Boşanma süreci, yalnızca eşler arasındaki ilişkinin sona ermesi anlamına gelmiyor. Özellikle çocuklu ailelerde alınan kararlar, çocukların duygusal ve sosyal gelişimini de doğrudan etkileyebiliyor. Aile Danışmanı Zekiye Çapan, boşanma kararından önce çiftlerin sorunlarını analiz etmesi, iletişim becerilerini geliştirmesi ve çocukların süreçte zarar görmemesi için yapıcı bir yol izlenmesi gerektiğini söyledi.
BOŞANMA SÜRECİNDE EN SIK YAPILAN HATA NE?
Aile Danışmanı Zekiye Çapan’a göre boşanma sürecinde yapılan en önemli hatalardan biri, çiftlerin sorunları daha evliliğin başında çözmeye çalışmaması.

Çapan, çiftlerin anlaşmazlıkların nedenlerini analiz etmesi, sorun çözme becerilerini geliştirmesi ve gerektiğinde bu konuda destek alması gerektiğini belirtti.
Özellikle çocukların bulunduğu evliliklerde anne ve babanın yaşadığı çatışmaların çocuğun hayatını da olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Çapan, boşanmanın kaçınılmaz hale geldiği durumlarda ise sürecin yıkıcı değil, yapıcı biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
“ÇOCUKLAR ANNE VE BABALARININ GELECEĞE GÖNDERECEĞİ MEKTUPTUR”
Çapan, çocuklu ailelerde boşanma kararı verilirken eşlerin yalnızca kendi duygularını değil, çocuklarının geleceğini de düşünmesi gerektiğini vurguladı.
Bir çocuğun gelişiminde anne ve babanın rolünün son derece önemli olduğuna dikkat çeken Çapan, ebeveynlerin çocuk yetiştirme sorumluluğunun farkında olması gerektiğini belirtti.
Çapan’a göre anne veya babanın eşine duyduğu öfkeyi çocuğuna yansıtması, diğer ebeveynle yaşanan çatışmanın çocuğa taşınması veya çocuğun ebeveynlerden biriyle ilişkisinin koparılması, boşanma sürecini çocuk açısından daha yıpratıcı hale getiriyor.
“ANLA, ANLAT, ANLAŞ”
Evliliklerde iletişimin üç temel aşamadan oluştuğunu belirten Zekiye Çapan, bunu “anla, anlat, anlaş” şeklinde özetledi.
Çapan, eşlerin öncelikle birbirlerini anlamaya çalışması, ardından kendi düşüncelerini karşı tarafa doğru biçimde aktarabilmesi ve son aşamada ortak bir anlaşma zemini oluşturması gerektiğini söyledi.
Bu üç aşamada da çözüm bulunamıyorsa ve evlilik her iki taraf ile çocuklar için sürekli bir yıpranma alanına dönüşüyorsa boşanmanın kaçınılmaz hale gelebileceğini ifade etti.
“ÇOCUK İÇİN EVLİLİĞİ SÜRDÜRMEK HER ZAMAN ÇÖZÜM DEĞİL”
Geçmişte çocukların hatırına sürdürülen evliliklerin daha yaygın olduğunu belirten Çapan, günümüzde bu anlayışın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Çapan, sürekli çatışmanın yaşandığı ve eşlerin birbirine zarar verdiği bir evliliğin çocuk açısından da sağlıklı olmayabileceğine dikkat çekti.
Ancak boşanma kararı verilse dahi anne ve babanın ebeveynlik sorumluluğunun sona ermediğini vurgulayan Çapan, çocuğun iki ebeveynle olan ilişkisinin mümkün olduğunca korunması gerektiğini belirtti.
BOŞANMA SONRASI YALNIZLIK NASIL AŞILIR?
Uzun yıllar süren bir evliliğin ardından yaşanan yalnızlığın yalnızca eşin yokluğuyla açıklanamayacağını belirten Çapan, kişinin kendi hayatına ve gelişimine ne kadar alan açtığının da önemli olduğunu söyledi.
Çapan, özellikle kadınların yalnızca ev işleri ve aile sorumluluklarıyla sınırlı bir yaşam sürmesinin, boşanma sonrasında hayatı yeniden kurmayı zorlaştırabileceğini ifade etti.
Bu noktada kişinin kendi zihinsel gelişimine yatırım yapmasının önemine dikkat çeken Çapan; kitap okumak, sanata ve kültürel faaliyetlere ilgi göstermek, gündemi takip etmek ve kişinin kendisine ait bir uğraş alanı oluşturmasının yalnızlık duygusuyla baş etmede önemli olduğunu belirtti.
“KİTAP OKUMAK ÇOK GÜZEL BİR DOSTTUR”
Zekiye Çapan, insanın yalnızca fiziksel ihtiyaçlarının değil, zihinsel ihtiyaçlarının da bulunduğunu vurguladı.
Değişen dünya, teknoloji ve yapay zeka karşısında bireyin kendisini sürekli geliştirmesi gerektiğini belirten Çapan, kişinin hayatının hangi döneminde olursa olsun öğrenmeye devam etmesinin önemine dikkat çekti.
Çapan, kitapların insanın dünyasını genişleten, farklı bakış açıları kazandıran ve kişinin kendisine yeni alanlar açmasını sağlayan önemli bir kaynak olduğunu söyledi.
AİLELER BOŞANMA SÜRECİNE NE KADAR MÜDAHİL OLMALI?
Boşanma sürecinde yalnızca çiftlerin değil, anne ve babaların da önemli bir rolü bulunuyor. Ancak Zekiye Çapan'a göre ailelerin en büyük hatası, evlilikte yaşanan sorunların doğrudan üçüncü kişilere taşınması.
Çapan, evlenen çiftlerin artık kendi ailelerini kurduğunu ve anne-babaların bu yeni aile yapısına saygı göstermesi gerektiğini belirtti.
Eşler arasındaki her tartışmanın ailelere aktarılmasının, evlilikteki sorunları daha da büyütebileceğini ifade eden Çapan, “Üçüncü şahıslar devreye girince bu aile zaten başta iflas eder” görüşünü dile getirdi.
“GEREKTİĞİNDE ARKALARINDA OLUN, AMA KENDİ YUVALARINI KURMALARINA İZİN VERİN”
Anne ve babaların çocuklarının evliliklerine tamamen sırt çevirmemesi gerektiğini de belirten Çapan, önemli olanın doğru zamanda ve doğru şekilde destek vermek olduğunu söyledi.
Çapan, gelinin de damadın da aile tarafından evlat olarak görülmesi gerektiğini vurgulayarak, çiftlerin kendi sorunlarını çözmelerine fırsat verilmesi gerektiğini ifade etti.
Ona göre ailelerin rolü, her sorunda evliliğin içine girmek değil; çift gerçekten zor durumda kaldığında onların yanında olduğunu hissettirmek olmalı.
BOŞANMA KARARI ÖNCESİ ÇİFTLER NE YAPMALI?
Aile Danışmanı Zekiye Çapan'ın değerlendirmesine göre boşanma kararı verilmeden önce çiftlerin kendi ilişkilerini objektif biçimde değerlendirmesi gerekiyor.
Sorunlarımızın kaynağı ne? Birbirimizi gerçekten anlayabiliyor muyuz? Sorunlarımızı çözmek için gereken çabayı gösterdik mi? Çocuklarımız bu süreçten nasıl etkileniyor?
Çiftlerin bu sorulara dürüst yanıt vermesinin önemli olduğunu belirten Çapan, tüm çözüm yolları denenmesine rağmen evliliğin taraflar ve çocuklar için sürekli bir zarar alanına dönüşmesi halinde ise boşanmanın daha sağlıklı bir seçenek olabileceğini ifade etti.



