Sekiz hasta ve sekiz donörün katılımıyla toplamda 16 kişinin aynı anda ameliyata alındığı bu organizasyon, cerrahi açıdan son derece karmaşık bir süreci ifade ediyor. Op. Dr. Ahmet Nihat Baysal, bir hastayı kurtarmaya çalışırken vericilerin hayatını tehlikeye atmamak için operasyon boyunca maksimum dikkatin şart olduğunu vurguluyor.

Ameliyathane ortamındaki kalabalık ekibi yönetmenin zorluklarına değinen Baysal, cerrahi ekipleri bir orkestraya benzetiyor. Tekli ameliyatlarda bile zaman zaman personel koordinasyonunda zorluklar yaşanabildiğini belirten uzman isim, böylesine devasa bir organizasyonun kusursuz bir "orkestra şefliğinde" başarılı bir şekilde yönetilmesinin büyük bir başarı olduğunun altını çiziyor.

GÖRÜNMEYEN KAHRAMANLAR

Elde edilen bu tarihi başarının arka planında çok daha derin ve kıymetli bir "arka mutfak" çalışması yatıyor. Op. Dr. Ahmet Nihat Baysal, bu büyüklükteki bir operasyonun başarısının sadece ön planda görünen kısımdan ibaret olmadığını, arka planda kalan kıymetli detayların konuşuldukça ortaya çıktığını ifade ediyor. Ameliyat masasında aynı anda operasyon gören on altı insanın yanı sıra, içerideki cerrahi personeli ve ekibi eşzamanlı olarak organize etmek büyük bir liderlik gerektiriyor. Bu durum, rekorun sadece cerrahi bir müdahale değil, aynı zamanda arkasında görünmeyen büyük bir organizasyon gücü barındırdığını kanıtlıyor.

I M G 4848

LÜKS SALONLAR YERİNE AMELİYATHANE YEMEKHANESİ

Operasyonun ardından ekibin ve Prof. Dr. Sezai Yılmaz'ın sergilediği mütevazı tavır, tıp dünyasında ayrı bir takdir topladı. Dünya çapındaki bu başarının ertesi gün lüks otel salonlarında, takım elbiselerle ve objektifler karşısında kutlanabilecekken, gecenin bir yarısı ameliyathane yemekhanesinde bir kap salata ve bir parça peynir ile karşılanması ekibin önceliklerini gözler önüne seriyor.

Siyasette "ışıklandırma" krizi: Arıkan ve Erbakan'dan tepki: Kınıyoruz!
Siyasette "ışıklandırma" krizi: Arıkan ve Erbakan'dan tepki: Kınıyoruz!
İçeriği Görüntüle

Baysal'ın aktardığına göre Prof. Dr. Yılmaz, elde edilen rekoru bir kenara bırakarak tamamen kurtarılan hayatlara odaklanıyor. Yılmaz'ın "Siz bu rekoru, dünyada bir ilk olduğunu boş verin, biz burada karaciğer yetmezliği son evreye gelmiş neredeyse hayatını kaybetmesi eli kulağında iki tane insanı kurtardık" şeklindeki yaklaşımı, kendi başarısını itip insan kurtarmaya odaklandığını gösteriyor. Geçmiş yıllarda Cumhurbaşkanı tarafından İbn-i Sina ödülüne layık görülen Prof. Dr. Yılmaz, insan hayatını kurtarmayı mesleğinin merkezine yerleştirmiş bir hekim olarak öne çıkıyor.

"BİR CAN DA SİZ KURTARIN"

Prof. Dr. Sezai Yılmaz’ın ameliyat sonrasında yaptığı konuşmanın aslında çok daha derin anlamlar içerdiğini belirten Op. Dr. Baysal, toplumun bu konuşmadaki gizli "altyazıyı" okuması gerektiğini vurguluyor. Hocanın, "Daha böyle insan kurtarmaya çok ihtiyacımız var" şeklindeki ifadelerinin altında, topluma yönelik "sizler de organ bağışlasanız çok iyi olur" şeklinde açık bir çağrı yatıyor. Baysal, bu mütevazı tavrın ve başarı hikayesinin arkasında, insana dokunma ve insan kurtarma çabasının her şeyin önüne geçtiği kocaman bir resmi ortaya çıkarmak istediğini belirtiyor.

TOPLUMA ÇAĞRI

Bu büyük başarının ardında topluma verilen en güçlü mesajın organ bağışı ihtiyacı olduğunu belirten Op. Dr. Baysal, kendisinin de bir organ bağışçısı olduğunu ifade ediyor. Dini açıdan organ bağışının hiçbir sakıncası olmadığını belirten Baysal, insan bedeninin toprak olacağını ve organ bağışlamanın inanç yönünden öteki tarafa bir engeli olmadığını vurguluyor.

Ailelerin organ bağışı konusunda yaşadığı çekincelere de değinen Baysal, karar verme sürecinde empati yapmanın önemine dikkat çekiyor. Organ bekleyen hastaların durumunu anlayabilmek için, bu süreçten çekinen kişilerin hastalara 15 gün refakatçi olmasının ve onların yaşadıklarını hissetmelerinin durumu değiştireceğini belirtiyor.

Ölümden sonra başka bir bedene umut olabilme ihtimalinin herkes tarafından bir kez daha gözden geçirilmesi gerektiğini hatırlatan uzman hekim, vatandaşları organ bağışı konusunda aceleci davranmaları gerektiğini söylüyor. Bazen bir insanın yeniden hayata tutunmasının başka bir insanın vereceği bir kararla mümkün olabileceği belirtilirken, bu tarihi ameliyatın yalnızca bir rekor olarak değil, bilimin merkezine insanı yerleştiren kıymetli bir hekimlik anlayışını temsil ettiği ve organ bağışçılarının da alkışlanması gerektiği ifade ediliyor.

Muhabir: Almila İrem Kerküklü