Günlük hayatın yoğun temposu, sürekli yetişme baskısı ve kişinin kendi ihtiyaçlarını geri plana atması, zamanla derin bir yorgunluk hissine yol açabiliyor. Davranış Bilimleri Uzmanı Sinem Genez Turan, normal yorgunluk ile tükenmişlik sendromunun birbirinden ayrılması gerektiğini belirterek, “Her yorgunluk tükenmişlik değildir” dedi. Turan, normal yorgunlukta dinlenmeyle yeniden enerji kazanıldığını, tükenmişlikte ise kişi dinlense dahi kendisini dinlenmiş hissedemediğini ifade etti.

“DİNLENİYORUM AMA YİNE DE GEÇMİYOR”

Tükenmişlik yaşayan kişilerin sıklıkla “Canım hiçbir şey yapmak istemiyor”, “Eskiden çok üretkendim, şimdi kendimi tanıyamıyorum” ve “Sürekli yorgunum” gibi ifadeler kullandığını aktaran Turan, bu durumun çoğu zaman yanlış biçimde tembellik olarak değerlendirildiğini söyledi.

Normal yorgunlukta iyi bir uyku, kısa bir tatil veya sevilen insanlarla geçirilen zamanın kişiye yeniden enerji verebildiğini belirten Turan, tükenmişlikte ise durumun farklı olduğunu vurguladı.

Turan, “Dinlenirsiniz, yine de kendinizi dinlenmemiş hissedersiniz. Çünkü beden dinlenmiştir ama sinir sistemi dinlenememiştir” ifadelerini kullandı.

"BAZEN MESELE YORGUNLUK DEĞİL, UZUN SÜRE ALARMDA KALMIŞ BİR SİNİR SİSTEMİ"

Tükenmişliği anlatmak için telefon bataryası örneğini kullanan Turan, telefonun şarjının bitmesiyle yeniden doldurulabilmesi ancak batarya bozulduğunda uzun süre şarjda kalsa bile eski performansını gösterememesi üzerinden insanlardaki süreci açıkladı.

Turan, “Bazen mesele yorgunluk değildir. Uzun süre alarmda kalmış bir sinir sistemidir” diyerek, tükenmişliğin yalnızca fiziksel yorgunluk üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

“TÜKENENLER ÇOĞU ZAMAN EN AZ ÇALIŞAN İNSANLAR DEĞİL”

Tükenmişlik yaşayan kişilerin her zaman en az çalışan kişiler olmadığını belirten Turan, tam tersine sürekli güçlü olmak zorunda hisseden, herkese yetişmeye çalışan ve kendi ihtiyaçlarını geri plana atan kişilerin de bu noktaya gelebileceğini söyledi.

Turan, “Hayır” diyemeyen ve kendi ihtiyaçlarını sürekli en sona bırakan kişilerin bir süre sonra bedenlerinden gelen durma sinyaliyle karşılaşabileceğini belirterek, tükenmişliğin yalnızca çok çalışmanın sonucu olmadığını ifade etti.

Uzman, “Tükenmişlik çoğu zaman çok çalışmaktan değil; sürekli vermekten ama hiç beslenememekten kaynaklanıyor” değerlendirmesinde bulundu.

“DİNLENMEYİ SUÇLULUK DUYGUSUYLA KARIŞTIRIYORUZ”

Toplumda dinlenmeye ilişkin yanlış bir anlayış bulunduğunu belirten Turan, kişilerin zaman zaman durmayı başarısızlık veya kendine zaman ayırmayı bencillik olarak görebildiğini söyledi.

İnsanın makine olmadığını vurgulayan Turan, doğada hiçbir şeyin sürekli üretim halinde olmadığını, ağaçların dahi dinlenme mevsimlerinin bulunduğunu hatırlattı. İnsanların ise çoğu zaman kendilerine dinlenme hakkını tanımadığını ifade etti.

Zayıflama iğneleri masum değil! Uzmanı yan etkileri ve riskleri açıkladı
Zayıflama iğneleri masum değil! Uzmanı yan etkileri ve riskleri açıkladı
İçeriği Görüntüle

TÜKENMİŞLİKLE MÜCADELEDE NELER YAPILABİLİR?

Tükenmişlik hissi yaşayan kişilerin öncelikle kendilerine ait bir zaman oluşturması gerektiğini belirten Turan; uyku düzenine dikkat edilmesi, hareket edilmesi ve gerektiğinde “hayır” diyebilmenin öğrenilmesi gerektiğini söyledi.

Turan ayrıca kişinin bütün yükleri tek başına taşımaya çalışmaması gerektiğine dikkat çekerek, sosyal bağların ve kişinin kendisini güvende hissetmesinin de önem taşıdığını ifade etti.

“Sinir sistemi sadece uykuyla dinlenmez. Kendini güvende hissettiğinde, anlaşıldığında, yükünü paylaşabildiğinde, sevdiği insanlarla bağ kurabildiğinde de dinlenir” diyen Turan, iyileşme sürecinde kişinin kendisini besleyen unsurları fark etmesinin önemine işaret etti.

“TÜKENMİŞLİK BİR ZAYIFLIK DEĞİLDİR”

Turan, kişilerin hayatlarında kendilerini tüketen unsurları çoğu zaman kolaylıkla belirleyebildiğini ancak kendilerini gerçekten besleyen şeyleri aynı ölçüde düşünmediklerini belirtti.

Bu nedenle danışanlarına, “Hayatınızda sizi tüketen şeyleri çok iyi biliyorsunuz. Peki sizi gerçekten besleyen şeylerin listesini en son ne zaman yaptınız?” sorusunu yönelttiğini aktaran Turan, iyileşmenin kişinin bu soruya yanıt aramasıyla başlayabileceğini söyledi.

Tükenmişliğin bir zayıflık olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Turan, bunun kişinin sinir sisteminin “Artık bana da iyi bak” mesajı olarak değerlendirilebileceğini belirtti. Turan’a göre bu mesajı fark etmek, yalnızca enerji seviyesinin yükselmesine değil, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin de yeniden şekillenmesine katkı sağlayabilir.

Muhabir: Yalçın Taşbaşı