Bir konuşma sırasında karşı taraf gözlerini kaçırıyor, elleriyle oynuyor veya normalden daha huzursuz davranıyorsa akla hemen aynı soru gelebiliyor: “Yalan mı söylüyor?”

Ancak İnsan Tanıma Yöntemleri ve Beden Dili Uzmanı Dr. Murat Kaplan’a göre beden dilini bu kadar kesin biçimde yorumlamak doğru değil. Çünkü yalanla ilişkilendirilen birçok davranış, kaygıdan strese, utangaçlıktan rahatsızlığa kadar çok farklı nedenlerle ortaya çıkabiliyor.

GÖZ TEMASINDAN YALAN ANLAŞILIR MI?

Kaplan, bir kişinin gözünü kaçırmasının doğrudan yalan söylediği anlamına gelmediğini belirtiyor.

İnsanlar baskı altında kaldıklarında, kendilerini rahatsız hissettiklerinde, kaygılandıklarında veya zor bir konu hakkında konuşurken de göz temasını azaltabiliyor.

Bu nedenle tek başına “Gözlerini kaçırdı, demek ki yalan söylüyor” sonucuna varmak yanıltıcı olabiliyor.

KAYGI İLE YALAN BİRBİRİNE KARIŞABİLİYOR

Yalan söylediği düşünülen kişilerde aranan huzursuzluk, hareketlilik veya gerginlik gibi belirtilerin aslında kişinin o an yaşadığı stresle bağlantılı olabileceğini belirten Kaplan, beden dilinin neden-sonuç ilişkisini tek başına açıklamadığına dikkat çekiyor.

Asla sulanmayan taş gibi yoğurdun sırrı nedir?
Asla sulanmayan taş gibi yoğurdun sırrı nedir?
İçeriği Görüntüle

Bir kişinin ellerinin titremesi veya konuşurken daha fazla hareket etmesi, gizlediği bir şey olduğu anlamına gelebileceği gibi yalnızca sorgulandığı için gerilmiş olmasından da kaynaklanabilir.

TEK BİR HAREKETE BAKARAK KARAR VERMEYİN

Kaplan’a göre beden dili konusunda yapılan en büyük hatalardan biri, hareketleri adeta bir sözlük gibi yorumlamak.

Kollarını bağladıysa savunmada, burnuna dokunduysa yalan söylüyor, gözlerini kaçırdıysa bir şey saklıyor gibi kesin kalıplar, insan davranışının karmaşıklığını gözden kaçırabiliyor.

Asıl dikkat edilmesi gereken, kişinin normal davranış biçimiyle o anki davranışları arasında belirgin bir değişiklik olup olmadığı.

Dr. Murat Kaplan

“BİR ŞEY OLUYOR” DİYEBİLİR AMA NEDENİNİ SÖYLEMEZ

Kaplan’ın dikkat çektiği kritik nokta ise beden dilinin sınırı.

“Beden dili bize çoğu zaman ‘bir şey oluyor’ diyebilir; fakat tek başına ‘ne olduğunu’ söylemez.”

Bu nedenle davranışta fark edilen bir değişikliği kesin hüküm vermek için değil, iletişimi derinleştirecek bir işaret olarak değerlendirmek gerekiyor.

BEDEN DİLİ ZİHİN OKUMA YÖNTEMİ DEĞİL

Kaplan, beden dilinin karşıdaki kişinin zihninden geçenleri kesin biçimde öğrenmeye yarayan bir yöntem olmadığını vurguluyor.

Davranışın gerçekleştiği ortam, konuşmanın konusu, kişinin karakteri ve normalde nasıl davrandığı birlikte değerlendirilmeden yalnızca fiziksel hareketlerden “yalan söylüyor” sonucu çıkarmak mümkün değil.

Muhabir: SUDE COŞGUN