Bir ürünü satın alırken gerçekten yalnızca ihtiyacımıza göre mi karar veriyoruz? Sosyal çevre, yaşam tarzı, sosyal medya içerikleri ve markaların oluşturduğu algı, tüketicinin tercihlerini düşündüğümüzden daha fazla etkileyebiliyor.

Türkinform Medya'ya konuşan Doç. Dr. Huri Deniz Karcı’ya göre tüketici davranışı yalnızca fiyat ve ihtiyaç üzerinden şekillenmiyor. Bireyin sosyal çevresi, kişisel değerleri, yaşam tarzı ve dijital ortamda karşısına çıkan içerikler de satın alma kararında önemli rol oynuyor.

SATIN ALMA KARARINI SADECE İHTİYAÇ BELİRLEMİYOR

Karcı, tüketicinin bir ürün veya hizmeti tercih ederken yalnızca ekonomik koşullardan etkilenmediğine dikkat çekti.

Sosyal çevre, yaşam biçimi, kişisel değerler ve tüketicinin karşılaştığı bilgiyi nasıl algıladığı da tercihlerin şekillenmesinde etkili olabiliyor.

Yüz yogasının görünmeyen riski: Yanlış yapılırsa ne olur?
Yüz yogasının görünmeyen riski: Yanlış yapılırsa ne olur?
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle aynı ürün karşısında benzer koşullara sahip iki tüketicinin tamamen farklı kararlar vermesi mümkün hale geliyor.

SOSYAL MEDYA TERCİHLERİ DEĞİŞTİREBİLİYOR

Dijitalleşmeyle birlikte tüketicinin markalarla karşılaşma biçiminin de değiştiğini belirten Karcı, ürünlerin artık yalnızca klasik reklam kanallarında tüketiciye ulaşmadığına dikkat çekti.

Sosyal medya videoları, kullanıcı yorumları, influencer içerikleri ve farklı dijital platformlardaki paylaşımlar, tüketicinin aynı ürünle birçok kez karşılaşmasına neden olabiliyor.

Bu durum, ürünle ilgili algının oluşmasında ve satın alma kararında dijital içeriklerin etkisini artırıyor.

TÜKETİCİ ARTIK SADECE İZLEMİYOR

Karcı, yeni medya düzeninde tüketicinin pasif konumdan çıktığını vurguladı.

Tüketici artık karşısına çıkan reklamı yalnızca izleyen taraf değil. Ürün hakkında yorum yapabiliyor, deneyimini paylaşabiliyor, içerik üretebiliyor ve bu içeriklerle başka tüketicilerin kararlarını da etkileyebiliyor.

Böylece tüketici, markaların iletişim sürecinde yalnızca hedef kitle değil, sürecin aktif aktörlerinden biri haline geliyor.

BİR YORUM SATIN ALMA KARARINI ETKİLEYEBİLİYOR

Dijital platformlardaki kullanıcı deneyimlerinin tüketici kararlarında giderek daha fazla önem kazandığına dikkat çeken Karcı, tüketicilerin birbirlerinin tercihlerinde de etkili olabildiğini belirtti.

Bir ürün hakkında yapılan olumlu ya da olumsuz yorum, sosyal medyada paylaşılan bir video veya kullanıcının kişisel deneyimi, ürünü daha önce hiç kullanmamış kişilerin algısını değiştirebiliyor.

Bu durum markaların yanı sıra tüketicilerin de satın alma sürecinde birbirlerini etkileyen önemli bir unsur haline geldiğini gösteriyor.

REKLAM İLE TAVSİYE ARASINDAKİ SINIR BELİRSİZLEŞİYOR

Sosyal medyada reklam, tavsiye ve kullanıcı deneyimi arasındaki sınırın zaman zaman belirsizleşebildiğine dikkat çeken Karcı, tüketicinin karşısına çıkan içeriği doğru değerlendirmesinin önemine işaret etti.

Influencer paylaşımları, ürün incelemeleri, marka iş birlikleri ve kullanıcıların oluşturduğu içerikler, tüketicinin aynı anda çok sayıda mesajla karşılaşmasına neden olabiliyor.

Bu nedenle bilinçli tüketimin yalnızca fiyat karşılaştırmak veya ürün özelliklerine bakmakla sınırlı olmadığı görülüyor.

BİLİNÇLİ TÜKETİCİ OLMAK DAHA ÖNEMLİ HALE GELDİ

Karcı’nın değerlendirmelerine göre dijital çağ tüketiciye daha fazla bilgiye ulaşma ve kendi deneyimini paylaşma imkânı sağlarken aynı zamanda çok daha yoğun bir iletişim ortamının içine çekiyor.

Bu noktada tüketicinin, karşılaştığı içeriğin kim tarafından üretildiğini, ticari bir iş birliği bulunup bulunmadığını ve yapılan önerinin hangi amaçla sunulduğunu sorgulaması önem taşıyor.

Dijital dünyada tüketici daha aktif ve daha güçlü bir konuma gelirken, bilinçli karar verebilmenin önemi de aynı ölçüde artıyor.

Muhabir: SUDE COŞGUN