filtrelerini düzenli temizletin.
-Uyurken klimayı doğrudan yatağa üfleyecek şekilde kullanmayın.
-Dış ortam ile iç ortam arasındaki sıcaklık farkını çok yüksek tutmayın.




