Avrupa Birliği (AB) üyesi 12 ülke, küresel enerji piyasalarında yaşanan belirsizlikleri azaltmak ve petrol arzını desteklemek amacıyla stratejik rezervlerini kullanıma açıyor. Fransa, Almanya ve İtalya’nın da aralarında bulunduğu ülkeler, 2027 yılı ocak ayı sonuna kadar toplam 42,6 milyon varil petrolü piyasaya sunmayı taahhüt etti.

Ülkelerin ortak açıklamasına göre piyasaya sürülecek petrolün 20,5 milyon varilini dizel oluşturacak. Kararın, G7 ülkelerinin petrol ve dizel stoklarının piyasaya sunulmasına yönelik girişiminin ardından alınması dikkat çekti.

Brent Petrol 110 Dolar Altinda Tahran Gorusmeleri

AB ÜLKELERİNDEN 42,6 MİLYON VARİLLİK PETROL KARARI

Fransa, Almanya ve İtalya’nın yanı sıra Belçika, Danimarka, Yunanistan, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz ve İsveç de ortak taahhüde katıldı.

12 ülke, stratejik rezervlerinden toplam 42,6 milyon varil petrolü 2027 yılı ocak ayı sonuna kadar piyasaya sunacak. Bu miktarın 20,5 milyon varillik bölümünün dizel olması planlanıyor.

Söz konusu açıklama, G7 ülkelerinin 100 milyon varil ham petrol ve dizelin piyasaya sürüleceğini duyurmasından birkaç hafta sonra geldi.

AB’DEN KIŞ ÖNCESİ ENERJİ PİYASASI UYARISI

Enerjiden sorumlu Avrupa Birliği Komisyonu üyesi Dan Jorgensen, Lüksemburg’da düzenlenen basın toplantısında enerji piyasalarındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İrlanda İklim, Enerji ve Çevre Bakanı Darragh O’Brien ve Denizcilikten Sorumlu Devlet Bakanı Timmy Dooley ile ortak basın toplantısı düzenleyen Jorgensen, AB ülkelerinin zor bir kış dönemine hazırlandığını söyledi.

Orta Doğu’daki gelişmelerin doğal gaz ve petrol ürünlerinde yüksek fiyatlara neden olabileceğini belirten Jorgensen, enerji arzında doğrudan bir güvenlik sorunu beklemediklerini ancak fiyatların vatandaşlar üzerindeki etkisinin önem taşıdığını ifade etti.

Kizildeniz Ham Petrol Tankeri-1

“FATURANIZI ÖDEYEMİYORSANIZ GAZIN BULUNMASININ PEK MANASI KALMAZ”

Enerji fiyatlarının tüketiciler üzerindeki etkisine dikkat çeken Jorgensen, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Orta Doğu’daki durum nedeniyle içinde bulunduğumuz kriz, hem doğal gaz hem de petrol ürünlerinde çok yüksek fiyatlarla karşılaşacağımız anlamına geliyor. Doğrudan bir arz güvenliği sorunu beklemiyoruz. Ancak faturasını ödemekte zorlanan vatandaşlar açısından bunun pek önemi olmayabilir. Gaz faturanızı ödeyemiyorsanız, piyasada ne kadar gaz bulunduğunun pek manası kalmaz.”

Dizel piyasalarını da kış öncesinde mümkün olduğunca istikrarlı hâle getirmeye çalıştıklarını belirten Jorgensen, 42,6 milyon varillik rezervin hızlı şekilde piyasaya sunulmasına yönelik taahhütlerin yeniden teyit edildiğini söyledi.

Jorgensen, piyasaya sürülecek petrolün yaklaşık yarısının dizel olacağını vurguladı.

Binance’ten ilk açıklama: Binance hacklendi mi? Binance’te ne oluyor, siber saldırı mı düzenlendi?
Binance’ten ilk açıklama: Binance hacklendi mi? Binance’te ne oluyor, siber saldırı mı düzenlendi?
İçeriği Görüntüle

PETROL REZERVLERİNİN PİYASAYA ETKİSİ TAKİP EDİLECEK

Piyasaya sunulması planlanan 42,6 milyon varilin AB’nin yaklaşık dört günlük tüketimine karşılık geldiği hatırlatılarak kararın fiyatlara etkisi soruldu.

Jorgensen, gelişmelerin Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) ile birlikte takip edileceğini belirterek, petrol rezervlerinin piyasaya sunulmasının tek başına yeterli olmayabileceğine işaret etti.

Dizel fiyatlarının yüksek seyredeceği bir kış dönemine girildiğini söyleyen Jorgensen, bunun mevcut jeopolitik koşulların bir sonucu olduğunu ifade etti.

AB’DEN RUS GAZI AÇIKLAMASI: “SATIN ALMAYA BAŞLAMAK İSTEMİYORUZ”

Basın toplantısında Rus doğal gazına yönelik ithalat yasağının yeniden değerlendirilmesi çağrıları da gündeme geldi.

Jorgensen, Rus gazının ithalatına yönelik yasağın yürürlükte olduğunu ve bu uygulamanın devam edeceğini belirtti.

Rusya’nın enerji tedarikini siyasi baskı aracı olarak kullandığını savunan Jorgensen, Avrupa’nın geçmişte yaşadığı enerji bağımlılığını yeniden oluşturmak istemediğini söyledi.

Jorgensen, Rus gazına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Avrupa’da Rus gazına harcadığımız para, dostlarımıza karşı yürütülen savaşın finansmanına, Ukrayna’da insanları öldüren bomba ve insansız hava araçlarının alınmasına yardımcı oldu. Dolayısıyla hayır, Rus gazı satın almaya başlamak istemiyoruz.”

AB’nin stratejik petrol rezervlerini piyasaya sunma kararıyla enerji piyasalarındaki fiyat baskısını hafifletmeyi hedeflediği belirtilirken, uygulamanın etkileri önümüzdeki dönemde yakından izlenecek.

Kaynak: HABER MERKEZİ