Yapay zekanın hukuk alanına girmesiyle birlikte avukatlık mesleğinin geleceği, savunma hakkı ve vatandaşların adalete erişimi tartışma konusu oldu. Avukat M. Tarık Tekbaş, yapay zekanın avukatların yerini tamamen alamayacağını ancak özellikle basit hukuki işlemlerde mesleğin işleyişini değiştireceğini belirterek, "Yapay zeka şu anki yetenekleri ile avukatlık mesleğinde kesinlikle alternatif olamaz fakat avukatlık mesleğinin konusunu oluşturan bazı basit dilekçe işlemlerinde avukatların yerini alabilir" ifadelerini kullandı.

"UYUM SAĞLAYAN AVUKATLAR AYAKTA KALACAK"
Yapay zekanın hukuk sektöründeki etkisinin giderek artacağını belirten Tekbaş, teknolojiyi etkin kullanan hukukçuların avantaj sağlayacağını söyledi. Tekbaş, "Uzun vadede ise yapay zekanın yetenekleri arttıkça daha farklı bir noktaya gelebileceği değerlendirilebilir. Yine de her halükarda avukatlık mesleğinde yapay zekanın önemi avukatın yardımcısı olarak artar" dedi.
Yapay zekaya uyum sağlayan avukatların zaman ve maliyet açısından avantaj elde edeceğini ifade eden Tekbaş, "Buna uyum sağlayan avukatlar hem zamandan hem de personel maliyetinden tasarruf edip ayakta kalacaklar. Uyum sağlayamayanların ise gerek iş yükü gerekse de personel maliyeti açısından zorluk yaşayacakları aşikardır" değerlendirmesinde bulundu.
"KATİP VE STAJYER İSTİHDAMINI AZALTABİLİR"
Yapay zekanın hukuk bürolarındaki çalışma düzenini de değiştireceğini söyleyen Tekbaş, özellikle yardımcı pozisyonlarda istihdam kaybı yaşanabileceğine dikkat çekti. Tekbaş, "Yapay zekanın avukatlık mesleğinde özellikle avukat yardımcısı olan katiplerin, stajyerlerin ve yardımcı avukatların istihdamını azaltacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Devletlerin yapay zeka konusunda teknolojinin hızına uygun düzenlemeler yapamadığını belirten Tekbaş, mevcut sorunların şimdilik yargı kararlarıyla çözülmeye çalışıldığını söyledi. Tekbaş, "Maalesef devletler yapay zekanın kullanılması ve düzenlenmesi konusunda gerekli regülasyonları bu hıza uygun şekilde gerçekleştiremedi. Bu yüzden bu konudaki uyuşmazlıklar şu anda mevcut mevzuat çerçevesindeki içtihat kararlarla giderilmeye çalışılıyor" dedi.

"SAHTE YARGITAY KARARLARI ÜRETEBİLİYOR"
Yapay zekanın hukuk alanında kontrolsüz kullanımının ciddi riskler taşıdığına dikkat çeken Tekbaş, özellikle gerçekte olmayan kararların ve hukuki bilgilerin dilekçelerde kullanılabildiğini söyledi.
Tekbaş, "Yapay zekanın hukukun teorisini ve pratiğini bilen kişiler tarafından hukuki anlamda kullanılması gerektiğini ifade ettik. Bunu ifade etmemizin sebebi özellikle halkın kolay erişimine açık olan yapay zekaların hukuki konularda sahte içtihat kararlar ve doktrinsel fikirler üretmeleridir" dedi. Yapay zekanın bazı durumlarda kullanıcıyı yanlış yönlendirebildiğini belirten Tekbaş, şu uyarıda bulundu:
"Bu yapay zekaların üreticileri tarafından karşısında muhatap aldığı insanı haklı çıkarmaya yönelik bir şekilde programlanmış olmaları ve tamamen tek taraflı bakış açısıyla kullanıcıyı hakkı olmadığı bir konuda dahi haklıymış gibi yönlendirmeleri daha da tehlikelidir."
"YANLIŞ DİLEKÇENİN SORUMLULUĞU KULLANANA AİT"
Yapay zeka tarafından hazırlanan hatalı hukuki metinlerde sorumluluğun kullanıcıda olduğunu belirten Tekbaş, vatandaşları ve hukukçuları dikkatli olmaya çağırdı. Tekbaş, "Şu anda bakacak olursak yapay zeka tarafından yanlış yazılmış bir dilekçenin sorumluluğunu bu dilekçeyi kullanan kişi üstlenmiş olur. Bu kişi ister avukat olsun isterse vatandaş olsun fark etmez" diye konuştu.
Hukuki süreçlerde yapay zekanın uzman kişiler tarafından kullanılması gerektiğini belirten Tekbaş, vatandaşların bilinçsiz kullanımının geri dönüşü zor sonuçlara yol açabileceğini ifade etti.

"SAVUNMA HAKKI YAPAY ZEKAYA DEVREDİLEMEZ"
Adalet Bakanlığı'nın vatandaşların hukuki süreçleri anlamasına yönelik yapay zeka çalışmalarına ilişkin tartışmaları da değerlendiren Tekbaş, avukatların adalet sistemindeki rolünün korunması gerektiğini vurguladı.
Tekbaş, "Adalet Bakanlığının görevlerinden bir tanesi tabii ki vatandaşın adalete erişimini kolaylaştırmaktır. Kanımızca vatandaşın adalete erişimini arttırmak avukatların haklarını artırmaktan geçer zira vatandaşlar hukuka ve adalete avukat aracılığıyla ulaşır" ifadelerini kullandı. Avukatların güçlü olmasının vatandaşların daha güçlü temsil edilmesi anlamına geldiğini belirten Tekbaş, "Avukat ne kadar güçlü olursa adalet sisteminde vatandaşlar da o kadar güçlü temsil edilir" dedi.
"TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN ZARARLAR DOĞURABİLİR"
Yapay zekanın hukuk hizmetlerinde kullanımına ilişkin sınırların net şekilde belirlenmesi gerektiğini ifade eden Tekbaş, vatandaşların genel amaçlı yapay zeka sistemlerine hukuki danışmanlık yaptırmasının riskli olduğunu söyledi. Tekbaş, "Halkın erişimine açık olan yapay zekaların hukuki tavsiye vermesinin önüne geçilmesi, bu tavsiyelerin yalnızca hukuk alanında özelleşmiş ve lisans almış yapay zekalar tarafından verilmesi yönünde düzenlemeler yapılması gerektiği kanaatindeyiz" dedi.
Adalet Bakanlığı tarafından geliştirilecek sistemin detaylarının belirleyici olacağını söyleyen Tekbaş, "Bu yapay zekanın hukuki tavsiye vermesi ya da dilekçe yazması vatandaşta yanlış bir güven algısı oluşturabilecektir. Daha geniş kapsamlı konuşabilmek için bahse konu yapay zekanın ayrıntılarının ortaya çıkmasını beklemekte fayda var" ifadelerini kullandı. Tekbaş son olarak vatandaşlara şu uyarıyı yaptı:
"Vatandaşlarımızın popüler yapay zekaları hukuki tavsiye ve dilekçe yazdırmak için kullanmalarının son derece tehlikeli olduğunu, telafisi mümkün olmayan zararlar meydana getirebileceği ve kişiyi haklıyken haksız konuma düşürebileceği konusunda hatırlatma yapmakta fayda var."




