Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 2026 yılındaki ilk İstanbul durağı Beykoz oldu. Mart ayından bu yana 79'uncu kez gerçekleştirilen buluşmada, yurttaşlar soğuk hava koşullarına rağmen meydanı doldurdu. Mitingde, 291 gündür Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile 315 gündür tutuklu olan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in mektupları okundu. Programa CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Dr. Dilek Kaya İmamoğlu ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de katıldı.

TUTUKLU BELEDİYE BAŞKANLARININ MEKTUPLARI MEYDANDA OKUNDU

Miting kapsamında ilk olarak, tutuklu seçilmiş Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in cezaevinden gönderdiği mektup, eşi Firdevs Köseler tarafından okundu. Ardından CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 12 metrekarelik hücresinden Beykoz mitingi için kaleme aldığı mesajı kamuoyu ile paylaştı.

İMAMOĞLU: BİZLER MİLLETİN GÖNLÜNDEN DAHA BÜYÜK VE DEĞERLİ BİR MAKAM BİLMEYİZ

Ekrem İmamoğlu, Özgür Çelik tarafından okunan mektubunda şu ifadeleri kullandı:

"Canım Beykozlular, benim güzel hemşerilerim… Saygıdeğer hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, canım gençler, sevgili çocuklar… Hepinizi özlemle, hasretle kucaklıyorum. 2026’nın tüm dünyaya ve ülkemize mutluluk getirmesini diliyorum. Bundan birkaç gün önce, Beykoz’un değerli belediye başkanı, sevgili yol arkadaşım Alaattin Köseler’in Silivri’den gönderdiği yeni yıl mesajını gördüm. Alaattin Köseler Başkanım orada diyordu ki; ‘Makamlar geçicidir ama hayattaki ahlaki değerlerimiz ve duruşumuz kalıcıdır. Azmimiz büyük bir değer taşımaktadır.’ İşte bizim siyasete, yöneticiliğe bakışımız budur. Bizler, örnek aldığımız, layık olmaya çalıştığımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi, milletin gönlünden daha büyük ve daha değerli bir makam bilmeyiz. Ve tıpkı O’nun gibi, bir kere millete hizmet etmek için yola çıkarsak, asla yorulmaz, asla pes etmeyiz."

İMAMOĞLU: MİLLETİN VİCDANI KARŞISINDA ÇOKTAN MAHKÛM OLDULAR

İmamoğlu, mektubunun devamında sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şunları kaydetti:

"Bizleri yalan ve iftiralarla mahkûm edebileceklerini zannedenler, milletin vicdanı karşısında çoktan mahkûm oldular. Biz, 19 Mart’tan bugüne, her gün daha da güçlendik. Her geçen gün, haklılığımız daha çok görüldü. Onlar ise her gün ellerinde patlayan iftiralarla, kumpaslarla milletin gönlünden, gözünden iyice düştüler. Milletin seçimle iş başına getirdiği yöneticileri haksız, hukuksuz biçimde tutuklayarak, bir zorbalık düzeni kurmaya kalkanlar, meşruiyetlerini yitirdiler. Eşit şartlarda yarışmayı göze alamayıp, siyasi rakibini güdümlü yargı eliyle saf dışı bırakmaya çalışanlar, meşruiyetlerini yitirdiler. Millete verdikleri hiçbir sözü tutmayanlar, ekonomiyi batıranlar, eğitimi, sağlığı, adaleti yerle bir edenler, meşruiyetlerini yitirdiler. Gayrı meşruluktan kurtulmanın, milletin onayını ve güvenini almanın tek bir yolu vardır: Getirin sandığı, vatandaş kararını bildirsin. Getirin sandığı, milletin dediği olsun! Milli iradeden korkanı, sandıktan kaçanı millet affetmez. Affetmeyecek. Milleti kutuplaştırarak seçim kazanmanın devri bitmiştir."

İMAMOĞLU: MİLLETİMİZ ARTIK ADALETLİ OLANI İŞ BAŞINDA GÖRMEK İSTİYOR

İstanbul genelinde ve Beykoz özelinde yapılan çalışmalara değinen İmamoğlu, mektubunda şu bilgilere yer verdi:

"Milletimiz artık, herkesi bir ve eşit göreni, adaletli olanı, çok çalışanı iş başında görmek istiyor. Milletimiz artık halkçılık ve icraatçılık görmek istiyor. Bizim, İstanbul’da girdiğimiz her seçimi, oylarımızı artırarak kazanmamızın sırrı budur. Tüm İstanbullular gibi, sevgili Beykozlu hemşerilerim de nasıl canla başla çalıştığımızı çok iyi bilirler. Her ilçemizde olduğu gibi, Beykoz’da da devasa altyapı yatırımları yaptık. Göksu ve Küçüksu Dereleri Can Suyu Tüneli projesiyle bu dereleri kirlilikten kurtarma çalışmalarını başlattık. Yeni deniz hatlarımızla ulaşımı çok daha kolay hale getirdik. Beykoz’un tarihi kimliğine sahip çıkarak Onçeşmeler Meydanı’nı halka açtık. Anadolu Hisarı’nı, Çubuklu Siloları’nı restore ederek vatandaşın kullanımına sunduk. Kütüphaneler, sosyal yaşam merkezleri, işsiz hemşerilerimiz için Bölgesel İstihdam Ofisi açtık. Balıkçılarımıza, tarım üreticilerimize destekler verdik. İhtiyacı olan ailelerimize, gençlerimize daha önce görülmemiş düzeyde sosyal yardım ve destekler sağladık."

TCMB'de kaçak işçi iddiası: 100 personel sigortasız mı çalıştırıldı?
TCMB'de kaçak işçi iddiası: 100 personel sigortasız mı çalıştırıldı?
İçeriği Görüntüle

İMAMOĞLU: KARŞIMIZDA KREŞLER ÜZERİNDEN BİLE AYRIMCILIK YAPAN BİR AKIL VAR

İmamoğlu, Beykoz'daki kreşlerin devri konusuna değinerek şu ifadeleri kullandı:

"Biz bütün bunları kimsenin partisine, siyasi fikrine, kökenine bakmadan yaptık. Ama karşımızda kreşler üzerinden bile ayrımcılık, siyasi bölücülük yapan bir akıl var. Hukuksuzca, ahlak dışı oyunlarla yetki ve makam gaspı yapan kişi ve siyasi akıl, İstanbul’u 25 yıl yönetti. 25 yıl İstanbul’u yönetip tek bir kreş yapmayanlar, Alaattin Başkan’ın umutla ve heyecanla gerçekleştirdiği, bizim Büyükşehir Belediyesi olarak destek verdiğimiz, açılışa hazır 3 adet kreşi Milli Eğitim Bakanlığı’na devrettiler. Bu, apaçık bir hak gaspıdır. Bu adımla yalnızca sandıktan çıkan oylar değil, Beykoz için verilen emek ve çaba da yok sayılmaktadır. Milli iradenin temsilcisi Alaattin Köseler Başkanımıza yapılan bu hukuksuzluğun hesabını, aziz milletimiz günü geldiğinde soracaktır. Bu böyle gitmeyecek. Her işte sadece kendi siyasi çıkarlarını gözetenler, milletimizin birlik ve kardeşlik duygusu karşısında tarih olacaklar."

İMAMOĞLU: MİLLETİN EKMEĞİYLE OYNAYANLAR BUNUN HESABINI SANDIKTA VERECEKLER

Belediye çalışanlarının işten çıkarılmasıyla ilgili görüşlerini aktaran İmamoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Aynı kötü akıl, Beykoz’a gönül bağıyla hizmet eden belediye çalışanlarını gerekçesiz ve güvencesiz biçimde işten çıkarmıştır. Bu haksızlık, yalnızca bireysel mağduriyetler yaratmakla kalmamış; ilçedeki toplumsal huzuru ve vicdanları da ciddi biçimde zedelemiştir. Ama bu böyle gitmeyecek. Milletin ekmeğiyle oynayanlar, bunun hesabını sandıkta verecekler. Her koşulda emeği kutsal gören, çalışanın alın terini koruyan bir yönetim anlayışını tüm Türkiye’de hakim kılacağız. Vatandaşın hakkını vatandaşa teslim etmedikçe, milletin parasını doğrudan millete vermedikçe, bu ülkede kimse rahat bir nefes alamaz."

İMAMOĞLU: GÜLER YÜZÜMÜZLE VE EKSİLMEYEN CESARETİMİZLE KAZANACAĞIZ

Ekrem İmamoğlu, mektubunu şu sözlerle sonlandırdı:

"Biz, işte bunun için ülkeyi yönetmeye talibiz. Herkes için, her yerde adalet hakim olsun diye mücadele ediyoruz. Vatandaşın hak ve hürriyetleri tam olsun, herkes emeğinin, üretiminin, yatırımının karşılığını hakkıyla alabilsin diye mücadele ediyoruz. Memleketimiz bolluk ve berekete, huzur ve kardeşliğe kavuşsun diye mücadele ediyoruz. Bu bir adalet ve hürriyet mücadelesidir. Bu bir demokrasi ve cumhuriyet mücadelesidir. Bu, aziz milletimizin haysiyet mücadelesidir. Ve mutlaka kazanılacaktır. Milletin karşısında hiçbir güç duramaz. Başaracağız. Güler yüzümüzle, hep büyüyen umudumuzla, eksilmeyen cesaretimizle kazanacağız. Hep birlikte, ele le, omuz omuza başaracağız. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı."

Kaynak: HABER MERKEZİ