İşitme kaybında sessiz tehlike: Bu belirtileri görmezden gelmeyin
İşitme kaybında sessiz tehlike: Bu belirtileri görmezden gelmeyin
İçeriği Görüntüle

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Ortadoğu Araştırmaları Merkezi’nin (ORSAM) yayımladığı Ortadoğu Analiz dergisinin Eylül-Ekim sayısına verdiği röportajda, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kurtulmuş, yeni dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin üstleneceği sorumluluklardan bölgesel güvenliğe, Suriye ve Irak için önerilerden sürecin kalıcı hale gelmesi için atılması gereken adımlara kadar birçok başlıkta mesaj verdi.

MECLİSİN ÖNÜNDE ÜÇ TEMEL SORUMLULUK

Terörsüz Türkiye sürecinde Meclis’in önemli bir denetim ve yasama rolü üstleneceğini belirten Kurtulmuş, bu kapsamda üç temel sorumluluğun öne çıktığını ifade etti.

Kurtulmuş’a göre Meclis ilk olarak yürürlüğe giren yasanın uygulanmasını kurulacak İzleme Komisyonu aracılığıyla takip edecek. İkinci aşamada, güvenlik kurumlarının terör örgütünün feshi ve silahsızlanmasına ilişkin tespitleri ile yürütmenin dosya bazındaki kararları hukuk çerçevesinde izlenecek. Üçüncü olarak ise ihtiyaç ortaya çıkması halinde yeni yasal düzenlemeler konusunda siyasi mutabakat aranacak.

Kurtulmuş, sürecin kalıcı sonuç vermesinde adil uygulama, yargı güvencesi ve siyasi nezaketin belirleyici olacağını vurguladı.

“TERÖRSÜZ BÖLGE İÇİN BÖLGESEL İŞ BİRLİĞİ GEREKİYOR”

Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Kurtulmuş, bölgenin uzun süredir mezhepsel ve etnik ayrışmalar üzerinden parçalanmaya çalışıldığını savundu.

Terörsüz Bölge hedefinin yalnızca Türkiye’nin sınırları içerisindeki güvenlik ortamıyla sınırlı olmadığını belirten Kurtulmuş, Irak, İran, Suriye ve Lübnan’ın egemenliği ile toprak bütünlüğünün korunmasının ortak bir ilke olması gerektiğini söyledi.

Kurtulmuş, bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi için sınır güvenliği, istihbarat paylaşımı ve yasa dışı finansmanla mücadelede sürekli iş birliğine ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. Siyasi katılımın güçlendirilmesi ve farklı toplumsal kimliklerin hukuk çerçevesinde güvence altına alınmasının da sürecin önemli unsurları arasında olduğunu kaydetti.

“TÜRKİYE MODELİ HAZIR BİR REÇETE DEĞİL”

Türkiye’nin deneyiminin Suriye ve Irak’a doğrudan aktarılmasının mümkün olmadığını belirten Kurtulmuş, ülkelerin farklı tarihi ve toplumsal şartlara sahip olduğuna dikkat çekti.

Kurtulmuş, Türkiye’deki süreçten aktarılabilecek unsurun doğrudan bir modelden ziyade “usul” olduğunu ifade etti. Bu çerçevede silahlı yapıların tasfiyesinin doğrulanması, siyasi katılımın meşru kurumlar üzerinden yürütülmesi ve meşru güç kullanma yetkisinin kamu otoritesinde toplanması gerektiğini belirtti.

Sürecin temel unsurları arasında siyasi kararlılık, çok partili sahiplenme, açık müzakere, hukuki belirlilik, yargı güvencesi ve parlamenter denetimi sıraladı.

SÜRECİN KALICILIĞI İÇİN KRİTİK EŞİKLER

Terörsüz Türkiye hedefinin kalıcı hale gelmesi için öncelikle terör örgütünün tüm unsurlarıyla feshedildiğinin ve silahların tamamen devre dışı bırakıldığının yetkili kurumlar tarafından net biçimde tespit edilmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, ikinci önemli başlığın ise uygulamanın şeffaf şekilde yürütülmesi olduğunu söyledi.

Meclis’in geniş siyasi temsille oluşturacağı bir izleme mekanizmasının ve kamuoyunun doğru bilgiye erişiminin sürece duyulan güven açısından önemli olduğunu ifade etti.

Kurtulmuş, silahların bırakılmasının tek başına yeterli olmayacağını da vurgulayarak kullanılan siyasi dilin değişmesi gerektiğini söyledi. Ayrımcılığa ve ayrılıkçılığa zemin hazırlayacak söylemlerden uzak durulması gerektiğini belirten Kurtulmuş, provokasyon ve dezenformasyon riskine karşı hukuka bağlılığın ve sorumluluk bilincinin önemine dikkat çekti.

“ASLINDAKİ MİRAS, DEVLET AKLI İLE MİLLET VİCDANININ BULUŞMASI”

Kurtulmuş, yaklaşık yarım asırdır devam eden terör sorununa ilişkin değerlendirmesinde ise sürecin yalnızca silahların bırakılmasından ibaret olmadığını ifade etti.

Terör nedeniyle ortaya çıkan insan kayıpları ve ekonomik maliyetlerin ardından Türkiye’nin kaynaklarını eğitim, teknoloji, üretim, sosyal refah ve bölgesel kalkınmaya daha fazla yönlendirebileceğini belirten Kurtulmuş, kalıcı kazanımın siyasi kültürde ortaya çıkacak değişimle mümkün olacağını söyledi.

Kurtulmuş, hedefin farklılıkların çatışma nedeni olmaktan çıkarıldığı, siyasi fikirlerin silahsız ve demokratik yollarla yarışabildiği bir düzen oluşturmak olduğunu belirterek, Meclis’in farklılıkların ortak hukuk içerisinde yönetilebildiğini ortaya koymasının önemine işaret etti.

Kaynak: Haber Merkezi