Grafik tasarımda bir işin fiyatı nasıl belirleniyor. Sorunun yanıtı diğer mesleklerden farklı bir yerde duruyor.

Bir haber sitesinin grafik tasarım işlerini yürüten Yankı Özcan Sungur, Türkinform'a mesleğin ekonomisini ve son yıllarda değişen dengeleri anlattı. Sungur, Eskişehir Teknik Üniversitesi Grafik Tasarımı programından iki yıl önce mezun oldu.
FİYAT MALİYETE DEĞİL ZAMANA GÖRE
Sungur'a göre grafik tasarımın fiyatlandırması, ürün üreten işlerden temelde ayrılıyor.
"Grafik tasarımda maliyet olmadığı için aslında harcadığın zamana fiyat biçiyorsun."
Fiyatı belirleyen ikinci unsur deneyim. Yeni mezun bir tasarımcı ile uzun süredir sektörde olan birinin verdiği rakam aynı olmuyor.
Müşteriye verilen fiyat, işin kaç günde teslim edileceği bilgisiyle birlikte iletiliyor.
Kalem bazlı fiyatlarda ise bağlayıcı bir tarife bulunmuyor.

Mesleğin örgütü Grafik Tasarımcılar Meslek Kuruluşu sergi, seminer ve yayın çalışmaları yürütüyor, ücret tarifesi yayımlamıyor. Piyasada dolaşan rakamlar da bu yüzden ajansların ve tasarımcıların kendi açıkladığı listelerden oluşuyor.
Listelerdeki 2026 aralıkları birbirinden ayrışıyor. Logo tasarımında bir liste 3 bin 500 lira ile 18 bin lira arasını gösterirken, başka bir liste 5 bin liradan 100 bin liraya uzanan bir bant veriyor.
Kurumsal kimlikte aralık 9 bin lira ile 45 bin lira ya da 15 bin lira ile 100 bin lira olarak veriliyor. Sosyal medya gönderi tasarımında adet fiyatı 250 lira ile 900 lira, afişte bin 800 lira ile 8 bin lira, katalogda 7 bin 500 lira ile 70 bin lira bandında fiyatlar isteniyor.
ÜÇ REVİZE HAKKI, SONRASI EK ÜCRET
Sektörde en çok sorun çıkaran başlık revize talepleri. Sungur, bunun bazı müşteriler tarafından suistimal edildiğini belirtiyor.
Uygulanan yöntem şu. Fiyat verilirken belirli sayıda revize hakkı da tanımlanıyor, yaygın uygulama üç revize.
"Üç revizeden sonra her revizede farklı bir fiyat veriliyor."
Sungur'un aktardığına göre ek revizeler için işin büyüklüğüne bağlı olarak 200 ile 300 lira arasında ilave ücret ekleniyor.
OKULDA TEMEL VERİLİYOR, GERİSİ İŞ BAŞINDA
Sungur, okul eğitiminin iş hayatına yeterince hazırlamadığı görüşünde. Kendisinin de mezun olduğu iki yıllık önlisans programlarında eğitimin temel düzeyde kaldığını söylüyor.
Mesleğe dair öğrendiklerinin önemli bölümünü bir aylık staj sürecinde edindiğini anlatıyor.
"Okul zamanı gözümüzü korkutmuşlardı."
Sungur, çalışma hayatının anlatıldığı kadar zor olmadığını, eğlenceli bir tarafının da bulunduğunu belirtiyor. Okulda oluşturulan beklenti ile sahadaki gerçek arasındaki fark, mezunların ilk aylarda yaşadığı şaşkınlığın da kaynağı. İlk işinde hazırlıksız yakalandığı büyük bir konu yaşamadığını, eksiklerinin program içindeki araç ve özellik detaylarıyla sınırlı kaldığını söylüyor.
YAPAY ZEKA GÖRSELİ ÇOK BAĞIRIYOR
Yapay zeka görsel üretim araçları sektörde iki yönlü bir etki yarattı. Sungur bunu işi elden alma endişesi ile kolaylaştırıcı yön arasındaki gerilim olarak tarif ediyor.
Kolaylaştırdığı nokta net. Tasarımcı, kafasındaki görseli arşivlerde bulamadığında kendi ihtiyacına göre üretebiliyor. Daha önce bu aşamada ya farklı bir fikre geçiliyor ya da özel çekim gerekiyordu.
Sektörün araca bakışı da değişmiş durumda.
"Eskiden insanlar yapay zekaya daha karşıydı. Şu anda çok sırıtmadığı takdirde herkes kullanımına tamam gibi."
Sungur, özellikle sosyal medya tasarımlarında yapay zeka kullanımının yaygınlaştığını belirtiyor. Sosyal medyada görsellerin büyük bölümünün artık bu araçlarla üretildiğini söylüyor.
Eleştirdiği nokta ise üretilen görsellerin fark edilebilirliği.
"Bazen çok bağırıyor. Afişte de bağırıyor, menüde de bağırıyor."
Sungur'a göre araç, sırıtmadığı sürece işe modern bir hava katıyor. Ancak yapay zeka olduğu ilk bakışta anlaşılan görseller göze hoş gelmiyor.
FREELANCE Mİ, AJANS MI?
Serbest çalışmakla kurumsal bir yapıda çalışmak arasındaki tercihte Sungur iki unsura işaret ediyor. Sektörde geçirilen süre ve sahip olunan çevre.
Yeni mezun biri için serbest çalışmayı riskli buluyor. Gerekçesi müşteri çevresinin henüz oluşmamış olması.
Kendi tercihi ajans ya da şirket yönünde. Nedeni iş bölümü. Kurumsal yapıda işin tamamı tek kişinin üzerinde kalmıyor.
Serbest çalışmanın avantajını ise çalışma saatlerini kendi belirleyebilmek olarak tanımlıyor. Uzun süredir sektörde olanlar için bu modelin mantıklı olabileceğini söylüyor.
Tercihte belirleyici olanın kişinin kendi önceliği olduğunu, iki modelin de kendine göre üstünlükleri bulunduğunu ekliyor.
"İŞ İLANLARINDA HER İŞ BEKLENİYOR"
Mesleğe girecek birine tavsiyesi tek bir programı öğrenmek değil.
Sungur ilk sıraya yapay zeka araçlarını iyi kullanmayı koyuyor. Program bilgisinin hâlâ önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirtiyor.
Sıralamanın değişmesi, mesleğin son iki yılda geçirdiği dönüşümün de göstergesi. Araç kullanımı, tek başına program hakimiyetinin önüne geçmiş durumda.
Diğer başlıklar insan ilişkileri, sabır ve güncel kalmak. Portfolyoyu sürekli beslemenin de belirleyici olduğunu söylüyor.
Gerekçesini ise iş ilanlarındaki beklentiyle açıklıyor.
"Açılan iş ilanlarında A'dan Z'ye her işi senden bekliyorlar, senin alanın olmayan bir şeyi bile."
Sungur, tasarımcının kendini mümkün olduğunca geniş bir yelpazede geliştirmesinin iş imkanlarını doğrudan artırdığı görüşünde.




