Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması’nın onaylanmasına ilişkin kanun teklifi, TBMM Dışişleri Komisyonu’nda ele alındı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü’nün de katıldığı toplantıda konuşan Komisyon Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, uluslararası gelişmeler ve Türkiye’nin dış politika yaklaşımı hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Dünyada siyasi ve güvenlik dengelerinin değiştiğine dikkati çeken Oktay, uluslararası hukukun uygulanmasında çifte standartların ortaya çıktığını ifade etti. Bölgesel çatışmaların derinleştiği bir dönemde ülkelerin güvenlik politikalarını yeniden değerlendirdiğini kaydeden Oktay, Türkiye’nin dış politikasında barış, istikrar ve diplomatik çözüm arayışlarının öncelikli olduğunu dile getirdi.
TÜRKİYE BÖLGESEL BARIŞ İÇİN ÇALIŞIYOR
Bölgedeki gelişmelere değinen Oktay, İsrail’in politikalarının Filistin’deki durumu ağırlaştırdığını, Batı Şeria’da yaşananların da bölgesel gerilimi artırdığını belirtti. İran ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelerin yanı sıra Yemen, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki güvenlik sorunlarının uluslararası dengeler üzerinde etkili olduğunu kaydetti.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın da küresel güvenlik gündemindeki önemini koruduğunu belirten Oktay, yaşanan gelişmelerin ülkeler arasındaki iş birliğinin ve diplomatik girişimlerin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.

MEKKE ANLAŞMASI İÇİN “BÖLGESEL SAHİPLENME” VURGUSU
Güvenlik sorunlarının çözümünde bölge ülkelerinin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Oktay, Mekke Anlaşması’nın bu yaklaşım doğrultusunda değerlendirildiğini belirtti. Anlaşmanın temel amacının bölgesel iş birliğini geliştirmek, savunma kapasitesini güçlendirmek ve caydırıcılığı artırmak olduğunu kaydetti.
Oktay, anlaşmanın üçüncü ülkelere karşı oluşturulmuş bir yapı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Ülkemizin imzaladığı ve taraf olduğu anlaşmalar, bir saldırı, yayılmacılık ya da üçüncü ülkelere karşı bir bloklaşma ittifakı değildir. Tam aksine, ülkemiz caydırıcılığı artıracak, coğrafyamızı tahkim edecek, barışı ve istikrarı hedefleyen savunma anlaşmalarının tarafıdır.”
Anlaşmanın başka ülkelerin katılımına kapalı olmadığını da belirten Oktay, yeni üyeliklerin mevcut tarafların onayına bağlı olacağını ifade etti.
ORTAK SAVUNMA VE SAVUNMA SANAYİİ ÖNE ÇIKTI
Mekke Anlaşması’nın öne çıkan başlıkları arasında ortak savunma, terörle mücadele ve yerli savunma sanayisinin geliştirilmesi yer alıyor. Oktay, ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterilmesinin ve uluslararası yükümlülüklerin gözetilmesinin önemine işaret etti.
Savunma alanındaki iş birliklerinin ilgili ülkelerin anayasal süreçleri ve yetkili makamlarının kararları doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini belirten Oktay, Mekke Anlaşması’nın Türkiye’nin taraf olduğu diğer savunma iş birlikleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Oktay, Libya Temsilciler Meclisi’nin deniz yetki alanlarına ilişkin anlaşmayı onaylamasına da değinerek, Türkiye’nin bölgesel ilişkilerinde diplomatik ve hukuki süreçlerin önemini vurguladı.
GÜVENLİK İŞ BİRLİĞİNİN EKONOMİK ETKİLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Güvenlik ve ekonomik istikrar arasındaki ilişkiye de değinen Oktay, ülkeler arasındaki iş birliğinin ticaret ve enerji alanlarına yansımalarının bulunduğunu belirtti. Kanada Başbakanı Mark Carney’nin ziyareti ve bu kapsamda yapılan değerlendirmeler üzerinden ekonomik ilişkilerin önemine dikkat çeken Oktay, güvenliğin sağlandığı bölgelerde ticari faaliyetlerin ve ekonomik iş birliklerinin gelişmesi için daha elverişli koşullar oluştuğunu ifade etti.
Mekke Anlaşması’nın da bölgesel güvenlik ve istikrarı güçlendirmeyi amaçlayan iş birlikleri kapsamında ele alınması gerektiğini belirten Oktay, Türkiye’nin savunma alanındaki ortaklıklarını barış, caydırıcılık ve bölgesel iş birliği hedefleri doğrultusunda sürdürdüğünü kaydetti.





