Ankara’nın yüzyıllardır yaşattığı Seymenlik ve Bacıerenlik geleneği, Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen 11. Uluslararası KURULTAY Festivali’nde uluslararası katılımcılarla buluştu. Ankara Kulübü Derneği bünyesindeki 20 Seymen ve 7 Bacıeren, festival boyunca geleneksel gösterileriyle Ankara’yı temsil etti.
Romanya UNESCO Milli Komisyonu himayesinde, Tatar Demokrat Birliği tarafından ve Romanya Kültür Bakanlığının desteğiyle düzenlenen festival; geleneksel sporlar, sahne gösterileri, akademik toplantılar, gastronomi ve el sanatları gibi farklı kültürel etkinlikleri bir araya getirdi.
BÜKREŞ’TE ANKARA GÖSTERİSİ
Ankara Kulübü Derneği Genel Sekreteri Kadir Çimen’in kafile başkanlığındaki heyet, festival programında Seymenlik ve Bacıerenlik geleneğinin kendine özgü unsurlarını sahneye taşıdı. Geleneksel kıyafetleri ve gösterileriyle festival alanında yer alan ekip, katılımcılar ve Romanya halkından ilgi gördü.
Festival programındaki etkinliklerden biri de Bursa İnegöl Tarihi Mehter Takımı öncülüğünde gerçekleştirilen kortej oldu. Seymenler ve Bacıerenler, kortej boyunca geleneksel gösterileriyle programa katıldı.
40’TAN FAZLA TOPLULUK BULUŞTU
KURULTAY Festivali, Türk dünyasının farklı coğrafyalarından 40’tan fazla topluluğu bir araya getirdi. Programda somut olmayan kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması da ele alındı.
Festival kapsamında düzenlenen turnuvalar ve uygulamalı atölyelerde Dokuz Kumalak, Aşık ve Kuraş gibi geleneksel spor ve oyunlar da tanıtıldı.
KÜLTÜREL İŞ BİRLİĞİ TEMASLARI
Kafile Başkanı Kadir Çimen, festivalin Ankara kültürünün uluslararası alanda tanıtılması açısından önemli bir buluşma olduğunu belirtti. Çimen, farklı coğrafyalardan gelen topluluklarla ortak kültürel değerlerin paylaşıldığını ve yeni iş birlikleri için temaslar gerçekleştirildiğini aktardı.
Heyet, festival süresince Maarif Vakfı, Balkan Vakfı, Nogay Türkleri ve İnegöl Tarihi Mehter Derneği başta olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle de bir araya geldi.
Çimen, Bükreş’te Ankara’nın kültürel mirasını temsil etmekten duydukları memnuniyeti ifade ederek, Seymenlik ve Bacıerenlik geleneğinin farklı coğrafyalarda tanıtılması ve gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti.




