Goldman Sachs ekonomistleri Clemens Grafe ve Başak Edizgil, Türkiye’de fon piyasasında yaşanan son gelişmeleri mercek altına aldı. 21 Eylül tarihli raporda, yatırımcıların para piyasası fonlarından çıkarken tasarruflarını hangi araçlara yönlendirdiğine ilişkin dikkat çeken veriler paylaşıldı.
Rapora göre 11 Eylül ile sona eren haftada para piyasası fonlarından yaklaşık 1,8 milyar dolarlık çıkış gerçekleşti. Böylece eylül ayının ilk iki haftasındaki toplam çıkış yaklaşık 4 milyar dolara ulaştı.
PARANIN ADRESİ DOLAR DEĞİL TL OLDU
Fon piyasasındaki çalkantının ardından en büyük endişelerden biri, yatırımcıların paralarını döviz ve altına taşıyarak TL üzerinde yeni bir baskı oluşturmasıydı. Goldman Sachs’ın verileri ise ağırlıklı hareketin farklı yönde gerçekleştiğine işaret ediyor.
Değerleme etkilerinden arındırılmış verilere göre 11 Eylül haftasında bankacılık sistemindeki döviz ve altın mevduatları yaklaşık 1’er milyar dolar arttı. Buna karşılık TL mevduatlarında çok daha güçlü bir hareket görüldü.
TL mevduatları 15 Eylül itibarıyla yalnızca bir haftada 12 milyar dolar arttı. Eylül ayının tamamındaki artış ise yaklaşık 20 milyar dolara ulaştı. Goldman Sachs, bu tabloyu para piyasası fonlarından çıkan kaynakların önemli bölümünün TL mevduatlarına yöneldiğinin göstergesi olarak değerlendirdi.

FAİZ DÜŞTÜ AMA TL MEVDUATA İLGİ ARTTI
Dikkat çeken bir başka ayrıntı ise bu hareketin mevduat faizlerinin gerilediği bir dönemde gerçekleşmesi oldu.
Goldman Sachs verilerine göre TL mevduat faizi 11 Eylül haftasında 0,5 puan düşerek yıllık yüzde 43,9 seviyesine geriledi. Buna rağmen TL mevduatlarında milyarlarca dolarlık artış yaşandı.
Bu tablo, fon piyasasındaki oynaklığın ardından yatırımcıların daha likit ve öngörülebilir gördükleri banka mevduatlarına yönelmiş olabileceğine işaret ediyor.
131 FON İÇİN TASFİYE KARARI ÇIKMIŞTI
Goldman Sachs’ın raporu, Türkiye’nin fon piyasasında son yılların en sert dalgalanmalarından birinin yaşandığı dönemde geldi.
SPK, 17 Eylül’de Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls olmak üzere 7 portföy yönetim şirketinin TEFAS’ta işlem gören fonlarını işleme kapattı ve belirlenen fonların tasfiye edilmesine karar verdi. Ardından 131 yatırım fonunun tasfiye süreci için İş Bankası ve Ziraat Bankası yetkilendirildi.
Fon piyasasındaki likidite sıkışıklığı Borsa İstanbul’a da yansıdı. Sert satışların ardından BIST 100’de kayıplar yüzde 5’i aşarken yetkili kurumlar piyasadaki baskıyı azaltmak amacıyla likidite ve teminat düzenlemelerini devreye aldı.
TCMB REZERVLERİNDE 9 MİLYAR DOLARLIK DÜŞÜŞ
Goldman Sachs raporundaki tablo yalnızca mevduat tarafıyla sınırlı değil. Rapora göre TCMB’nin brüt rezervleri 17 Eylül itibarıyla bir haftada 9 milyar dolar azalarak 180 milyar dolara geriledi. Altın fiyatlarındaki değerleme etkisi çıkarıldığında rezerv kaybı yaklaşık 7 milyar dolar olarak hesaplandı.
Buna karşılık yabancı yatırımcı hareketleri sınırlı kaldı. 11 Eylül haftasında hem hisse senetlerine hem de yerel borçlanma araçlarına yaklaşık 200’er milyon dolarlık yabancı girişi gerçekleşti.

FON KRİZİNDE KORKULAN SENARYO ŞİMDİLİK GERÇEKLEŞMEDİ
Fonlardan milyarlarca dolarlık çıkış yaşanması, kaynakların hızla dövize yönelmesi halinde kur üzerinde ilave baskı oluşabileceği endişesini beraberinde getirmişti. Ancak Goldman Sachs’ın son verileri, eylülün ilk yarısında ağırlıklı tercihin TL mevduat olduğunu gösteriyor.
Bununla birlikte bu veriler, fon piyasasındaki sorunların tamamen sona erdiği veya TL üzerindeki risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Fonların tasfiye süreci devam ederken TCMB rezervlerindeki düşüş ve piyasalardaki oynaklık yakından takip ediliyor. Goldman Sachs’ın ortaya koyduğu ilk tablo ise fonlardan çıkan paranın büyük ölçüde dövize kaçmadığını ve TL finansal sisteminin içinde kaldığını gösteriyor.



