Sahnede Türkiye'nin ekonomik krize girdiği dönemlerde belirli miktardaki paranın adeta “hayalet olduğu” anlatılırken, bunun sonucunda fabrikaların kapandığı, insanların işsiz kaldığı ve şirketlerin ciddi değer kaybettiği ifade ediliyor. Ardından piyasadaki varlıkların düşük fiyatlardan toplandığı ve yeniden para girişi başladığında aynı varlıkların çok daha yüksek değerlere ulaştığı anlatılıyor.
“HER KRİZE GİRME ARİFESİNDE PARA HAYALET OLUYOR”
Kurtlar Vadisi Pusu'nun söz konusu bölümünde farklı güç ve sermaye grupları anlatılırken “Karacadağ ailesi” üzerinden ekonomik krizlere ilişkin dikkat çekici bir değerlendirme yapılıyor. Sahnedeki anlatımda, Türkiye'nin her krize girme arifesinde piyasadaki belirli miktardaki paranın “hayalet olduğu”, para sıkıntısı nedeniyle milyonlarca insanın işsiz ve aşsız kaldığı, fabrikaların ise kapanmak zorunda kaldığı ifade ediliyor.
Anlatının devamında ise krizle birlikte değeri düşen varlıkların düşük fiyatlardan toplandığı öne sürülüyor. Daha sonra piyasaya yeniden para girdiğinde ekonomik koşulların düzeldiği ve çok düşük bedellerle alınan varlıkların katbekat değerlenerek büyük bir servet transferine dönüştüğü kurgulanıyor.

BORSA İSTANBUL'DAKİ SERT DÜŞÜŞÜN ARDINDAN YENİDEN GÜNDEMDE
Sahnenin yeniden hatırlanmasına neden olan gelişme ise Borsa İstanbul'da yaşanan son sert satış dalgası oldu. BIST 100 endeksi 16 Eylül'de yüzde 5,54 değer kaybederken gün içerisinde kayıp yüzde 7'yi aştı ve 60'tan fazla hisse taban fiyat seviyesini gördü. Satışların derinleşmesi üzerine endekse bağlı devre kesici devreye girerken, piyasalardaki hareketin merkezine yatırım fonlarındaki likidite sorunları yerleşti.
Fonlardan artan çıkışlar ve bazı fonlarda yaşanan ödeme sorunları nedeniyle nakit ihtiyacının yükselmesi, portföylerde bulunan hisselerdeki satış baskısını artırdı. Özellikle alıcının sınırlı kaldığı hisselerde fiyatların hızla gerilemesi ve satışların başka hisselere yayılması piyasada domino etkisi oluşturdu.
FİNANSAL İSTİKRAR KOMİTESİ ACİL TOPLANDI
Borsadaki sert düşüşün ardından Finansal İstikrar Komitesi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında 17 Eylül sabahı toplandı. Komite toplantısının ardından yapılan açıklamada, Borsa İstanbul'un ve sermaye piyasalarının işleyişinde temel veya yapısal bir risk bulunmadığı, sorunun fon piyasasının belirli bir bölümünde yoğunlaştığı belirtildi.
Komite mevcut sorunu “geçici ve yönetilebilir” olarak nitelendirirken likidite sıkışıklığının giderilmesi ve bulaşma riskinin önlenmesi için gerekli tedbirlerin ilgili kurumlar tarafından süratle uygulanacağını duyurdu. Piyasa bozucu eylemlerde bulunduğu belirlenenler hakkında da düzenleyici ve denetleyici kurumların yetkilerini kullanmaya devam edeceği bildirildi.

MERKEZ BANKASI LİKİDİTE ADIMLARINI AÇIKLADI
Komite toplantısının ardından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından da likidite yönetimine ilişkin yeni adımlar geldi. TCMB, haftalık repo ihaleleriyle sağlanan fonlama miktarının likidite koşullarına göre artırılacağını, Bankalararası Para Piyasası'nda bankaların borç alabilme limitlerinin güncelleneceğini ve teminat iskonto oranlarının azaltılacağını açıkladı.
Böylece Kurtlar Vadisi'ndeki yıllar önce yayımlanan kriz ve likidite sahnesi ile bugünkü gelişmeler arasında sosyal medyada benzetmeler yapılmaya başlandı. Ancak dizide anlatılan “paranın bilinçli biçimde ortadan çekilerek varlıkların ucuza toplandığı” senaryo kurgusal bir anlatı niteliği taşırken, mevcut Borsa İstanbul hareketlerinin böyle organize bir mekanizmadan kaynaklandığını ortaya koyan doğrulanmış bir bulgu bulunmuyor.





