Modern yaşamın vazgeçilmezlerinden biri haline gelen rafine şeker, yalnızca tatlılarda değil; ekmekten yoğurda, ketçaptan salata soslarına, hazır çorbalardan gazlı içeceklere kadar yüzlerce üründe bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), günlük alınan serbest şeker miktarının günlük enerjinin yüzde 10'unu geçmemesini, ideal olarak ise yüzde 5'in altında tutulmasını öneriyor. Çünkü fazla şeker tüketimi; obezite, tip 2 diyabet, kalp-damar hastalıkları, karaciğer yağlanması ve diş çürükleri başta olmak üzere birçok kronik hastalıkla ilişkilendiriliyor.

UZUN VADEDE MÜMKÜN MÜ?

Diyetisyen Ayça Doğandemir, Türkinform’a özel yaptığı açıklamada, “Burada önemli olan rafine şekeri azaltmaktır; tamamen sıfırlamak her zaman gerekli değildir ve uzun vadede sürdürülebilir olmayabilir. Meyve gibi doğal şeker içeren besinler sağlıklı bir diyetin parçasıdır. Asıl kaçınılması gereken, ilave şeker içeren paketli ürünlerdir. Çok katı yasaklar genellikle psikolojik olarak ters etki yaratıp daha sonra aşırı tüketim davranışına yol açabilir” bilgisini paylaştı.

İLK GÜNLERDE VÜCUT TEPKİ VEREBİLİR

Şekeri aniden bırakan birçok kişi ilk günlerde baş ağrısı, halsizlik, sinirlilik, tatlı isteği, odaklanma güçlüğü ve yorgunluk yaşayabiliyor. Uzmanlara göre bunun nedeni, beynin uzun süre alışık olduğu hızlı glikoz kaynağının bir anda kesilmesi. Bazı araştırmalarda bu süreç, nikotin veya kafein bırakılmasına benzetiliyor. Ancak bu belirtiler genellikle birkaç gün ile iki hafta arasında azalıyor.

TAT ALMA DUYUSU DEĞİŞİYOR

Şekersiz beslenmeye başladıktan birkaç hafta sonra damak tadında belirgin değişiklikler yaşanabiliyor. Daha önce tatsız gelen meyveler çok daha tatlı hissedilirken, aşırı şekerli ürünler ise rahatsız edici seviyede yoğun gelebiliyor. Beslenme uzmanlarına göre bu durum, tat reseptörlerinin yeniden dengelenmesinden kaynaklanıyor.

ENERJİ DALGALANMALARI AZALIYOR

Rafine şeker tüketildiğinde kan şekeri hızla yükseliyor, ardından yine hızla düşüyor. Bu durum gün içinde ani açlık hissine, yorgunluğa ve konsantrasyon kaybına neden olabiliyor. Şekersiz yaşamı benimseyen kişilerde ise kan şekeri daha dengeli seyrettiği için enerji seviyesinin gün boyunca daha stabil olduğu belirtiliyor.

KİLO KONTROLÜ KOLAYLAŞABİLİYOR

Şekerli yiyecek ve içeceklerin azaltılması günlük kalori alımını önemli ölçüde düşürebiliyor. Özellikle gazlı içecekler, hazır meyve suları, paketli atıştırmalıklar ve tatlıların tüketiminin azalması kilo verme sürecini destekleyebiliyor. Ancak uzmanlar, şekeri bırakmanın tek başına mucizevi kilo kaybı sağlamayacağını; dengeli beslenme ve fiziksel aktiviteyle birlikte uygulanması gerektiğini hatırlatıyor.

CİLT SAĞLIĞI OLUMLU ETKİLENEBİLİR

Yüksek şeker tüketiminin vücutta iltihaplanmayı artırabildiği ve kolajen liflerine zarar verebildiği düşünülüyor. Bu nedenle bazı kişilerde rafine şekeri azalttıktan sonra akne şikâyetlerinin hafiflediği, cildin daha canlı göründüğü ve yağlanmanın azaldığı gözlemlenebiliyor. Ancak uzmanlar, cilt sağlığının genetik yapı, hormonlar ve genel yaşam tarzı gibi birçok faktörden etkilendiğini de vurguluyor.

KALP VE METABOLİZMA İÇİN ÖNEMLİ AVANTAJLAR

Araştırmalar, aşırı rafine şeker tüketiminin yüksek tansiyon, kötü kolesterol artışı, insülin direnci ve karaciğer yağlanması riskini yükseltebildiğini gösteriyor. Şeker tüketiminin azaltılması ise uzun vadede metabolik sağlığın korunmasına katkı sağlayabiliyor.

ŞEKERİ BIRAKIRKEN YAPILAN EN BÜYÜK HATA NE?

Birçok kişi rafine şekeri bıraktığını düşünürken bunun yerine "şekersiz" etiketi taşıyan işlenmiş ürünlere yöneliyor. Oysa bu ürünlerin bir kısmında yapay tatlandırıcılar veya farklı isimlerle eklenmiş şekerler bulunabiliyor. Uzmanlar; glikoz şurubu, fruktoz şurubu, dekstroz, maltoz, sakkaroz, mısır şurubu ve invert şeker gibi ifadelerin de ilave şeker anlamına geldiğini belirtiyor.

ŞEKERSİZ YAŞAMAK MÜMKÜN MÜ?

Uzmanlara göre burada önemli olan nokta, meyve ve süt ürünlerinde doğal olarak bulunan şekerleri değil, sonradan eklenen rafine şekeri azaltmak. Tam tahıllar, sebzeler, baklagiller, kuruyemişler, meyveler ve protein ağırlıklı dengeli bir beslenme planı, tatlı ihtiyacını kontrol etmeye yardımcı olabiliyor.

Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne operasyon: 49 kişi hakkında gözaltı kararı
Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne operasyon: 49 kişi hakkında gözaltı kararı
İçeriği Görüntüle

ŞEKERİ AZALTMAK İÇİN 10 ÖNERİ

  • Gazlı ve şekerli içecekler yerine su veya maden suyu tercih edin.

  • Çay ve kahveye şeker eklemeyin.

  • Paketli gıdaların etiketlerini mutlaka okuyun.
  • Tatlı ihtiyacınızı taze meyvelerle karşılamaya çalışın.
  • Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ürünleri tercih edin.
  • Protein ağırlıklı kahvaltı yapın.
  • Ara öğünlerde kuruyemiş tüketin.
  • Düzenli uyuyun; uykusuzluk tatlı isteğini artırabilir.
  • Haftada en az 150 dakika egzersiz yapın.
  • Şekeri bir anda değil, kademeli olarak azaltmayı deneyin.

AMAÇ TAMAMEN YASAKLAMAK DEĞİL, BİLİNÇLİ TÜKETMEK

Beslenme uzmanları, sağlıklı yaşamın temelinde katı yasaklardan çok sürdürülebilir alışkanlıkların bulunduğunu belirtiyor. Doğal besinlerden alınan karbonhidratlarla rafine şeker arasında önemli farklar olduğuna dikkat çeken uzmanlar, hedefin tüm şekeri hayatımızdan çıkarmak değil; ilave şeker tüketimini azaltarak daha dengeli ve sağlıklı bir yaşam tarzı oluşturmak olduğunu vurguluyor. Küçük gibi görünen bu değişiklik, uzun vadede hem metabolik sağlığı koruyabiliyor hem de yaşam kalitesini artırabiliyor.

Muhabir: Beyza Coskun