Tahran, ABD öncülüğündeki askeri faaliyetlere katılacak ülkelerin İran’a yönelik saldırılarda “suç ortağı” sayılabileceğini belirterek Seul’e “ciddi sonuçlar” mesajı verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran’da düzenlediği haftalık basın toplantısında Güney Kore’nin Hürmüz Boğazı’na asker gönderme planlarını değerlendirdi. Seul yönetimine Washington’ın bölgedeki askeri faaliyetlerine dahil olmaması çağrısında bulunan Bekayi, olası bir konuşlandırmanın İran tarafından yalnızca bir güvenlik tedbiri olarak görülmeyeceğinin sinyalini verdi.

TAHRAN’DAN SEUL’E “SUÇ ORTAĞI” UYARISI

Bekayi, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndaki askeri operasyonlara doğrudan katılacak ülkelerin İran’a karşı gerçekleştirilen eylemlere destek vermiş sayılacağını savundu. Güney Kore’nin ABD ile askeri iş birliğinin bu çerçevede değerlendirilmesi halinde Seul’ün “suç ortağı” konumuna düşebileceğini öne sürdü.

İranlı sözcü, böyle bir askeri varlığın sonuçsuz kalmayacağını vurgulayarak bölge dışındaki ülkelerin Hürmüz’de artan askeri gerilimin parçası olmaması gerektiğini söyledi. Bekayi’nin sözleri, Tahran’ın Güney Kore’nin olası konuşlandırmasını doğrudan kendi ulusal güvenliğiyle ilişkilendirdiğini ortaya koydu.

Hurmuz44

Aliyev’den Aziz Sancar’a “Şöhret” nişanı!
Aliyev’den Aziz Sancar’a “Şöhret” nişanı!
İçeriği Görüntüle

“CİDDİ SONUÇLARI OLUR”

Güney Kore ile İran arasındaki tarihsel ilişkilere ve karşılıklı saygıya dikkat çeken Bekayi, Seul yönetimine ABD’nin baskısı altında hareket etmemesi çağrısında bulundu. İran, bölgeye gönderilecek yeni askeri unsurların mevcut tansiyonu daha da yükselteceği görüşünü savunuyor.

Bekayi, ABD’nin İran’a yönelik hava saldırıları ve ekonomik yaptırımlarını da eleştirerek Washington’ın politikalarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ileri sürdü. İranlı sözcü, bu politikaların yalnızca İran’ı değil bölgesel ve uluslararası güvenliği de olumsuz etkilediğini söyledi.

HÜRMÜZ’DE ASKERİ HAREKETLİLİK ARTIYOR

Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik, son dönemde artan askeri hareketlilik nedeniyle yeniden uluslararası gündemin merkezine yerleşti. ABD’nin bölgedeki varlığına karşı çıkan İran, başka ülkelerin de Washington öncülüğündeki operasyonlara katılmasını kendi güvenliğine yönelik bir tehdit olarak değerlendiriyor.

Tahran’ın Güney Kore’ye yönelik son çıkışı, Hürmüz’deki gerilimin yalnızca İran-ABD hattıyla sınırlı kalmayabileceğini gösteriyor. Bölgeye yeni ülkelerin askeri unsurlar göndermesi halinde diplomatik gerilimin daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceği değerlendiriliyor.

Abd Üs

İRAN: ABD ÜSLERİNE SALDIRILAR MEŞRU MÜDAFAA

Bekayi, İran’ın Orta Doğu’daki ABD askeri üslerine yönelik saldırılarını da savunarak bunların “meşru müdafaa” kapsamında gerçekleştirildiğini öne sürdü. Washington’ın İran’a yönelik askeri ve ekonomik politikalarının Tahran’a karşı yönelttiği suçlamaları geçersiz hale getirdiğini savundu.

İran’ın bu açıklaması, Tahran’ın bölgedeki Amerikan askeri varlığına karşı gerektiğinde güç kullanmaya devam edebileceği mesajı olarak öne çıktı. Güney Kore’ye yapılan uyarı da bu nedenle Seul’ün olası askeri varlığının gelecekte İran’ın misilleme hesaplarına dahil edilip edilmeyeceği sorusunu gündeme taşıdı.

İSRAİL VE AVRUPA’YA DA SERT ELEŞTİRİ

Basın toplantısında İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki faaliyetlerine de değinen Bekayi, Tel Aviv yönetimini Lübnan’ın egemenliğini ihlal etmekle suçladı. ABD ve Avrupa ülkelerinin İsrail’in bölgedeki faaliyetlerine karşı sessiz kaldığını savunan İranlı sözcü, yaşananların bölgedeki “direniş” unsurlarının önemini ortaya koyduğunu ileri sürdü.

Bekayi ayrıca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın İran’a karşı siyasi bir araç haline getirildiğini iddia etti. ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya’nın Tahran’ın nükleer yükümlülüklerini ihlal ettiği yönündeki suçlamalarını reddeden Bekayi, Batılı ülkelerin nükleer dosyada çifte standart uyguladığını savundu.

BİR YANDAN REST, DİĞER YANDAN DİPLOMASİ

Tahran’ın bölgedeki askeri gelişmelere yönelik sert mesajlarına rağmen diplomatik temasların sürdüğü de açıklandı. Bekayi, Katarlı yetkililerle Tahran’da gerçekleştirilen görüşmelere işaret ederek İran’ın ulusal çıkarları doğrultusunda diplomatik kanalları kullanmaya devam edeceğini söyledi.

Güney Kore’ye yönelik “ciddi sonuçlar” uyarısı ile aynı dönemde diplomatik temasların sürdürülmesi, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki stratejisinde caydırıcılık ve diplomasiyi eş zamanlı yürütmeye çalıştığını gösteriyor. Seul’ün asker konuşlandırma planında nasıl bir yol izleyeceği ise Hürmüz’deki gerilimin bundan sonraki seyrinde kritik başlıklardan biri olacak.

Kaynak: Haber Merkezi