İran’dan Amerikan askerlerinin çekilebileceğinin sinyalini veren Trump, şartların değişmesi halinde Venezuela’da uygulanan modele benzer şekilde İran’ın petrol kaynaklarının kontrolüne yönelik bir sistem kurulabileceğini söyledi.
Trump’ın açıklamalarında öne çıkan en dikkat çekici başlıklardan biri İran’ın dev petrol rezervleri oldu. ABD Başkanı, Venezuela’da petrol üzerinden oluşturulan ekonomik modelin operasyonların maliyetlerinin karşılanmasına katkı sağladığını savunarak İran için de benzer bir seçeneğin değerlendirilebileceğini ifade etti.
TRUMP’TAN İRAN İÇİN VENEZUELA MODELİ
Trump, ABD’nin İran’daki askeri varlığını azaltmasının veya sonlandırmasının mümkün olduğunu belirtirken, Washington’ın bölgedeki ekonomik ve stratejik çıkarlarından tamamen vazgeçmeyeceğinin mesajını verdi.
ABD Başkanı’nın gündeme getirdiği seçeneklerden biri, Venezuela’da petrol kaynakları üzerinde oluşturulan Amerikan denetimine benzer bir mekanizmanın İran’da kurulması oldu. Trump, Venezuela’dan elde edilen ekonomik gelirlerin ABD’nin operasyonel maliyetlerinin önemli bölümünü karşıladığını savunarak İran’da da benzer bir yöntemin kullanılabileceğine işaret etti.
Böyle bir modelin gündeme gelmesi halinde İran’ın petrol kaynakları, Washington ile Tahran arasındaki mücadelenin yalnızca ekonomik değil, doğrudan stratejik başlıklarından birine dönüşebilir. Dünyanın en büyük petrol ve doğal gaz rezervlerinden bazılarına sahip İran’ın enerji kaynakları üzerindeki olası bir Amerikan denetimi, küresel enerji piyasaları açısından da önemli sonuçlar doğurabilir.

ABD ASKERLERİ İRAN’DAN ÇEKİLEBİLİR
Trump aynı açıklamalarında İran’daki Amerikan askeri varlığının geleceğine ilişkin de mesaj verdi. ABD’nin bölgede sürekli ve yüksek seviyeli bir askeri varlık bulundurmasının zorunlu olmadığını belirten Trump, koşulların uygun hale gelmesi durumunda asker sayısının azaltılabileceğine işaret etti.
Ancak olası bir askeri çekilmenin Washington’ın İran üzerindeki etkisinin tamamen sona ermesi anlamına gelmeyeceği mesajını veren Trump, petrol ve ekonomik yaptırımların ABD’nin Tahran üzerindeki baskı araçları arasında kalabileceğini ortaya koydu.
Bu yaklaşım, Washington’ın doğrudan askeri varlığını azaltırken İran üzerindeki ekonomik ve enerji temelli baskısını koruyabileceği yeni bir stratejinin işareti olarak değerlendiriliyor.
SAVAŞIN BİTİŞİ İÇİN ABD ARA SEÇİMLERİNİ İŞARET ETTİ
ABD Başkanı, bölgedeki çatışmaların ne zaman sona erebileceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Trump, kasım ayında yapılacak ABD ara seçimlerinin hemen ardından savaşın sona ermesini istediğini belirtti.
Çatışmaların sona ermesinin küresel enerji piyasalarında hızlı bir rahatlama sağlayacağını savunan Trump, özellikle petrol ve benzin fiyatlarında düşüş beklediğini söyledi. ABD Başkanı, savaşın bitmesinin Amerikan tüketicisinin enerji maliyetlerini aşağı çekebileceğini ve küresel piyasalardaki baskıyı azaltabileceğini öne sürdü.

TAHRAN’A “DOĞRU ANLAŞMA” ŞARTI
Trump’ın açıklamalarında diplomasi seçeneği de yer aldı. ABD Başkanı, Tahran yönetiminin barış görüşmelerini sürdürmek istediğini belirterek Washington’ın müzakere kapısını tamamen kapatmadığını ifade etti.
Ancak Trump, İran ile yalnızca ABD açısından kabul edilebilir koşulların oluşması halinde anlaşmaya varılabileceğini vurguladı. Washington’ın kendi stratejik çıkarlarına hizmet etmeyen bir mutabakatı kabul etmeyeceğini belirten ABD Başkanı, “doğru anlaşma” sağlanmadığı sürece İran üzerindeki askeri ve ekonomik baskının devam edebileceği mesajını verdi.
Trump’ın son açıklamaları böylece Washington’ın İran politikasında üç başlığın aynı anda masada tutulduğunu ortaya koydu: askeri varlığın azaltılması, Tahran üzerindeki diplomatik ve ekonomik baskının sürdürülmesi ve İran’ın petrol kaynakları konusunda Venezuela modeline benzer yeni bir denetim mekanizmasının değerlendirilmesi.





