Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın devreye girebileceğini belirterek, İslamabad'ın gerektiğinde anlaşmadan doğan yükümlülüklerini yerine getireceğini söyledi.
Asif'in açıklamaları, Husilere ait olduğu belirtilen bir insansız hava aracının Mekke yakınlarında Suudi Arabistan tarafından imha edilmesi sonrasında geldi. Riyad saldırı girişiminin kutsal şehri tehdit ettiğini belirtirken Husiler Mekke'yi hedef aldıkları iddiasını reddetti. Bu gelişmeyle birlikte 7 Ağustos'ta imzalanan ve üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırının tümüne yapılmış sayılmasını öngören savunma anlaşmasının hangi koşullarda uygulanacağı yeniden tartışılmaya başlandı.

PAKİSTAN: ANLAŞMA DEVREYE GİREBİLİR
Geo News'e konuşan Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, Husilerin saldırılarının Suudi Arabistan topraklarına yayılması halinde Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın hükümlerinin uygulanabileceğini söyledi. Asif, anlaşmanın ortak savunma niteliği konusunda herhangi bir belirsizlik bulunmadığını belirterek Pakistan'ın anlaşmanın şartlarına bağlı olduğunu vurguladı.
Anlaşmanın saldırı amaçlı bir ittifak olmadığını belirten Asif, üç ülkeden birinin saldırıya uğraması durumunda diğer üyelerin karşılık vermesini öngördüğünü ifade etti. Türkiye Milli Savunma Bakanlığı da daha önce anlaşmanın savunma amaçlı olduğunu ve herhangi bir ülkeyi ortak düşman veya hasım olarak tanımlamadığını açıklamıştı.
“MEKKE'YE SALDIRI OLURSA ANLAŞMAYA BİLE İHTİYAÇ YOK”
Asif'in son açıklamasında en dikkat çekici bölüm ise İslam'ın kutsal mekanlarının korunmasına ilişkin sözleri oldu. Pakistan'ın kutsal mekanların saldırıya uğraması durumunda yalnızca üçlü anlaşmadan kaynaklanan yükümlülükleri nedeniyle hareket etmeyeceğini belirten Asif, bunların korunmasını Pakistan açısından ayrıca bir dini sorumluluk olarak nitelendirdi.
Pakistan Savunma Bakanı, durumun daha fazla tırmanması halinde ülkesinin Suudi Arabistan'ın yanında hem diplomatik hem de fiili olarak duracağını söyledi. Bununla birlikte hangi askeri adımların atılabileceğine ilişkin operasyonel ayrıntı vermedi ve Pakistan'ın savunma stratejisinin detaylarını kamuoyu önünde tartışmayacağını belirtti.

TÜRKİYE DE ANLAŞMANIN TARAFI
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, 7 Ağustos 2026'da Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından Mekke'deki Es-Safa Sarayı'nda imzalandı. Anlaşmanın temel hükmü, üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının üç ülkeye birden yapılmış saldırı olarak kabul edilmesine dayanıyor.
Anlaşma aynı zamanda askeri koordinasyon, ortak tatbikatlar ve savunma alanındaki iş birliğinin geliştirilmesini öngörüyor. Üç ülkenin savunma ve dışişleri yetkilileri ile askeri yönetimlerini bir araya getirecek siyasi ve askeri mekanizmaların oluşturulması da anlaşmanın uygulama sürecinin parçaları arasında bulunuyor.
HUSİ SALDIRILARI ANLAŞMAYI İLK KEZ CİDDİ BİÇİMDE GÜNDEME TAŞIDI
Anlaşmanın imzalanmasının üzerinden henüz birkaç hafta geçmişken Husilerin Suudi Arabistan'daki Abha, Khamis Mushait, Cizan ve Necran'a yönelik füze ve İHA saldırıları düzenlemesi üçlü savunma mekanizmasının kapsamını gündeme taşıdı. Pakistan yönetimi saldırıları Suudi Arabistan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olarak değerlendirirken Riyad'ın kendisini savunma hakkına destek verdi.
Asif daha önce de Yemen'deki çatışmanın Suudi Arabistan topraklarına taşınmasının anlaşmayı işler hale getirebileceğini söylemişti. Pakistanlı bakanın açıklamaları anlaşmanın otomatik olarak askeri müdahale anlamına gelip gelmediğini netleştirmese de İslamabad'ın kolektif savunma hükmünü bağlayıcı kabul ettiğini ortaya koyuyor.
PAKİSTAN, SUUDİ ARABİSTAN'IN MESAJINI İRAN'A İLETTİ
Asif, bölgesel gerilimin büyümemesi için diplomatik temasların da sürdüğünü belirtti. Pakistan'ın Suudi Arabistan'ın endişelerini İran'a ilettiğini söyleyen Asif, Tahran'ın halihazırdaki bölgesel çatışmalar nedeniyle yeni bir cephe açılmasını isteyeceğine inanmadığını ifade etti.
Husilerin İran'la yakın ilişkilerine rağmen devlet dışı aktörlerin her zaman doğrudan devlet talimatıyla hareket etmeyebileceğini savunan Asif, gerilimin Yemen'den Suudi Arabistan'a ve bölgenin diğer noktalarına yayılmasının engellenmesi gerektiğini söyledi. Pakistan yönetimi böylece bir taraftan üçlü savunma anlaşmasından kaynaklanan yükümlülüklerini vurgularken diğer taraftan İran'la doğrudan bir gerilimin önüne geçilmesine yönelik diplomatik temaslarını sürdürüyor.



