İngiltere, işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ithalatını yasaklayacağını resmen duyurdu. İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband, Avam Kamarası’nda yaptığı açıklamada, hükümetin yalnızca ürün ithalatını durdurmakla kalmayacağını, yerleşimlere hizmet sağlayan şirketler ile bazı kişilere yönelik yaptırım uygulayacağını da açıkladı.

Londra yönetiminin kararı, Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetleri ve Filistinlilere yönelik artan baskının uluslararası kamuoyunda yeniden tartışıldığı bir dönemde geldi. İngiltere hükümeti, yerleşimlerin genişletilmesinin İsrail ile Filistin’in yan yana var olmasını öngören iki devletli çözüm ihtimalini zayıflattığını savunuyor.

İNGİLTERE’DEN İTHALAT YASAĞI KARARI

Miliband, İngiltere’nin Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ülkeye girişini yasaklayacağını belirtti. Açıklamada, yerleşimlerle bağlantılı ticari faaliyetlerin yanı sıra bu yapılara hizmet sağlayan kişi ve şirketlerin de yaptırım kapsamına alınacağı bildirildi.

İngiliz Bakan ayrıca Hizbullah’ın finansman kolu olarak nitelendirilen Al-Qard Al-Hassan adlı finans kuruluşunun da yaptırım listesine eklendiğini açıkladı.

ABD’den Kazakistan için tarihi çağrı!
ABD’den Kazakistan için tarihi çağrı!
İçeriği Görüntüle

Kararın, İngiltere’nin Batı Şeria’daki yerleşim politikalarına yönelik bugüne kadarki en dikkat çekici ticari adımlardan biri olduğu değerlendirilirken, Londra yönetimi yeni kısıtlamaların uluslararası hukuk ve iki devletli çözüm perspektifi doğrultusunda alındığını savunuyor.

İngiltere Dışişleri Bakanı Miliband

MİLİBAND’DAN “ETNİK TEMİZLİK” SUÇLAMASI

İngiltere Dışişleri Bakanı Miliband, Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin yerleşimcilerden kaynaklanan baskı nedeniyle yaşadıkları bölgeleri terk etmek zorunda bırakıldığını öne sürdü.

Miliband, İngiliz hükümetinin Batı Şeria’nın bazı bölgelerinde Filistinlilere yönelik “etnik temizlik” yaşandığı görüşünü paylaştığını ifade ederek, İsrail yönetiminin bu duruma göz yumduğunu savundu.

İngiliz Bakan ayrıca İsrail hükümetinin bazı üyelerinin Filistinlilerin zorla yerlerinden edilmesini destekleyen açıklama ve eylemlerde bulunduğunu ileri sürdü. İsrail yönetimi ise kendisine yöneltilen bu suçlamaları reddediyor.

12 ÜLKE ORTAK TUTUM AÇIKLADI

İngiltere’nin kararının ardından 12 ülkenin dışişleri bakanları Batı Şeria’daki İsrail yerleşimleriyle yapılan ticarete ilişkin ortak tutum açıkladı.

Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve Birleşik Krallık’ın yer aldığı açıklamada, uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen yerleşimlerle yapılan mal ticaretine yönelik ulusal kısıtlamalar getirilmesi veya Avrupa düzeyindeki kısıtlamaların desteklenmesi konusunda irade ortaya konulduğu belirtildi.

Bazı ülkelerin ise kendi ulusal prosedürleri doğrultusunda benzer tedbirleri aktif şekilde değerlendirdiği kaydedildi. Böylece Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerine yönelik ticari baskının yalnızca İngiltere ile sınırlı kalmayabileceği ortaya çıktı.

İSRAİL’DEN “BÜYÜK BİR YANLIŞ HESAP” TEPKİSİ

İngiltere’nin kararı İsrail yönetiminden sert tepki aldı. İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, yaptırım kararına ilişkin ön haberleri “büyük bir yanlış hesap” olarak nitelendirdi.

Herzog, yaptırımların İsrail’in demokratik süreçlerine müdahale anlamına geldiğini savunurken, kararın “tarihin yanlış tarafında” yer alacağını öne sürdü.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ise İngiltere’ye karşılık verileceği mesajını verdi. Saar, Londra yönetiminin İsrail’e yönelik adım atması halinde İsrail’in de İngiltere’ye karşı harekete geçeceğini ifade etti.

ABD’DEN DE ELEŞTİRİ GELDİ

İngiltere’nin yaptırım kararı ABD’de de tepkilere neden oldu. ABD’nin İsrail Büyükelçisi, İngiltere’nin adımını “mantıksız bir eylem” olarak tanımladı.

ABD’de bazı siyasetçilerin de karara tepki gösterdiği belirtilirken, yaptırım hamlesinin İngiltere ile ABD ve İsrail arasındaki diplomatik ilişkilerde yeni bir gerilim başlığı oluşturabileceği değerlendiriliyor.

Bu süreçte İngiltere Başbakanı Andy Burnham ile ABD Başkanı Donald Trump arasında da telefon görüşmesi gerçekleştirildi. Downing Street tarafından yapılan açıklamada, görüşmede İngiltere’nin Orta Doğu’da barış ve güvenliğin sağlanmasına yönelik çalışmalarını sürdüreceği ve iki devletli çözümü desteklemeye devam edeceği belirtildi.

YENİ YERLEŞİM KONUTLARI GÜNDEMDE

İngiltere’nin kararı, İsrail’in Batı Şeria’da yaklaşık bin 200 yeni yerleşim konutunun inşası için ihale sürecini başlatmaya hazırlandığı bir dönemde geldi.

Londra yönetimi, Batı Şeria’daki yerleşimlerin genişletilmesinin Filistin topraklarının bütünlüğünü zayıflattığını ve gelecekte kurulması öngörülen Filistin devletinin coğrafi yapısını olumsuz etkileyebileceğini savunuyor.

İngiltere hükümeti bu nedenle yerleşim faaliyetlerinin sürmesinin iki devletli çözüm ihtimalini daha da zorlaştırdığı görüşünde.

FRANSA VE KANADA DA BENZER ADIMLARI DEĞERLENDİRİYOR

İngiltere’nin ardından Fransa’nın da Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlere yönelik ithalat yasağı için hazırlık yaptığı bildirildi.

Kanada’nın da benzer bir adım atmasının beklendiği belirtilirken, diğer ülkelerin kendi iç prosedürleri doğrultusunda farklı ticari kısıtlamaları değerlendirdiği ifade edildi.

Avrupa ve Kuzey Amerika’da İsrail yerleşimlerine yönelik benzer kararların artması halinde Batı Şeria meselesinin diplomatik boyutunun yanı sıra ticari bir baskı unsuruna da dönüşebileceği değerlendiriliyor.

BATI ŞERİA TARTIŞMASI ULUSLARARASI GÜNDEMDE

Batı Şeria’daki İsrail yerleşimleri uzun süredir uluslararası toplumun gündemindeki en tartışmalı başlıklardan biri olmayı sürdürüyor. Yerleşim faaliyetleri, özellikle bölgede kalıcı bir siyasi çözümün önündeki temel sorunlardan biri olarak değerlendiriliyor.

İngiltere’nin aldığı yeni karar ve 12 ülkenin açıkladığı ortak tutum, Batı Şeria’daki yerleşimlere yönelik uluslararası baskının ticari yaptırımlar üzerinden daha görünür hale geldiğini ortaya koydu.

Önümüzdeki dönemde Fransa ve Kanada başta olmak üzere başka ülkelerin de somut adımlar atması halinde, İsrail ile Batılı ülkeler arasındaki diplomatik ve ekonomik gerilimin daha da artması bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi