Bolu Belediyesi'ne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında mahkeme karşısına çıkan sanıklar ve tanıklar arasında gergin bir süreç yaşanıyor. İş dünyası temsilcileri, belediye başkanlığından uzaklaştırılan Tanju Özcan ile gerçekleştirilen toplantılarda reklam bedellerinin zarflarla tebliğ edildiğini, aksi durumda zabıta denetimleriyle baskı kurulduğunu öne sürerken, bazı müteahhitler ticari süreçlerinde herhangi bir şikayetlerinin bulunmadığını belirtti.

"TOPLANTIDA TELEFONLAR İÇERİ ALINMADI" İDDİASI

Davanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, market temsilcileriyle yapılan toplantıya ilişkin tanık beyanları oldu. BİM A.Ş. Mağaza Geliştirme Müdürü Saffet Karadağ, toplantı öncesinde katılımcılardan cep telefonlarının alınarak dışarıda bırakılmasının istendiğini belirtti. Karadağ, toplantı sonunda kendilerine içerisinde reklam bedellerinin yazılı olduğu zarfların verildiğini ve bu durumun bir "dayatma" gibi algılandığını ifade etti.

A W742762 01

Meloni'den Avrupa egemenliği vurgusu: "Kimseye bağımlı olmamalıyız"
Meloni'den Avrupa egemenliği vurgusu: "Kimseye bağımlı olmamalıyız"
İçeriği Görüntüle

"YA SEVE SEVE VERECEKSİNİZ YA DA SEVE SEVE"

Saffet Karadağ'ın duruşmadaki, "Tanju Özcan, toplantıda herkese karşı 'Ya seve seve vereceksiniz ya da seve seve' şeklinde bir ifade kullandı" şeklindeki sözleri, iddianamedeki "icbar suretiyle irtikap" suçlamasına dayanak oluşturan en kritik ifadelerden biri oldu. Karadağ, bu baskıya rağmen şirket inisiyatifiyle düşük bedelli bir reklam sözleşmesi imzalamayı kabul ettiklerini, ancak bu sürecin ardından da denetimlerin devam ettiğini dile getirdi.

HASTANE İNŞAATINDA "BETON SANTRALİ" KRİZİ

Müteahhit Cenk Erşebetçi, Bolu’da yapımı devam eden hastane inşaatı sürecinde yaşadığı "mobbing"i anlattı. Erşebetçi, Tanju Özcan’ın kendilerine "Size beton santrali kurdurtmam" dediğini iddia ederek, santral kurmaları sonrası zabıta ekiplerinin şantiyeyi mühürlediğini ve bu durumun hastane inşaatını iki ay geciktirdiğini vurguladı. Ancak Erşebetçi, tüm yaşananlara rağmen "şikayetçi değilim" demeyi tercih etti.

A W742762 03

"BAĞIŞ VE REKLAM ZORUNLU DEĞİLDİ" SAVUNMASI

Duruşmada dinlenen bir diğer müşteki Halis Volkan Akıncı ise, BolSev Vakfı’na yapılan 2,5 milyon liralık bağışın ve 7,5 milyon liralık reklam bedelinin gönüllü olarak kabul edildiğini belirtti. Akıncı, herhangi bir hakediş ödemesinin bağış şartına bağlanmadığını savunarak, ticari bir kazanç beklentisiyle bu anlaşmayı imzaladığını ifade etti.

Kaynak: İHA