Almanya’da iş gücü piyasasına ilişkin yayımlanan yeni araştırma, ülkenin önümüzdeki yıllarda ciddi bir nitelikli çalışan sıkıntısıyla karşı karşıya kalabileceğini ortaya koydu. Alman Ekonomi Enstitüsü (IW), Almanya’daki nitelikli iş gücü açığının 2029 yılında 723 bine kadar çıkabileceğini öngördü.

Araştırmada geçtiğimiz yıl ülkede yaklaşık 370 bin nitelikli çalışan açığı bulunduğuna dikkat çekilirken, sorunun ilerleyen yıllarda daha fazla sektöre yayılacağı belirtildi. Almanya’daki şirketlerin özellikle mesleki eğitim gerektiren ve uzmanlık isteyen pozisyonları doldurmakta daha fazla zorlanması bekleniyor.

PERAKENDEDE 39 BİNİ AŞAN ÇALIŞAN AÇIĞI BEKLENİYOR

IW’nin tahminlerine göre 2029 yılında nitelikli çalışan bulma sıkıntısının en belirgin hissedileceği alanlardan biri perakende sektörü olacak.

Araştırmada, sektörde 39 bin 100 nitelikli çalışana ihtiyaç duyulacağı, ancak gerekli vasıflara sahip yeterli sayıda kişinin iş gücü piyasasında bulunamayabileceği öngörüldü. Bu durumun mağazacılıktan lojistiğe kadar perakendeyle bağlantılı farklı alanlarda şirketlerin personel bulma sürecini zorlaştırabileceği değerlendiriliyor.

İnşaat sektöründe ise yaklaşık 15 bin, otomotiv sektöründe 15 bin 900, elektrik mühendisliği alanında da 13 bin 800 kişilik nitelikli çalışan açığı oluşabileceği tahmin edildi.

Td T 10012020 Gesund Fakten Steinmeier

SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLERDE DE PERSONEL SIKINTISI

Almanya’daki çalışan açığının yalnızca sanayi ve ticaret sektörleriyle sınırlı kalmayacağı belirtiliyor. Özellikle nüfusun yaşlanmasıyla birlikte sağlık ve bakım hizmetlerinde çalışan ihtiyacının daha da artması bekleniyor.

AB’den Sırbistan’a “Mladiç” tepkisi: “Avrupa’nın karanlık geçmişiyle yüzleşmede başarısızlık”
AB’den Sırbistan’a “Mladiç” tepkisi: “Avrupa’nın karanlık geçmişiyle yüzleşmede başarısızlık”
İçeriği Görüntüle

Araştırmaya göre çocuk bakımı alanında 29 bin 900, sosyal hizmetler ve pedagoji alanında 23 bin 600, hemşirelikte ise 18 bin 700 nitelikli çalışana ihtiyaç duyulacak.

Bu tablo, doğrudan insan gücüne dayalı sektörlerde personel açığının kamu hizmetleri ve günlük yaşam üzerinde de etkili olabileceğini gösteriyor. Çocuk bakımından hastanelere kadar birçok alanda açık pozisyonların doldurulamaması, mevcut çalışanların üzerindeki iş yükünü de artırabilir.

EMEKLİLİKLER ARTIYOR, GENÇ NÜFUS AZALIYOR

IW’ye göre Almanya’daki iş gücü sorununun temelinde ülkenin değişen demografik yapısı bulunuyor. Önümüzdeki yıllarda daha fazla çalışanın emekliye ayrılması beklenirken, onların yerini dolduracak genç nüfusun aynı hızda iş gücü piyasasına girmediğine dikkat çekiliyor.

Enstitü, artan emeklilikler, iş hayatına katılan gençlerin sayısındaki düşüş ve düşük doğum oranlarını sorunun büyümesindeki üç önemli unsur olarak sıraladı.

Özellikle savaş sonrası doğan geniş nüfus gruplarının emeklilik yaşına ulaşmasıyla birlikte birçok meslekte deneyimli çalışan sayısının azalması bekleniyor. Buna karşılık yeni nesillerin sayısının daha düşük olması, işverenlerin boşalan kadroları doldurmasını güçleştiriyor.

Almanya 3-1

“DAHA FAZLA GÖÇMEN GELMEZSE AÇIK DAHA DA BÜYÜYECEK”

Araştırmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise göçmen iş gücünün Almanya ekonomisindeki rolüne ilişkin değerlendirme oldu.

IW, Almanya’ya daha fazla nitelikli göçmen gelmemesi halinde çalışan açığının mevcut tahminlerin de üzerine çıkabileceği uyarısında bulundu. Ülkenin yalnızca mevcut yerli iş gücüyle ihtiyaç duyduğu çalışan sayısına ulaşmasının kısa vadede zor olduğu belirtildi.

Bu nedenle Almanya’nın yabancı nitelikli çalışanları ülkeye çekmeye yönelik politikalarının önümüzdeki yıllarda daha da önem kazanması bekleniyor. Özellikle sağlık, mühendislik, teknik meslekler ve bakım hizmetleri gibi alanlarda yurt dışından gelecek çalışanların iş gücü piyasasındaki açığın azaltılmasında kritik rol oynayabileceği değerlendiriliyor.

ŞİRKETLER ARASINDA ÇALIŞAN REKABETİ ARTABİLİR

Nitelikli çalışan sayısının talebi karşılayamaması, Almanya’daki şirketleri yalnızca personel bulma konusunda değil, mevcut çalışanları elde tutma konusunda da zorlayabilir.

İşverenlerin daha iyi ücret, esnek çalışma koşulları ve sosyal haklar sunarak çalışan çekmeye yönelmesi beklenirken, özellikle uzmanlık gerektiren mesleklerde şirketler arasındaki rekabetin daha da artabileceği belirtiliyor.

İş gücü açığının büyümesi halinde üretim kapasitesinin, yatırımların ve hizmet sektöründeki faaliyetlerin de etkilenmesi gündeme gelebilir. Araştırma bu yönüyle Almanya’nın önümüzdeki yıllarda yalnızca demografik değil, ekonomik açıdan da kritik bir iş gücü sınavıyla karşı karşıya kalabileceğini ortaya koyuyor.

Kaynak: İHA