İsrailli üst düzey bir yetkilinin kaynak kodunun kullanım lisansına dahil olmadığı yönündeki açıklaması muhalefetin tepkisini çekerken, İsrail Savunma Bakanlığı daha sonra Yunan şirketlerinin İsrail desteğiyle ayrı bir “Yunan kaynak kodu” geliştireceğini açıkladı. Sistemin en güçlü unsurlarından Davud’un Sapanı’nın başka sistemlerle entegrasyonunda ABD’nin de söz sahibi olması, Atina’nın milyarlarca euroluk hava savunma şemsiyesi üzerindeki kontrolünün sınırlarını tartışmaya açtı.

Yunanistan’ın yeni hava ve füze savunma mimarisinin merkezine yerleştirdiği “Aşil Kalkanı”, daha faaliyete geçmeden Atina’da siyasi tartışmanın merkezine oturdu. İsrail ile 31 Ağustos’ta imzalanan yaklaşık 3 milyar euroluk anlaşma, Yunanistan tarihinin en büyük savunma projelerinden biri olurken İsrail-Yunanistan ilişkilerinde de bugüne kadarki en büyük savunma ihracatı anlaşması olarak kayıtlara geçti.

Ancak sistemin teknik kontrolünün kimde olacağına ilişkin açıklamalar, anlaşmanın imzalanmasından yalnızca günler sonra hükümet ile muhalefeti karşı karşıya getirdi.

Trump’tan Kanada’ya yeni ticaret hamlesi! Kanada menşeli ürünlere ihale engeli
Trump’tan Kanada’ya yeni ticaret hamlesi! Kanada menşeli ürünlere ihale engeli
İçeriği Görüntüle

Israil Asil Kalkani

İSRAİLLİ YETKİLİNİN “HAYIR” CEVABI ATİNA’YI KARIŞTIRDI

Tartışmanın fitilini İsrail Savunma Bakanlığı Füze Savunma Örgütü Başkanı Moşe Patel’in Kathimerini’ye verdiği röportaj ateşledi. Patel’e Aşil Kalkanı’nın komuta-kontrol sistemine ilişkin kaynak kodunun Yunanistan’ın kullanımına verilip verilmeyeceği soruldu.

Patel’in kaynak kodunun kullanım lisansına dahil olmadığı yönündeki yanıtı, Yunanistan’da büyük yankı uyandırdı. Çünkü Savunma Bakanı Nikos Dendias daha önce Yunan Silahlı Kuvvetlerinin tedarik edeceği sistemlerde kaynak koduna erişim konusunu kırmızı çizgilerden biri olarak göstermişti.

Böylece milyarlarca euroluk anlaşmanın en kritik teknik şartlarından biri konusunda Atina ve İsrail’den gelen açıklamaların birbiriyle çeliştiği görüntüsü ortaya çıktı.

MUHALEFETTEN HÜKÜMETE: YUNANİSTAN REHİN Mİ ALINIYOR?

Tartışmanın büyümesi üzerine Yunan muhalefeti hükümetten açıklama istedi. Özellikle sistem üzerinde bağımsız değişiklik yapılamaması, farklı silahların entegrasyonu ve gelecekte gerçekleştirilecek modernizasyonlarda İsrail’e bağımlı kalınması ihtimali eleştirilerin merkezine yerleşti.

PASOK'un savunma alanındaki isimlerinden Mihalis Katrinis, Dendias’ın kaynak koduna ilişkin önceki açıklamalarını hatırlatarak hükümetin anlaşmanın gerçek şartlarını açıklaması gerektiğini savundu. Muhalefetteki diğer isimler de milyarlarca euroluk bir savunma sisteminin teknolojik kontrolünün başka bir ülkenin elinde bulunmasının Yunanistan açısından ciddi bir stratejik bağımlılık yaratabileceği uyarısında bulundu.

İSRAİL’DEN TARTIŞMA SONRASI YENİ AÇIKLAMA

Tepkilerin büyümesinin ardından İsrail Savunma Bakanlığı kaynak kodu meselesine açıklık getirdi. Buna göre İsrail’in kendi operasyonel hava savunma sistemlerinde kullandığı mevcut kaynak kodları Yunanistan’a devredilmeyecek.

Bunun yerine İsrail tarafı teknik bilgi, operasyonel deneyim ve teknolojik destek sağlayacak; Yunan şirketleri ise Aşil Kalkanı için ayrı bir komuta-kontrol yazılımı geliştirecek. İsrail Savunma Bakanlığı, oluşturulacak “Yunan kaynak kodunun” ve gelecekte bu kod üzerinde yapılacak değişikliklerin Yunanistan’ın kontrolünde kalacağını bildirdi.

Yazılımın Yunan savunma şirketi SCYTALYS tarafından İsrailli Rafael ile birlikte geliştirilmesi planlanıyor. Böylece SPYDER, BARAK MX ve Davud’un Sapanı sistemlerinin tek bir ulusal komuta-kontrol merkezi altında çalıştırılması hedefleniyor.

Israil Yunanistan Ve Gkry Arasinda Uclu Zirve 1766492921 11435677535

3 MİLYAR EUROLUK KALKANIN KALBİNDE İSRAİL SİSTEMLERİ VAR

Aşil Kalkanı, tek bir füze sistemi yerine farklı irtifa ve menzillerdeki tehditlere karşı oluşturulan çok katmanlı bir hava savunma ağı olarak tasarlandı. İsrail ile yapılan anlaşmanın merkezinde Rafael tarafından üretilen SPYDER ve Davud’un Sapanı ile Israel Aerospace Industries tarafından geliştirilen BARAK MX bulunuyor.

Sisteme ayrıca ELTA üretimi çok amaçlı radarlar ve bütün hava savunma unsurlarını birbirine bağlayacak yeni bir ulusal komuta-kontrol ağı dahil edilecek. Böylece Yunanistan, insansız hava araçlarından savaş uçaklarına, seyir füzelerinden balistik füzelere kadar farklı tehditlere karşı tek bir savunma mimarisi oluşturmayı amaçlıyor.

DAVUD’UN SAPANI’NDA ABD DETAYI

Tartışmanın bir diğer kritik boyutunu ise Davud’un Sapanı oluşturuyor. İsrail tarafından geliştirilen sistemin arkasında ABD ile yürütülen kapsamlı teknolojik iş birliği bulunması nedeniyle bazı entegrasyon ve teknoloji transferi işlemleri Washington’ın onayına tabi.

Patel de Davud’un Sapanı’nın diğer NATO veya yabancı hava savunma sistemleriyle belirli entegrasyon süreçlerinde ABD hükümetinin onayının gerekli olduğunu belirtti.

Bu durum Atina açısından dikkat çekici bir tablo ortaya çıkarıyor. Yunanistan sistemi İsrail’den satın alsa da en kritik katmanlardan birinde gerçekleştirilecek bazı teknik işlemlerde yalnızca Tel Aviv değil, Washington da belirleyici aktör haline geliyor.

340X1912X Davut Sapani Israil Ruya Projeyi Tamamladi

ATİNA’DA ASIL TARTIŞMA: KALKANIN KONTROLÜ KİMDE OLACAK?

Kaynak kodu tartışması teknik bir ayrıntının ötesinde, modern savunma sistemlerinde “egemenlik” meselesini gündeme getirdi. Çünkü yeni nesil hava savunma sistemlerinde füzeler ve radarlar kadar bunları birbirine bağlayan yazılım ve komuta-kontrol altyapısı da kritik önem taşıyor.

Bir ülkenin satın aldığı sistemin kaynak kodu üzerinde yeterli kontrolünün bulunmaması, gelecekte sistemi bağımsız biçimde değiştirme, yeni tehditlere göre güncelleme veya farklı silahlarla entegre etme kapasitesini sınırlayabiliyor. Yunan muhalefetinin itirazlarının merkezinde de tam olarak bu endişe bulunuyor.

İSRAİL KODU VERMEYECEK, YUNANİSTAN KENDİ KODUNU GELİŞTİRECEK

İsrail’in son açıklamasıyla birlikte tartışmanın teknik çerçevesi de daha belirgin hale geldi. Atina, İsrail’in halihazırda kendi sistemlerinde kullandığı kaynak koduna sahip olmayacak; bunun yerine İsrail’in teknoloji ve bilgi desteğiyle Aşil Kalkanı için Yunanistan'a özel bir yazılım geliştirilecek.

Bu kodun kontrolünün Yunan tarafında bulunacağı belirtilse de Davud’un Sapanı gibi sistemlerin entegrasyonunda ABD onayının gerekli olması, Aşil Kalkanı’nın teknolojik bağımsızlığı konusundaki tartışmaları tamamen sona erdirmiş değil.

Yaklaşık 3 milyar euro ödeyerek ülke tarihinin en kapsamlı hava savunma ağlarından birini kurmaya hazırlanan Atina’da soru artık yalnızca “Aşil Kalkanı Yunanistan’ı ne kadar koruyacak?” değil. Tartışmanın diğer tarafında çok daha stratejik bir soru bulunuyor: Yunanistan, satın aldığı kalkanın üzerinde ne kadar bağımsız kontrol sahibi olacak?

Kaynak: Haber Merkezi