Okulların açıldığı eylül-ekim döneminde baş biti nedeniyle dermatoloji polikliniklerine başvuran çocukların sayısında her yıl belirgin artış görüldüğünü belirten Bezmialem Vakıf Üniversitesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Başkanı ve Türk Dermatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Özlem Su Küçük, bu yıl da benzer bir tabloyla karşılaşıldığını söyledi.

Ancak uzmanlara göre burada asıl dikkat çeken konu, “ilacı kullandık ama geçmedi” diyerek başvuran ailelerin sayısındaki artış. Bu durumun bir bölümünde bitlerin bazı ilaçlara karşı geliştirdiği direnç etkili olabilirken, tedavinin yanlış uygulanması da başarısızlığın önemli nedenleri arasında yer alıyor.

Bit

“SÜPER BİT” YENİ BİR TÜR DEĞİL

“Süper bit” ifadesinin kamuoyunda yeni ve daha tehlikeli bir bit türü varmış gibi algılanabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Özlem Su Küçük, aslında söz konusu olanın klasik baş biti olduğunu belirtti.

Küçük, “Süper bit” olarak adlandırılanların, en sık kullanılan ilaç gruplarından permetrin ve diğer piretroidlere karşı direnç geliştirmiş baş bitleri olduğunu ifade etti.

Bu nedenle “süper bit”in yeni bir canlı olmadığını belirten Küçük, temel sorunun bazı bitlerin standart tedavilere daha zor yanıt vermesi olduğunu söyledi.

TÜRKİYE’DE “SALGIN” DEMEK İÇİN ERKEN ANCAK TEDAVİ BAŞARISIZLIKLARI DİKKAT ÇEKİYOR

Okulların açılmasıyla birlikte bit vakalarında mevsimsel bir artış görüldüğünü belirten Küçük, bu durumun her yıl özellikle eylül ve ekim aylarında karşılaşılan bir tablo olduğunu ifade etti.

Ancak son dönemde tedaviye rağmen bitin devam ettiğini belirterek başvuran ailelerin daha sık görülmeye başlandığına dikkat çeken Küçük, bunu doğrudan “süper bit salgını” olarak tanımlamanın abartılı olacağını, ancak tedavi başarısızlığının artık sık karşılaşılan bir durum olduğunu belirtti.

KAŞINTI HER ZAMAN İLK BELİRTİ OLMAYABİLİR

Baş bitinde en tipik şikâyetin özellikle ense ve kulak arkasında kaşıntı olduğunu belirten Küçük, ancak ilk kez bitlenen çocuklarda bu belirtinin uzun süre ortaya çıkmayabileceğine dikkat çekti.

Kaşıntının doğrudan bitin kendisinden değil, bitin tükürüğüne karşı gelişen alerjik reaksiyondan kaynaklandığını belirten Küçük, ilk kez bulaşan çocuklarda 4-6 hafta boyunca kaşıntı görülmeyebileceğini ifade etti.

Bu durumun bitin fark edilmeden sınıf içerisinde yayılmasına zemin hazırlayabileceğini belirten Küçük, ailelerin yalnızca kaşıntı olup olmadığına bakmak yerine düzenli saç kontrolü yapmasının önemine dikkat çekti.

Bitlenmek1

SİRKE İLE KEPEK NASIL AYIRT EDİLİR?

Saçlı deride görülen beyaz parçacıkların her zaman bit yumurtası anlamına gelmediğini belirten Küçük, sirke ile kepeğin birbirinden ayırt edilmesinin önemli olduğunu söyledi.

Kepeğin saçtan parmakla kolayca uzaklaştırılabildiğini, sirkenin ise saç teline sıkıca yapıştığını belirten Küçük, saç dibinden yaklaşık 1 santimetreden daha uzakta bulunan boş sirkelerin tek başına aktif bitlenme göstergesi olmadığını ifade etti.

TEDAVİNİN İŞE YARAMAMASINDA EN SIK YAPILAN HATALAR

Bit tedavisinde başarısızlığın her zaman ilaç direncinden kaynaklanmadığını belirten Prof. Dr. Özlem Su Küçük, uygulama hatalarının da önemli bir neden olduğunu söyledi.

Küçük'e göre sık karşılaşılan hatalar arasında ilacın saçta yeterince bekletilmemesi, ıslak saça uygulanması, ikinci uygulamanın yapılmaması ve sık dişli bit tarağıyla taramanın ihmal edilmesi bulunuyor.

Ayrıca çocuk tedavi edilirken evdeki diğer kişilerin kontrol edilmemesinin de bitin yeniden bulaşmasına yol açabileceğini belirten Küçük, bu durumun yanlışlıkla ilaç direnci olarak değerlendirilebildiğine dikkat çekti.

Bitlenmek2

PERMETRİNDE İKİNCİ UYGULAMA NEDEN ÖNEMLİ?

Permetrinin hâlâ ilk tercih edilen tedaviler arasında yer aldığını belirten Küçük, ilacın tek uygulamadan ibaret olmadığını vurguladı.

İlk uygulamadan 7-10 gün sonra ikinci kürün yapılması gerektiğini belirten Küçük, ilk uygulamanın canlı bitleri öldürmesine rağmen yumurtaların tamamını ortadan kaldırmayabileceğini ifade etti.

Bu yumurtalardan çıkan yeni bitlerin yeniden yumurtlamadan önce ikinci uygulamayla ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini belirten Küçük, ikinci kürü atlamanın “ilaç işe yaramadı” şikâyetinin önemli nedenlerinden biri olduğunu söyledi.

DİRENÇ VARSA TEDAVİ DEĞİŞEBİLİYOR

Kurallara uygun şekilde iki kür permetrin uygulanmasına rağmen canlı bit görülmeye devam etmesi halinde direnç ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Küçük, bu durumda farklı tedavi seçeneklerinin gündeme gelebileceğini ifade etti.

Dirençli vakalarda dimetikon içeren ürünlerin kullanılabildiğini belirten Küçük, bu ürünlerin biti kimyasal yolla değil, fiziksel mekanizmayla etkilediğini ve direnç gelişmesinin beklenmediğini söyledi.

Dimetikon içeren ürünlerde de uygulamanın 7-10 gün arayla iki kür şeklinde yapılmasının önemine dikkat çekti.

Bitlenmek3

TEDAVİDEN SONRA KAŞINTI DEVAM EDEBİLİR

Tedavinin başarılı olmasına rağmen kaşıntının bir süre daha devam edebileceğini belirten Küçük, bu durumun aileler tarafından yanlış yorumlanabildiğini söyledi.

Ölen bitlere karşı devam eden alerjik reaksiyon veya kullanılan ürünün saçlı deride oluşturduğu hafif tahriş nedeniyle kaşıntının 1-2 hafta sürebileceğini belirten Küçük, yalnızca kaşıntının devam etmesinin tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmediğini ifade etti.

Bu nedenle belirleyici olanın tarama sırasında canlı bit görülüp görülmemesi olduğunu vurguladı.

BİT SADECE KİRLİ SAÇTA GÖRÜLMEZ

Baş bitinin hijyen eksikliğiyle ilişkilendirilmesinin doğru olmadığını belirten Küçük, temiz saçta da bit görülebileceğini söyledi.

Bitin temel bulaşma yolunun baş başa temas olduğunu belirten Küçük; sınıfta yan yana oturma, birlikte oyun oynama ve yakın temas gerektiren aktivitelerin bulaşmada rol oynayabileceğini ifade etti.

Bitin uçmadığını ve zıplamadığını, esas olarak yakın temas yoluyla geçtiğini belirten Küçük, ailelerin bu konuda çocukları suçlamaması ve bitlenmeyi utanılacak bir durum olarak görmemesi gerektiğini söyledi.

Bitlenmek5

EVDE HERKES KONTROL EDİLMELİ

Bir çocukta bit tespit edildiğinde yalnızca çocuğun tedavi edilmesinin yeterli olmayabileceğini belirten Küçük, aynı evde yaşayan kişilerin de kontrol edilmesi gerektiğini ifade etti.

Özellikle kardeş, anne veya aynı yatağı paylaşan kişilerde bit bulunmasının yeniden bulaşmaya neden olabileceğine dikkat çeken Küçük, bit bulunan kişilerin aynı dönemde tedavi edilmesinin önemini vurguladı.

GAZYAĞI VE ÇAMAŞIR SUYU GİBİ YÖNTEMLERDEN UZAK DURUN

Bit tedavisi için evde kullanılan bazı yöntemlerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyaran Küçük, gazyağı, böcek ilacı ve çamaşır suyu gibi maddelerin saçlı deriye uygulanmaması gerektiğini belirtti.

Bu tür uygulamaların kimyasal yanıklara ve ciddi kontakt dermatite yol açabileceğini ifade eden Küçük, tedavide hekim önerilerinin ve uygun ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.

Bitlenmek4

EVİ İLAÇLAMAYA GEREK YOK

Bit bulunan evlerde tüm yaşam alanlarının böcek ilaçlarıyla ilaçlanmasının gerekli olmadığını belirten Küçük, özellikle kişisel eşyaların temizliğine dikkat edilmesini önerdi.

Yastık kılıfı, tarak ve şapka gibi eşyaların uygun şekilde temizlenmesi, kullanılmayan bazı eşyaların ise kapalı bir poşette bekletilmesi gibi önlemlerin yeterli olabileceğini belirten Küçük, evin tamamının kimyasal ürünlerle ilaçlanmasının gerekli olmadığını ifade etti.

AİLELER HAFTADA BİR SAÇ KONTROLÜ YAPMALI

Ailelere düzenli kontrol önerisinde bulunan Küçük, özellikle okul çağındaki çocukların saçlarının haftada bir kontrol edilebileceğini söyledi.

Islak ve saç kremi uygulanmış saçın sık dişli bit tarağıyla taranması, özellikle ense ve kulak arkalarının kontrol edilmesi açısından önem taşıyor.

Ancak canlı bit görülmeden koruyucu amaçla gelişigüzel ilaç kullanılmaması gerektiğini belirten Küçük, gereksiz ilaç kullanımının direnç gelişimine katkıda bulunabileceğine dikkat çekti.

HANGİ DURUMLARDA DERMATOLOĞA BAŞVURULMALI?

Prof. Dr. Özlem Su Küçük, bazı durumlarda ailelerin mutlaka dermatoloji uzmanına başvurması gerektiğini belirtti.

Doğru uygulanmış iki tedavi kürüne rağmen canlı bit görülmesi, saçlı deride yara, kabuklanma veya sulanma oluşması, boyunda şişlik ya da ateş bulunması halinde uzman değerlendirmesi gerektiğini belirten Küçük, kirpiklerde bit veya sirke görülmesi durumunda da dermatoloğa başvurulmasını önerdi.

Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan Üreten Sağlık mesajı
Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan Üreten Sağlık mesajı
İçeriği Görüntüle

Ayrıca 2 yaşından küçük çocuklarda bit tedavisi için ürün seçiminin mutlaka hekimle birlikte yapılması gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Özlem Su Küçük, ailelerin bitlenme konusunda paniğe kapılmak yerine doğru tanı, doğru uygulama ve temaslı kişilerin kontrolüne odaklanması gerektiğini belirterek, “Süper bit” ifadesinin yeni ve daha tehlikeli bir canlıyı ifade etmediğini, asıl önemli konunun tedaviye direnç ve tedavinin doğru uygulanması olduğunu vurguladı.

Muhabir: Esra Koçak Mayda