İzmir Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin verdiği karar, aile hekimlerinin görev ve sorumlulukları karşılığında hak ettikleri ücretlerin ödenmesi açısından önemli bir tartışmayı gündeme taşıdı.

Karar, 2024 yılında aile hekimlerine verilen adli defin ve yerinde ölü muayenesi görevleri nedeniyle hak edilen ücretlerin ödenmemesi üzerine açılan davaya ilişkin olurken, mahkeme mevzuatta açık bir ücretlendirme düzenlemesi bulunmamasının sağlık çalışanlarının emeğinin karşılıksız bırakılması için gerekçe oluşturamayacağı yönünde değerlendirmede bulundu.

Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, kararı TÜRKİNFORM’a değerlendirdi.

Doktor-6

İZMİR BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARI NE ANLAMA GELİYOR?

Dr. Ahmet Mehlepçi, söz konusu kararın aile hekimlerinin fiilen yerine getirdiği görevlerin karşılığının ödenmesi açısından önemli olduğunu belirtti.

Uyuşmazlığın, 2024 yılında aile hekimlerine verilen adli defin ve yerinde ölü muayenesi görevleri nedeniyle ortaya çıktığını aktaran Mehlepçi, ilk derece mahkemesinde talebin, bu görevlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 33. maddesinde sayılan nöbet türleri arasında yer almadığı gerekçesiyle reddedildiğini ifade etti.

Ancak Bölge İdare Mahkemesinin farklı bir değerlendirme yaptığını belirten Mehlepçi, mevzuatta ücretlendirmeye ilişkin bir boşluk bulunmasının, fiilen yerine getirilen emeğin karşılıksız bırakılmasının gerekçesi olamayacağına dikkat çekti.

Mahkemenin idarenin ödeme yapmama işlemini iptal ederek, ödenmeyen ücretlerin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verdiğini aktardı.

Hastane Koridor Sedye Adam Doktor

KARARIN 2024 YILI GÖREVLENDİRMELERİNE İLİŞKİN OLDUĞUNA DİKKAT ÇEKTİ

Dr. Mehlepçi, karar değerlendirilirken 2024 yılındaki görevlendirmeler ile sonraki mevzuat değişikliğinin birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.

21 Şubat 2025 tarihinde yapılan mevzuat değişikliğiyle defin ve yerinde adli ölü muayenesi hizmetlerine ilişkin düzenlemenin daha açık hale getirildiğini belirten Mehlepçi, yeni düzenlemenin bütün aile hekimlerini bu nöbetlerin dışında bırakmadığını ifade etti.

Mehlepçi, özellikle entegre aile hekimliği birimlerinde görev yapan aile hekimlerinin defin ve yerinde adli ölü muayenesi nöbetlerine dahil edilmeyeceğinin açık şekilde düzenlendiğini belirterek, bu nedenle 2024 yılındaki görevlendirmeler ile 21 Şubat 2025 sonrasındaki uygulamaların ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Doktor-5

AİLE SAĞLIĞI ÇALIŞANLARININ KARŞILIKSIZ EMEĞİ SADECE BUNUNLA SINIRLI DEĞİL

Dr. Ahmet Mehlepçi, aile hekimliği çalışanlarının karşı karşıya kaldığı karşılıksız çalışma sorununun yalnızca defin ve adli ölü muayenesi görevlerinden ibaret olmadığını vurguladı.

Aile sağlığı merkezlerinde görev yapan hekim, ebe ve hemşirelerin “soğuk zincir sorumluluğu” nedeniyle fiilen 7 gün 24 saat icap nöbeti tutmak zorunda bırakıldığını belirten Mehlepçi, mesai saatleri dışındaki bu sorumluluğun herhangi bir karşılığının bulunmamasının kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Özellikle aşıların uygun sıcaklıkta muhafaza edilmesinin sağlık hizmetlerinin devamlılığı açısından zorunlu olduğuna dikkat çeken Mehlepçi, mesai dışında ortaya çıkan durumlarda sağlık çalışanlarının görev yerlerine gitmek zorunda kalabildiğini söyledi.

Doktorlar En Çok Hangi Ülkede Kazanıyor Cevap Kimsenin Tahmin Etmediği Bir Ülke1

GECE YARISI ÇAĞRILAN SAĞLIK ÇALIŞANININ EMEĞİ NEDEN KARŞILIKSIZ KALSIN?

Dr. Mehlepçi, soğuk zincirin korunması kapsamında yaşanan durumların sağlık çalışanları açısından ciddi bir mesai dışı yük oluşturduğunu belirtti.

Gecenin 4’ünde veya 5’inde yaşanan bir elektrik kesintisi nedeniyle aşıların bozulmasını önlemek amacıyla sağlık çalışanlarının evlerinden kalkarak aile sağlığı merkezlerine gitmek zorunda kalabildiğini ifade eden Mehlepçi, benzer şekilde Aşı Takip Sistemi (ATS) cihazlarının arızalanması veya alarm vermesi halinde de çalışanların mesai saatleri dışında merkeze giderek aşı dolaplarını ve sıcaklık değerlerini kontrol etmek durumunda kalabildiğini aktardı.

Mehlepçi, sağlık çalışanlarının bu görevleri fiilen yerine getirmesine rağmen ortaya çıkan emeğin herhangi bir karşılığının bulunmamasının kabul edilemeyeceğini vurguladı.

SOĞUK ZİNCİRDEKİ MALİ SORUMLULUK SAĞLIK ÇALIŞANLARINA YÜKLENMEMELİ

Bir diğer önemli sorunun ise sağlık çalışanlarının kontrolü dışında meydana gelen teknik aksaklıklar olduğunu belirten Dr. Ahmet Mehlepçi, elektrik kesintisi, jeneratör arızası veya benzeri nedenlerle soğuk zincirin kırılması halinde ortaya çıkan mali sorumluluğun doğrudan sağlık çalışanlarına yüklenmemesi gerektiğini söyledi.

Yemeği hep aynı tarafta çiğnemek neye yol açıyor? Uzmanı yanıtladı
Yemeği hep aynı tarafta çiğnemek neye yol açıyor? Uzmanı yanıtladı
İçeriği Görüntüle

Mehlepçi, çalışanların kendi iradeleri ve kontrolleri dışında gelişen teknik sorunlardan sorumlu tutulmasının hakkaniyetli olmayacağını ifade etti.

Yeşil Reçete Skandalı Doktor Usulsüz Ilacı Para Karşılığı Yazdı, Tutuklandı

“GÖREV VERİLİYORSA EMEĞİN KARŞILIĞI DA ÖDENMELİ”

Birlik ve Dayanışma Sendikası olarak savundukları temel ilkenin açık olduğunu belirten Mehlepçi, idarenin bir hekime, ebeye veya hemşireye görev ve sorumluluk yüklemesi halinde, bu görevin fiilen yerine getirilmesiyle ortaya çıkan emeğin karşılığının da verilmesi gerektiğini vurguladı.

Mehlepçi, mevzuattaki eksikliklerin ve idari düzenlemelerdeki boşlukların sağlık çalışanlarının üzerine bırakılamayacağını belirterek, kamu görevinin niteliği veya adı ne olursa olsun, çalışanı mesai saatleri dışında hazır bulunmaya, çağrı üzerine işyerine gitmeye ya da fiilen çalışmaya mecbur bırakan uygulamaların karşılıksız bırakılmaması gerektiğini ifade etti.

“HİÇBİR KAMU GÖREVİ KARŞILIKSIZ BIRAKILAMAZ”

Dr. Ahmet Mehlepçi, TÜRKİNFORM’a yaptığı değerlendirmede taleplerinin net olduğunu belirterek, aile hekimleri, ebeler, hemşireler ve diğer aile sağlığı çalışanlarının fiilen yerine getirdiği hiçbir kamu görevinin karşılıksız bırakılmaması gerektiğini söyledi.

Özellikle soğuk zincirin korunması nedeniyle sürdürülen 7/24 icap yükümlülüğü başta olmak üzere, mesai saatleri dışında sağlık çalışanlarına yüklenen ve fiilen yerine getirilen görevlerin hukuki statüsünün açık şekilde belirlenmesi gerektiğini ifade eden Mehlepçi, bu çalışmaların karşılığının da eksiksiz olarak ödenmesi çağrısında bulundu.

Mehlepçi, benzer durumda bulunan çalışanların hak ettikleri ücretlerin yeni davalara gerek bırakılmadan idare tarafından ödenmesi gerektiğini de vurguladı.

Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, sağlık çalışanlarının emeğinin mevzuattaki boşluklar nedeniyle yok sayılamayacağını belirterek, fiilen yapılan her görevin hukuki karşılığının ve emeğin karşılığının güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.

Muhabir: Esra Koçak Mayda