AK Parti Kadın Kolları, kadınların yaşam biçimleri ve inançlarına yönelik gerçekleştirilen saldırgan tutumların karşısında olduklarını belirtti. Açıklamada, başörtülü kadınların geçmişte yaşadığı ayrımcılığın yeniden hortlatılmaya çalışılmasına müsaade edilmeyeceği ifade edilerek, olayla ilgili başlatılan hukuki sürecin titizlikle takip edileceği duyuruldu.
"ÖZGÜRLÜK DEĞİL, TAHAKKÜM ANLAYIŞI"
Kadın Kolları Başkanlığı, bir kadının başka bir kadını inanç ve tercihleri nedeniyle hedef göstermesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, "Kendi tercihine saygı beklerken başkasının tercihine tahammül edememek özgürlük değil, tahakküm anlayışıdır," ifadelerine yer verdi. Bu tür söylemlerin toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiğine dikkat çeken Başkanlık, kadınların ancak farklılıklarına rağmen birbirlerinin haklarını savunarak güçlenebileceğini savundu.

"ESKİ TÜRKİYE'YE ASLA DÖNÜLMEYECEK"
Türkiye'de başörtülü kadınların yıllarca yasaklara ve baskılara maruz kaldığı hatırlatılan açıklamada, verilen büyük mücadelelerle kazanılan haklardan asla geri adım atılmayacağı vurgulandı. "Türkiye, birilerinin insanları inançları ve kıyafetleri nedeniyle hedef gösterdiği, toplumdan dışladığı eski Türkiye değildir, asla da olmayacaktır," ifadeleriyle net bir duruş sergilendi. Başkanlık, bu tür nefret dillerinin yeniden toplumda yer edinmesine asla izin vermeyeceklerini kaydetti.

HUKUKİ SÜREÇ TİTİZLİKLE TAKİP EDİLİYOR
AK Parti Kadın Kolları, nefret söyleminde bulunan şahıs hakkında başlatılan hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını açıkladı. Kadınları hedef alan her türlü ayrımcı ve nefret içerikli yaklaşımın karşısında durmaya kararlı olduklarını belirten Başkanlık, toplumsal barışın korunması adına bu tür hadiselere karşı net bir tavır takınmanın gerekliliğini vurguladı.
ORTAK YAŞAM KÜLTÜRÜNE ZARAR VERİYOR
Açıklamada, hedef gösterilen söylemlerin ortak yaşam kültürünü zedelediği ve toplumsal huzuru bozmaya yönelik bir provokasyon olduğu belirtildi. Kadınlar arasındaki ayrışmayı derinleştirmeye çalışan bu tip "talihsiz" tutumların, demokrasinin temel taşlarına zarar verdiği ifade edilirken, tüm vatandaşlara ayrıştırıcı dilden uzak durulması çağrısında bulunuldu.




