Polikistik Over Sendromu (PMOS) tedavisinde beslenmenin rolü yeniden gündemde. Uzman diyetisyen Elif Öykü Kıyak, PMOS’un yalnızca yumurtalıklarla sınırlı bir durum olmadığını, metabolizma, hormon dengesi ve uzun vadeli sağlık üzerinde etkili çok yönlü bir tablo olduğunu belirtiyor. Kıyak, PMOS yönetiminde doğru beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerinin kritik önem taşıdığını vurgulayarak, hastaların en sık yaptığı yanlışlara dikkat çekti.
Kıyak, "PMOS’un yeni adı aslında bize hastalığın en önemli mesajını veriyor. Eskiden bu tabloyu sadece yumurtalıklarla ilişkilendiriyorduk, bugün ise metabolizmayı, hormonları ve uzun vadeli sağlığı etkileyen çok yönlü bir durum olduğunu biliyoruz" ifadelerini kullandı.

“YASAKLAR DEĞİL, SÜRDÜRÜLEBİLİR ALIŞKANLIKLAR”
PMOS tedavisinde beslenmenin en güçlü yapı taşlarından biri olduğunu belirten Kıyak, danışanların ilk görüşmelerde sıklıkla katı yasak listeleri talep ettiğini anlattı. Uzman, "Danışanlarımın büyük bir kısmı ilk görüşmede gülerek ‘Hocam bana yasaklılar listesini verin’ diyor. Ben de aynı gülümsemeyle şu cevabı veriyorum: ‘Size yasaklar değil, sürdürülebilir alışkanlıklar vereceğim’" dedi.
PMOS’ta hedefin kısa süreli ve ağır kısıtlamalara dayalı diyetler olmadığını belirten Kıyak, "Amaç birkaç haftalık diyet yapmak değil; vücudun hormonlarıyla yeniden ekip olmak" değerlendirmesinde bulundu.
Özellikle insülin direncinin eşlik ettiği durumlarda doğru planlanan beslenmenin kan şekeri dengesini destekleyerek hormonların daha sağlıklı çalışmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi.

DOĞRU BESLENME PMOS BELİRTİLERİNİ AZALTABİLİYOR
Dengeli bir beslenme planının PMOS belirtileri üzerinde etkili olabileceğini belirten Kıyak, doğru beslenmenin adet düzensizliklerinin hafiflemesine, yumurtlama fonksiyonlarının desteklenmesine, akne ve tüylenme gibi belirtilerin azalmasına katkı sağlayabileceğini söyledi. Uzman ayrıca kilo yönetiminin kolaylaşması ve uzun vadede tip 2 diyabet ile kalp-damar hastalıkları riskinin azaltılması açısından da beslenme düzeninin önem taşıdığını vurguladı.
Ancak PMOS yönetiminde kısa süreli ve kusursuz diyetlerin çözüm olmadığını belirten Kıyak, "PMOS, ‘Bir hafta çok sıkı beslendim, artık her şey düzeldi’ diyebileceğimiz bir süreç değil. Vücudumuz bizden kusursuzluk değil, istikrar bekliyor" dedi.

“EKMEK DÜŞMAN DEĞİL”
PMOS hakkında toplumda çok sayıda yanlış bilginin dolaştığını belirten uzman, özellikle karbonhidrat tüketimiyle ilgili yaygın inanışlara dikkat çekti. "Artık ekmekle vedalaştım" sözünü sık duyduğunu belirten uzman, "Açıkçası ekmek bu kadar suçlanmayı hak etmiyor" ifadelerini kullandı.
Karbonhidratın tamamen hayatttan çıkarılmasının bilimsel olarak doğru bir yaklaşım olmadığını belirten uzman, "Çünkü sorun karbonhidratın kendisi değil; türü, miktarı ve gün içindeki dağılımı" açıklamasında bulundu. Uzman, beyaz ekmek, şekerli içecekler ve rafine ürünlerle tam tahıllar, kuru baklagiller ve yulafın aynı kefeye konulmaması gerektiğini belirtti.
“SADECE KİLO VERİNCE PMOS DÜZELMEZ”
PMOS’ta en yaygın yanlış inanışlardan birinin yalnızca kilo kaybına odaklanmak olduğunu belirten uzman, "Sadece kilo verirsem PMOS düzelir" düşüncesinin doğru olmadığını söyledi.
Fazla kilosu olan bireylerde sağlanan mütevazı kilo kaybının belirtilerin hafiflemesine katkı sağlayabileceğini aktaran uzman, normal vücut ağırlığında olup PMOS tanısı alan birçok kadının da bulunduğunu vurguladı. Uzman, "Yani bu tablo sadece tartıdaki rakamlarla açıklanabilecek kadar basit değil" ifadelerini kullandı.

SOSYAL MEDYA DİYETLERİNE DİKKAT
PMOS hastalarında en sık karşılaşılan beslenme hatalarının başında öğün atlamak, uzun süre aç kalmak, akşam tek öğünde fazla yemek yemek ve sosyal medyada paylaşılan "mucize" listeleri uygulamak geliyor. Uzman, tüm karbonhidratları veya besin gruplarını tamamen hayatından çıkarmanın da yanlış bir yaklaşım olduğunu belirterek, "Vücudumuz bir matematik problemi değil; ne kadar çok şeyi yasaklarsak o kadar iyi çalışmıyor" dedi.
PMOS’ta temel yaklaşımın yasaklar değil, denge olması gerektiğini vurgulayan Kıyak, sözlerini şöyle tamamladı:
"Karbonhidrattan korkmayın, onunla doğru tanışın. Çünkü beslenmede denge, yasaklardan her zaman daha güçlüdür."





