İş sözleşmesini kendi isteğiyle sona erdiren işçilerin kıdem tazminatı alamayacağı yönündeki yaygın kanının her durumda geçerli olmadığına dikkat çeken Avukat Ferhat Can Atıcı, İş Kanunu'nda düzenlenen haklı fesih nedenlerinin bulunması halinde işçinin kıdem tazminatına hak kazanabileceğini söyledi. Atıcı, özellikle ücretin eksik veya geç ödenmesi, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi, psikolojik baskı, sağlıksız çalışma koşulları ve işçinin görev tanımı dışında çalıştırılması gibi durumların haklı fesih kapsamında değerlendirilebildiğini belirterek, işçilerin bu süreçte haklarını somut delillerle ortaya koymasının büyük önem taşıdığını ifade etti.
HAKLI FESİH HAKKI İŞÇİYE KIDEM TAZMİNATI YOLUNU AÇABİLİYOR
Çalışma hayatında en sık karşılaşılan yanlış inanışlardan birinin, kendi isteğiyle işten ayrılan işçinin hiçbir hak talep edemeyeceği yönünde olduğunu belirten Avukat Ferhat Can Atıcı, bunun her durumda doğru olmadığını söyledi.
İş Kanunu'nun işçilere belirli şartların oluşması halinde iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı tanıdığını ifade eden Atıcı, bu hakkın kullanılması halinde kıdem tazminatı talep edilebileceğini dile getirdi.
Atıcı, işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için öncelikle aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl çalışmış olması gerektiğini belirterek, "Eğer işçinin ayrılış nedeni kanunen haklı fesih sebebi oluşturuyorsa kıdem tazminatı talep etmesi mümkündür. Burada belirleyici olan husus, işçinin işten ayrılma gerekçesinin hukuken geçerli ve ispatlanabilir olmasıdır." dedi.
SADECE İSTİFA ETMEK YETERLİ OLMUYOR
Haklı nedenle fesih hakkının kullanılabilmesi için işçinin yalnızca istifa ettiğini beyan etmesinin yeterli olmadığını kaydeden Atıcı, fesih gerekçesinin açık şekilde ortaya konulması gerektiğini söyledi.
Atıcı, "Burada önemli olan işçinin 'ben ayrılıyorum' demesi değil, neden ayrıldığını somut şekilde ortaya koyabilmesidir. Haklı fesih nedeninin belgeler, yazışmalar, tanık beyanları veya diğer delillerle desteklenmesi, olası hukuki süreçlerde büyük önem taşır." ifadelerini kullandı.

ÜCRET VE ÇALIŞMA KOŞULLARI HAKLI FESİH NEDENİ OLABİLİYOR
Haklı fesih kapsamına girebilecek durumlara ilişkin bilgi veren Atıcı, işverenin ücret ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi veya çalışma koşullarını kanuna aykırı şekilde sürdürmesinin işçiye fesih hakkı doğurabileceğini belirtti.
Atıcı, ücretin eksik yatırılması, maaşın sürekli gecikmeli ödenmesi, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi, işçinin sürekli aşağılanması, psikolojik baskıya maruz bırakılması, sağlığını tehdit eden ortamlarda çalıştırılması ya da görev tanımı dışında işlerde çalışmaya zorlanmasının haklı fesih nedenleri arasında yer alabileceğini ifade etti.
Her olayın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Atıcı, işçinin yaşadığı mağduriyetin hukuki açıdan incelenmesi gerektiğini söyledi.
İŞÇİNİN ONURU VE EMEĞİ HUKUK TARAFINDAN KORUNUYOR
İş hukukunun yalnızca iş sözleşmesini düzenleyen kurallardan ibaret olmadığını ifade eden Avukat Ferhat Can Atıcı, çalışanların kişilik haklarının da hukuk düzeni tarafından korunduğunu söyledi.
Atıcı, "Bir işçinin ekmeğini kazanmak için onurundan, sağlığından ve emeğinin karşılığından vazgeçmesi beklenemez. Hukukun koruduğu şey yalnızca iş sözleşmesi değil, aynı zamanda insan onurudur." dedi.
İşçilerin hak kaybı yaşamamaları için fesih sürecini hukuka uygun şekilde yürütmelerinin önem taşıdığını belirten Atıcı, haklı nedenle işten ayrılmayı düşünen çalışanların süreci belgeleyerek hareket etmeleri gerektiğini ifade etti.





