ABD ile İran arasındaki askeri gerilimin ardından diplomatik kanalların yeniden açılmasına yönelik girişimler hız kazanırken Pakistan arabuluculuk çabalarının merkezindeki ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. İslamabad yönetimi, her iki başkentle doğrudan temas kurarak mevcut anlaşmazlıkların yeni bir çatışmaya dönüşmeden diplomasi yoluyla çözülmesini istiyor.

The National’a konuşan Ahmed, taraflar arasındaki mutabakatın uygulanmasında yaşanan sorunların temelinde karşılıklı güvensizliğin bulunduğunu söyledi. Ahmed’e göre hem Washington hem de Tahran’da süreci ilerletme konusunda belirli bir isteksizlik bulunmasına rağmen müzakere seçeneği henüz tükenmiş değil.

Abd Iran Saldiri Centcom 2443627

“TEMEL SORUN GÜVEN EKSİKLİĞİ”

Ahmed, ABD ile İran arasında oluşturulan diplomatik çerçevenin uygulanamamasının arkasındaki en önemli faktörün tarafların birbirlerine duyduğu güvensizlik olduğunu belirtti.

Pakistanlı diplomat, mevcut sorunun yalnızca teknik veya prosedürel anlaşmazlıklardan kaynaklanmadığını, Washington ile Tahran arasında uzun süredir devam eden siyasi ve güvenlik gerilimlerinin de süreci zorlaştırdığını ifade etti.

Tarafların mutabakatı hayata geçirme konusunda “bir miktar isteksizlik” gösterdiğini söyleyen Ahmed, buna rağmen Pakistan’ın diplomatik sürecin yeniden başlatılabileceğine inandığını vurguladı.

PAKİSTAN İKİ BAŞKENTLE DE GÖRÜŞÜYOR

İslamabad yönetimi, ABD ve İran arasında taraf seçmek yerine iki ülkeyle de üst düzey diplomatik temaslarını sürdürüyor. Ahmed, Pakistan’ın hem Washington hem de Tahran ile aktif görüşmeler yürüttüğünü ve tarafları yeniden müzakereye ikna etmeye çalıştığını açıkladı.

Pakistan’ın İran ile uzun bir kara sınırının bulunması ve aynı zamanda ABD ile yıllara dayanan siyasi ve askeri ilişkilere sahip olması, İslamabad’a iki taraf arasında diplomatik kanal oluşturma açısından özel bir konum sağlıyor.

Bununla birlikte Ahmed, Washington veya Tahran’dan hangisinin müzakerelere dönmeye daha isteksiz olduğu yönündeki soruya doğrudan bir tarafı işaret ederek yanıt vermedi. Pakistanlı diplomat, mevcut tablonun tek bir tarafın tutumuyla açıklanamayacak kadar karmaşık olduğunu belirtti.

Abd Iran 17

“MASAYA DÖNMEMELERİ İÇİN BİR NEDEN YOK”

Ahmed’in açıklamasındaki en dikkat çekici mesajlardan biri, ABD ile İran’ın yeniden doğrudan veya dolaylı müzakerelere başlamasının hâlâ mümkün olduğu yönündeki değerlendirmesi oldu.

Pakistanlı temsilci, yaşanan ağır çatışmaların ardından dahi diplomatik bir çıkış yolu oluşturulabileceğini savundu. Tarafların daha önce belirlenen çerçeve üzerinden yeniden bir araya getirilebileceğini belirten Ahmed, “Onları tekrar müzakere masasına getiremememiz için hiçbir neden yok” mesajını verdi.

İslamabad böylece askeri gerilimin diplomatik süreci tamamen ortadan kaldırmadığını, aksine yeni bir çatışmayı önlemek için müzakerelerin daha önemli hale geldiğini savunuyor.

NİSAN AYINDAKİ ATEŞKES FIRSATINA DİKKAT ÇEKTİ

Ahmed, gerilimin en yoğun dönemlerinden birinde ateşkes sağlanması halinde diplomatik sürecin farklı bir noktaya taşınabileceğini de söyledi. Özellikle nisan ayında çatışmaların durdurulmasının mümkün olması durumunda tarafların bir araya getirilerek mevcut mutabakatın uygulanabileceğini belirtti.

Pakistanlı diplomata göre askeri gerilimin devam etmesi, taraflar arasındaki zaten sınırlı olan güveni daha da aşındırdı. Bu durum, diplomatik anlaşmaların uygulanmasını ve yeni müzakerelerin başlamasını zorlaştıran temel faktörlerden biri haline geldi.

İslamabad’ın hedefi ise askeri gelişmelerden bağımsız olarak Washington-Tahran iletişim kanalını yeniden işler hale getirmek.

Pakistan 14A

ABD’li Senatör Sanders’tan yapay zeka uyarısı! Yavaşlatılmalı
ABD’li Senatör Sanders’tan yapay zeka uyarısı! Yavaşlatılmalı
İçeriği Görüntüle

PAKİSTAN ARABULUCU ROLÜNÜ GENİŞLETİYOR

Pakistan’ın ABD-İran hattındaki girişimleri, İslamabad’ın son dönemde Orta Doğu diplomasisinde daha aktif rol üstlenme arayışının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

İran ile komşu olan Pakistan açısından iki ülke arasındaki yeni bir savaş doğrudan ulusal güvenlik riski taşıyor. İran’daki istikrarsızlığın sınır güvenliği, göç hareketleri, enerji ticareti ve bölgesel silahlı gruplar üzerinde yaratabileceği etkiler İslamabad’ın çatışmanın önlenmesine yönelik çıkarını artırıyor.

ABD ile ilişkilerini de korumak isteyen Pakistan bu nedenle Washington ve Tahran arasında doğrudan taraf olmaktan ziyade iletişim kanallarını açık tutabilecek bir arabulucu konumu oluşturmaya çalışıyor.

WASHINGTON-TAHRAN HATTINDA EN BÜYÜK ENGEL GÜVEN KRİZİ

Pakistan’ın girişimlerine rağmen tarafların müzakere masasına dönmesi kolay görünmüyor. Washington ile Tahran arasındaki karşılıklı suçlamalar, askeri saldırılar ve bölgesel güvenlik anlaşmazlıkları diplomatik zemini önemli ölçüde daraltmış durumda.

Özellikle tarafların herhangi bir yeni anlaşmanın karşı tarafça uygulanacağına dair güven duymaması, olası müzakerelerin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. Ahmed’in açıklamalarında da bu nedenle “güven eksikliği” vurgusu öne çıkıyor.

Kaynak: Haber Merkezi