Boşanma davalarının en çetrefilli konularından biri olan ve aileler arasında yıllardır büyük tartışmalara yol açan "Düğünde takılan altınlar kimin hakkıdır?" sorusu, Yargıtay'ın verdiği tarihi bir kararla yeni bir boyut kazandı.

Uzun yıllar boyunca mahkemelerde uygulanan ve istisnai durumlar haricinde "düğün takılarının tamamının kadına ait olduğu" yönündeki genel kabul, yerini yeni bir uygulamaya bıraktı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin aldığı emsal niteliğindeki kararla birlikte, takıların paylaşımında devrim niteliğinde bir döneme girildi.

"KİME TAKILDIYSA ONUN OLACAK"

Yüksek Mahkeme'nin milyonlarca evli ve boşanma aşamasındaki çifti yakından ilgilendiren yeni içtihadına (hukuki yorumuna) göre, takı paylaşımında temel kriter artık takının doğrudan kime takıldığı ve kullanım niteliği olacak.

60 saniyede gündem!
60 saniyede gündem!
İçeriği Görüntüle

Güncel uygulamaya göre; bilezik, gerdanlık veya kolye gibi açıkça kadına özgü olan ziynet eşyaları yine gelinin kişisel malı sayılmaya devam edecek. Ancak damada takılan nakit para, çeyrek altın, gram altın veya erkek saati gibi cinsiyete özgü olmayan takılar artık doğrudan erkeğin hakkı olarak kabul edilecek.

İÇTİHAT NEDEN DEĞİŞTİ?

Yargıtay, yıllardır süregelen bu köklü uygulamanın neden değiştirildiğini ise dava dosyasının gerekçeli kararında tüm şeffaflığıyla kamuoyuna açıkladı. Kararın temelinde, toplumsal gelenek ve göreneklerin zaman içindeki dönüşümü ile ekonomik şartlar yatıyor.

Mahkemenin değerlendirmesine göre; günümüz düğünlerinde takılan altın ve paralar yalnızca kadına bir "süs veya ziynet" amacıyla verilmiyor. Davetliler, yeni evlenen çiftlere ortak yaşamlarını kurma aşamasında maddi bir katkı ve ekonomik destek sağlama hedefiyle de takı takıyor. Gelişen ekonomik ve hukuksal ilişkilerin bu dinamik yapısı, Daire'nin önceki kararlarında bir değişime gitmesini zorunlu kıldı.

TAKI SANDIĞINA VE KUTUSUNA ATILANLAR NASIL PAYLAŞILACAK?

Düğünlerde sıklıkla tercih edilen "takı sandığı" veya "takı torbası" gibi ortak alanlarda biriken değerlerin kime ait olacağı konusu da kararla netliğe kavuşturuldu. Eğer çiftler arasında takıların paylaşımına dair yapılmış bir ön anlaşma veya ispatlanabilen bir yerel adet yoksa, mahkemeler şu kuralları işletecek:

  • Sandığa atılan eşya kadına özgü bir takıysa, geline verilmiş sayılacak.

  • Sandığa atılan eşya erkeğe özgü bir takıysa, damadın sayılacak.

  • Kutuya atılan altın veya para, her iki cinsiyetin de kullanımına ve tasarrufuna uygunsa (örneğin çeyrek altın, döviz, Türk Lirası), bu değerler eşlerin ortak malı olarak kabul edilecek ve eşit paylaşılacak.

Kararda ayrıca, aidiyet konusunda bir anlaşmazlık çıkması durumunda uzman bilirkişilerden rapor alınması gerektiği vurgulandı. Öte yandan Yargıtay, "altınlarım bende değil, eşim benden zorla aldı" gibi hayatın olağan akışına aykırı iddialarda bulunan tarafın, bu durumu kesin delillerle ispatlamakla yükümlü olduğunun altını çizdi.

EMSAL DOSYADA AİLE MAHKEMESİNİN KARARI BOZULDU

İçtihat değişikliğini resmileştiren süreç, geçtiğimiz günlerde görülen çekişmeli bir boşanma davasında yaşandı.

Söz konusu davada davacı gelin, kendi üzerindeki takıların yanı sıra düğün merasimi sırasında doğrudan damada takılan 6 adet çeyrek altının da kendisine iade edilmesini talep etti. Davaya bakan Yerel Aile Mahkemesi ve sonrasındaki Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf), eski içtihatları uygulayarak kadını haklı buldu ve erkeğe takılan altınların da kadına ait olduğuna hükmetti.

Ancak damadın avukatı pes etmeyerek kararı Yargıtay'a taşıdı. Dosyayı titizlikle inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, alt mahkemelerin kararını bozarak emsal bir hüküm kurdu.

ERKEĞİN TAKISI KENDİSİNE KALDI

Yargıtay kararında, dosya içerisindeki bilirkişi raporları tek tek incelendi. Gelinin talep ettiği 4 adet 22 ayar bilezik, 10 adet çeyrek altın, 1 adet altın kolye ve halk arasında "iki buçukluk" olarak bilinen, her biri 10 çeyrek altına denk yüksek gramajlı 3 adet gremse altının kadının hakkı olduğu teyit edildi.

Fakat bilirkişi incelemesiyle düğün sırasında doğrudan damadın üzerine takıldığı kesinleşen 6 adet çeyrek altının, kadına özgü bir ziynet eşyası olmaması nedeniyle damatta kalması gerektiği belirtildi. Yerel mahkemenin, tamamı erkeğe takılan bu 6 altını da geline veren kararı kanuna aykırı bulunarak iptal edildi.

Muhabir: Almila İrem Kerküklü