İş dünyasında kuşak çatışmaları, Z kuşağının istihdama katılımının artmasıyla birlikte yeni bir boyut kazandı. Genç profesyonellerin çalışma hayatından beklentileri, geleneksel yönetim anlayışına sahip kurumları değişime zorluyor. Kariyer Danışmanı Özlen Çetin Ege, Z kuşağının iş dünyasındaki konumunu, yönetimsel sorunları ve son dönemde artan "sessiz istifa" ile "ghosting" eğilimlerini değerlendirdi.

"BEN" DİLİ VE ANLAM ARAYIŞI ÖN PLANDA
Z kuşağının kendilerinden önceki X ve Y kuşaklarından belirgin şekilde ayrıştığına dikkat çeken Ege, bu kuşağın saygı görme ve farklı olma ihtiyacının oldukça yüksek olduğunu belirtti. İş ve özel hayat dengesini merkeze alan genç yeteneklerin, anlam buldukları bir işte çalışmayı önceliklendirdiğini ifade eden Ege, “başkalarıyla karşılaştırılmaktan hoşlanmayan ve "ben" dilini yoğun olarak kullanan Z kuşağı, eyleme geçmeden önce süreçlere ikna olmaya ihtiyaç duyuyor.” Dedi
Ege'nin aktardıklarına göre, gençler iş hayatlarında sürekli "neden" ve "niçin" sorularını sorarak tatmin edici yanıtlar arıyor ve ne istedikleri konusunda zaman zaman kararsızlık yaşasalar da ne istemediklerini çok net biliyorlar.
İLETİŞİMDE YENI DÖNEM VE ESNEKLİK ISRARI
Ege, yeni neslin iletişim alışkanlıklarının da kurumsal hayatta farklılık gösterdiğini kaydederken, geleneksel iş ahlakında yer alan mesajlara hemen dönme anlayışının Z kuşağında karşılık bulmadığını belirtti. Ege, gençlerin "dönmüyorsam anlarlar" yaklaşımıyla hareket edebildiğini ve mesaj yanıtlama sürelerinin uzamasının iş dünyasında ciddi bir sorun olarak görüldüğünü vurguladı. Ayrıca genç çalışanların esnek çalışma modelleri konusunda oldukça ısrarcı ve talepkâr olduklarının altı çizdi.
ESKİ YÖNETİM TARZI Z KUŞAĞINDA İŞE YARAMIYOR
Günümüzde işverenlerin yaşadığı en büyük problemlerden birinin, eski nesil yönetim anlayışını yeni kuşağa uygulama çabası olduğu ifade ediliyor. Ege, Y kuşağının esneklik arayışıyla başlayan ve baskıdan hoşlanmama durumuyla devam eden sürecin yöneticileri zorladığını, ancak emir-talimat zincirine dayalı katı hiyerarşik düzenin Z kuşağında tamamen ters teptiğini ifade etti.
Öte yandan Ege, "Takdir bağımlısı" olarak nitelendirilen bu genç grubun, olumsuz geri bildirimler karşısında tepkisel veya duyarsız kalabildiğini aktardı. Uzmanlara göre çözüm, yeni nesil liderlik anlayışında yatıyor. Yöneticilerin, genç çalışanlara net görev tanımları sunarak koçluk yaklaşımı sergilemesi, verilen işin anlamını ve gerekliliğini açıklayarak onları sürece dahil etmesi gerektiği vurgulanıyor.

SESSİZ İSTİFA SADECE Z KUŞAĞININ SORUNU DEĞIL
Son dönemde popülerleşen "sessiz istifa" (quiet quitting) kavramının yalnızca Z kuşağına özgü bir savunma mekanizması olmadığını belirten Özlen Çetin Ege, bu durumun artan yaşam maliyetleri ve karşılanmayan beklentilerle doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti.
Uzman isim kısıtlı kariyer fırsatları, artan iş yükü, düşük ücretler ve iş-özel hayat dengesinin kurulamaması gibi etkenlerin çalışanlarda kaçınılmaz bir tükenmişliğe yol açtığını belirtirken, alternatif iş bulma zorluğu nedeniyle bireylerin fiziken iş yerinde olsalar da ruhen işten koptuklarını dile getirdi. Ege, bu durumun kurumlara büyük zarar vermesine rağmen iş dünyasının yeterince somut adım atmadığını sözlerine ekledi.
İŞ DÜNYASINDA YENI BİR TEHLİKE: 'GHOSTING'
Ege, Z kuşağının romantik ilişkilerde sıkça karşılaşılan "ghosting" (iletişimi aniden kesme ve ortadan kaybolma) durumunu iş hayatına da taşıdığına dikkat çekere “İşe başlama aşamasındayken hiçbir açıklama yapmadan vazgeçen veya beklentileri karşılanmadığında yüzleşmek yerine kaçmayı tercih eden gençlerin sayısında artış yaşanıyor.” Dedi.
İş dünyasının küçük bir yapıya sahip olduğunu hatırlatan uzmanlar, bu tarz iletişimsizlik hallerinin gençlerin referans süreçlerinde olumsuz bir etki bırakacağı ve uzun vadede kendi kariyerlerine zarar verebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.


