Bir kadın, bu yıl kızıyla ilgili aldığı eğitim kararını sosyal medya hesabından anlattı. Kızının özel okulda eğitimine devam etmesi yerine devlet okuluna başlamasını tercih ettiğini belirten kadın, kararının ekonomik bir zorunluluktan kaynaklanmadığını söyledi.
“KIZIMI ÖZEL OKULDAN ALIP DEVLET OKULUNA VERDİM”
Kadın, eğitim hayatıyla ilgili aldığı kararı şu sözlerle anlattı:
“Bu sene birçok kişinin benden beklemeyeceği bir karar aldım ve kızımı özel okuldan alıp devlet okuluna verdim. Bunu maddi sebeplerden dolayı mecbur kaldığım için değil, tam tersine eğitime ayırdığım bütçeyi daha farklı kullanmak istediğim için yaptım.”
Kızının üçüncü sınıfa geçtiğini ve yabancı dil konusunda belirli bir seviyeye ulaştığını belirten kadın, ödediği okul ücretinin çocuğuna sağladığı katkıyı yeniden değerlendirmeye başladığını söyledi.

“ÇOK CİDDİ BİR OKUL ÜCRETİ ÖDÜYORUM AMA NE KATIYOR?”
Kızının İngilizcesinin ana dili seviyesinde olduğunu ifade eden kadın, özel okul ücretinin karşılığında çocuğuna gerçekten ne kadar ekstra katkı sağlandığını sorguladığını belirtti. Kadın, “Kızım 3. sınıfa geçti ve İngilizcesi ana dili seviyesinde. Ben de bir noktada şunu sorgulamaya başladım: Çok ciddi bir okul ücreti ödüyorum ama bunun karşılığında çocuğuma ekstra gerçekten ne katılıyor?” ifadelerini kullandı.
Eğitimde yabancı dilin kendisi için önemli olduğunu vurgulayan kadın, bundan sonraki süreçte çocuklarına ikinci bir yabancı dil de öğretmek istediğini söyledi.
“YABANCI DİLİN DIŞINDA SPORUNA YATIRIM YAPMAK İSTİYORUM”
Eğitim bütçesini yalnızca okul ücretine ayırmak yerine farklı alanlarda değerlendirmeyi düşündüğünü belirten kadın, “Benim için yabancı dil çok önemli. Bunun dışında artık ikinci bir dil öğretmek istiyorum çocuklarıma, sporuna yatırım yapmak istiyorum” dedi. Çocuklarının farklı deneyimler kazanmasını istediğini anlatan kadın, yurt dışındaki eğitim programlarının da bu planlar arasında olduğunu söyledi.
“Belki her sene yurt dışındaki eğitim programlarına göndermek istiyorum” diyen kadın, çocuklarının yalnızca okul ortamıyla sınırlı kalmasını istemediğini belirterek, “Belirli dönemlerde dünyayı görsün, farklı ortamlarda bulunsun istiyorum. Çocuklarım için bu tarz isteklerim var” ifadelerini kullandı.
“EN BÜYÜK ŞANSIM EVE YAKIN İYİ BİR DEVLET OKULU OLMASI”
Kararının yalnızca özel okuldan devlet okuluna geçiş olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden kadın, yaşadığı çevrede kendisinin olumlu bulduğu, az öğrencili ve evine yakın bir devlet okulunun bulunmasının da kararında etkili olduğunu söyledi. Kadın, “Benim en büyük şansım evime yakın, az öğrencili, çevrede gerçekten iyi olduğunu düşündüğüm bir devlet okulu var” dedi.
Okula ulaşımın da çocukların hayatında önemli bir yer tuttuğunu belirten kadın, her gün yollarda uzun saatler geçirilmesinin yerine okulun eve yakın olmasını tercih ettiğini dile getirdi.

“EN İYİ OKUL ÇOCUĞUN HAYATINDAN ZAMAN ÇALMAYAN OKULDUR”
Eğitim konusunda en önemli kriterlerinden birinin ulaşım süresi olduğunu belirten kadın, “Ben şuna inanıyorum: En iyi okul çocuğun hayatından zaman çalmayan okuldur. Kesinlikle ben buna inananlardanım” ifadelerini kullandı. Çocuğunun her gün uzun süre yolda kalmak yerine birkaç dakika içerisinde okula ulaşabilmesinin kendisi için önemli olduğunu belirten kadın, “Her gün yollarda saatlerini geçirmek yerine okula birkaç dakikada ulaşıyor olacak” dedi.
“BEN DE DEVLET OKULUNDA OKUDUM”
Devlet okuluna yönelik olumsuz bir bakış açısına sahip olmadığını da özellikle vurgulayan kadın, kendi eğitim hayatından örnek verdi. “Bir dipnot, ben de devlet okulunda okudum. Süper liseye puanla girdim” diyen kadın, bu nedenle devlet okulunda eğitim alan çocukların başarılı olamayacağı yönünde bir düşüncesinin bulunmadığını söyledi.
Kadın, “O yüzden zaten devlet okuluna karşı, çocuğum hiçbir zaman orada okuyamaz gibi bir düşünceye sahip değilim” ifadelerini kullandı.
“BELKİ ÇOK MEMNUN KALACAĞIM, BELKİ BİZE GÖRE DEĞİLMİŞ DİYECEĞİM”
Devlet okuluna geçiş kararının henüz yeni olduğunu ve sonucu görmek için zaman gerektiğini belirten kadın, bu konuda kesin bir yargıya varmadığını söyledi. Kadın, “Tabii ki daha yeni başlıyoruz. Belki çok memnun kalacağım, belki de ‘Bize göre değilmiş’ diyeceğim. Hani burasını hiç bilmiyorum gerçekten ama denemeden bilemem” ifadelerini kullandı.
Çevresindeki birçok kişinin çocuklarını özel okula göndermesinin kendisini aynı tercihi sürdürmeye zorlamasını istemediğini de belirten kadın, eğitim kararının başkalarının tercihlerinden bağımsız olması gerektiğini savundu.
“DEVLET Mİ ÖZEL MİDEN ÇOK, PARAMI EN VERİMLİ NEREYE HARCIYORUM?”
Kadın, aldığı kararın temelinde devlet okulu ile özel okul arasında kesin bir tercih yapmaktan çok, çocuklarının eğitimi için ayrılan bütçenin nasıl daha verimli kullanılabileceği sorusunun bulunduğunu söyledi. “Çevremdeki herkes çocuğunu özel okula gönderiyor diye aynı şeyi yapmaya devam etmek istemedim açıkçası” diyen kadın, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Benim için şu an mesele devlet mi özel mi’den daha çok, bir çocuğun eğitimi için ayırdığım parayı en verimli şekilde nereye harcadığım. Okula mı, yabancı dile mi, spora mı, yurt dışı deneyimine mi, sanata mı? Ben bu sene birazcık bunu denemek istiyorum.”
Kadının açıklamaları, çocukların eğitiminde okul seçiminin yanı sıra yabancı dil, spor, sanat, yurt dışı deneyimi ve ulaşım gibi farklı unsurların da değerlendirilmesi gerektiği yönündeki yaklaşımıyla dikkat çekti.





