Doğum süreci yaklaşan anne adaylarının en çok merak ettiği konuların başında sezaryen geliyor. Bazı durumlarda anne ve bebeğin sağlığı için gerekli hale gelen sezaryen, planlı bir doğum seçeneği olarak da tercih edilebiliyor. Ancak bir ameliyat olan sezaryenin beraberinde getirdiği bazı riskler de bulunuyor. İyileşme sürecinin daha uzun olması, hastanede kalış süresinin uzaması ve sonraki gebeliklerde ortaya çıkabilecek bazı riskler, anne adaylarının karar verirken dikkat etmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor.

Sezaryenin hangi durumlarda avantaj sağladığı, anne ve bebek açısından ne gibi riskler taşıdığı ve sonraki gebelikleri nasıl etkileyebileceği ise merak konusu. Özellikle ilk gebeliğinde sezaryen kararıyla karşı karşıya kalan anne adaylarının, doğum yönteminin yalnızca mevcut gebelik açısından değil, gelecekteki gebelikler açısından da değerlendirilmesi önem taşıyor.

SEZARYEN DÜŞÜNENLER DİKKAT: UZMANDAN UYARI

Peki, sezaryenin avantajları ve riskleri nelerdir? Tüp Bebek ve Kadın Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Koç, Türkinform Haber Sitesi'nden Ecem Çetin'e önemli değerlendirmelerde bulundu.

“PSİKOLOJİK RAHATLIK SAĞLAR”

Eylül Ayı Doğum Yardımları Hesaplara Yatırıldı! Doğum Yardımı Için Başvuru Nasıl Yapılır3

Tüp Bebek ve Kadın Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Koç, planlı sezaryende doğum tarihi ve saatinin önceden belli olduğunu ifade ederek bunun bazı anne adayları için önemli bir psikolojik rahatlık sağladığını belirtti.

“SEZARYEN ANNE VE BEBEĞİN HAYATINI KURTARAN TEK SEÇENEKTİR”

Mehmet Koç, pelvik taban kaslarına doğrudan travma olmadığı için, doğum sonrası idrar kaçırma riskinin vajinal doğuma göre biraz daha düşük olduğunu aktararak, bazı acil durumlarda (plasenta dekolmanı, kordon sarkması, ciddi fetal distres) sezaryenın anne ve bebeğin hayatını kurtaran tek seçenek olduğunu söyledi.

“İYİLEŞME SÜRECİ DAHA UZUNDUR, HASTANEDE KALIŞ DAHA FAZLADIR”

Anne için risklerine değinen Op. Dr. Mehmet Koç, sezaryenın bir ameliyat olduğunu ve her ameliyat gibi anesteziye bağlı komplikasyon, kanama, enfeksiyon, komşu organlara (mesane, bağırsak) yaralanma riski taşıdığını, bu risklerin düşük olsa da sıfır olmadığını ifade etti. Koç, iyileşme sürecinin daha uzun, hastanede kalışın daha uzun olduğunu aktardı.

“SEZARYEN KARARI GELECEKTEKİ GEBELİKLER DÜŞÜNÜLEREK DE VERİLMELİ”

Koç, “En önemlisi, sonraki gebeliklerinizde rahimde yapışıklık, plasentanın önceki kesi izine yapışması (plasenta akreata) ve önceki kesi yerinin sonraki doğumlarda ayrılması (rahim rüptürü) gibi riskler, geçirdiğiniz her sezaryen sayısıyla birlikte artar. Bu yüzden sezaryen kararını, özellikle ilk gebelikte, sadece bu doğum için değil gelecekteki gebelikleriniz için de düşünerek vermenizi isterim” dedi.

“SEZARYEN 39. HAFTAYA KADAR ERTELENİR”

Bebek için etkilerine de değinen Koç, özellikle 39. haftadan önce elektif olarak yapılan sezaryenlerde bebeğin akciğerlerinin tam olgunlaşmadan doğması nedeniyle geçici solunum sıkıntısı riskinin bir miktar daha yüksek olduğunu, bu yüzden tıbbi bir zorunluluk yoksa sezaryenin mümkün olduğunca 39. haftaya kadar ertelediklerini belirtti.

Kahvaltı saati gerçekten önemli mi? Diyetisyen doğru zamanı açıkladı
Kahvaltı saati gerçekten önemli mi? Diyetisyen doğru zamanı açıkladı
İçeriği Görüntüle

Tüp Bebek ve Kadın Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Koç, “Doğum kanalı geçişinin olmaması, bebeğin bağırsak mikrobiyotasının gelişimini bir miktar farklılaştırabilir; bunun uzun vadeli klinik önemi hâlâ araştırılıyor” ifadelerini kullandı.

Muhabir: ECEM ÇETİN